Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5588 E. 2023/5600 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5588
KARAR NO : 2023/5600
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Ret

Taraflar arasında görülen tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma başvurusunun geçerli olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Adana Karaisalı Sadıkali köyünde bilfiil çiftçilik ile uğraştığını, tüm gelir ve geçimini çiftlik faaliyetinden sağladığını, davacının 20.06.1998 tarihinde TMO ya ürün teslim ettiğini, 30.03.2011 tarihinde Kuruma başvurarak 01.07.1998 tarihinden itibaren kesintisiz tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılarak geçmiş prim borçlarının 6111 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesini talep ettiğini, Kurumun ise davacıyı 01.07.1998-31.12.1998 tarihleri arası ve 31.03.2011 tarihinden itibaren sigortalı kabul ettiğini, 01.01.1999 sonrası tarımsal faaliyetin devam ettiğini destekleyici kayıt olmadığından bahisle talebini kabul etmediğini, oysa davacının 1986 yılından sonra babasının ölümü sonrası tarımsal faaliyeti tek başına sürdürdüğünü, traktörünün bulunduğunu, 24.12.1997 tarihli Tarım İlçe Müdürlüğünce düzenlenen çiftçilik belgesinin, 27.01.2000 tarihli ziraat odası kaydı bulunduğunu ileri sürerek Kurumun 31.10.2011 gün 19850068 sayılı işlemin iptaline, davacının Kurumca kabul edilmeyen 01.01.1999-30.03.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun sigortalısı olduğunun tespitine, Kuruma yapılan 30.03.2011 tarihli prim yapılandırma başvurusunun geçerli sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin en son 12.11.2020 tarih ve 2017/8 E., 2020/626 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile;
1. Davacının 01.01.1999-30.03.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine;

2-Davacının 6111 sayılı Kanun kapsamında 30.03.2011 tarihli prim borcu yapılandırma talebinin geçerli sayılması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 20.01.2022 tarih ve 2021/12939 Esas ve 2022/832 Karar sayılı ilamı ile “somut olayda; Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında da işaret edildiği üzere ihtilaf konusu dönemde 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığın ancak davacının sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı yapılması koşuluyla olabileceği gözetildiğinde davacının bu dönemde herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır” denilmek suretiyle kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda; “davacının ihtilaf konusu dönemde sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunmadığından 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığın koşullarının bulunmadığı ve davanın ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce denetime elverişli 01.10.2019 tanzim tarihli ek rapor sonuç kısmı 2 no.lu seçeneğe değer verilerek, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir” gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının küçük çaplı tarımsal faaliyette bulunduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğunu, bozma ilamında belirlenen kriterlerin tamamının köyde yaşayan küçük bir çiftçiden sağlamasını beklemenin doğru olmadığını, aksini düşünmenin haksız neticelerin doğmasına sebebiyet vereceğini, dosya kapsamı itibariyle davacının Kanunun aradığı manada asgari sigortalılık şartlarını yerine getirdiğini, somut olayda davacının doğduğu günden bu yana … köyünde yaşadığını, burada bulunan az miktardaki ve parça parça verimsiz tarım arazilerinde küçük çapta, geçimini kıt kanaat temin edebilecek düzeyde tarımsal faaliyetle iştigal ettiğini, küçük çaptaki bu tarımsal faaliyeti dışında başka bir işle iştigal etmediğini, başka bir geçim kaynağının bulunmadığını, ovada tarımsal faaliyetle iştigal eden orta ve büyük çaplı çiftçilerle mukayese edilmesinin sigortalılık yönünden haksız sonuçlar doğurduğunu, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyetini ispata yarar mahiyette TMO kayıtları, plakalı traktör kayıtları, tarımsal arazi tapu kayıtları, ziraat odası ve ilçe tarım müdürlüğü kayıtları, zabıta araştırması ve tanık beyanlarınun bulunduğunu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında da “davacının 1946 doğum tarihine göre tespit istemindeki sürede 53 yaşında olması, köyde ikamet edip başkaca bir işte çalışmaması, 1999 yılı öncesi için 1998 yılında prim tevkifatlarının bulunması, tarıma elverişli arazi ve bunları işlemeye alet ve edevatlarının olması dikkate alındığında davacının 01.01.1999 ile 30.03.2011 tarihleri arasında sigortalı olması gerektiğinin belirtildiğini, buna göre sayın Mahkemece ilk kararında olduğu gibi davacının 01.01.1999 ile 30.03.2011 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitinin hüküm altına alınmasının gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma başvurusunun geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7 inci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun’un 2 inci, 3 üncü, 6 ıncı, 9 uncu ve 10 uncu maddeleridir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.