YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10056
KARAR NO : 2012/10871
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; 267 ve 268 parsel sayılı taşınmazlar gerçekte mirasbırakanları Şıho Yer’e ait iken kadastro tespit çalışmalarında diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak 267 parseli hısımlık ilişkisi bulunan dava dışı … adına tespit ve tescil ettirdiğini, anılan parselin Fıstık ailesinde birkaç kez el değiştirdikten sonra davalı …’e satış yoluyla temlik edildiğini, 268 parselin ise doğrudan oğlu olan davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payı oranında İptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazların 1969 tarihli kadastro çalışmaları sırasında senetsizden tespit ve tescil edildiği, 01.04.1974 tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro tespitinin 1967 tarihinde yapıldığı, muris Şıho’nun ise tespitten sonra 1986 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere;4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 599.maddesi hükmü uyarınca murisin ölüm tarihi itibariyle mirasçılar tereke üzerinde hak sahibi olurlar.
Somut olayda; muris tespitten sonra öldüğüne göre açılan muris muvazaasına ilişkin davada 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3 maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmayacağı tartışmasızdır. O halde mahkemece davanın hak düşürücü süreden dolayı reddedilmiş olması doğru değil ise de taşınmazların kadastro öncesinde tapuda kayıtlı olmadıkları gözetildiğinde muris muvazaasına ilişkin 01/04/1974 tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının da uygulama yeri bulunmamaktadır. Kaldı ki 267 parsel sayılı taşınmazın muristen intikal etmediği de kayden sabittir.
Bu durumda; davanın reddi bu gerekçelerle ve sonucu itibariyle doğrudur. Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 436/2(6100 sayılı HMK.’nun 370. Maddesi) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.