Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/10449 E. 2023/4095 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10449
KARAR NO : 2023/4095
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Basit yaralama, silahla yaralama, hakaret, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Sanık …’ün, hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan kurulan hükmü temyiz etmediği ve yapmış olduğu itirazın da merciince değerlendirilerek reddine karar verildiği tespit edildiğinden, katılan sanık …’ın temyizi ile sınırlı inceleme yapılmıştır.
Sanık … hakkında silahla yaralama suçundan, sanıklar …, …, … basit yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, katılan sanığın temyizi üzerine ön inceleme yapılarak temyiz isteminin reddi nedeni gerekçe bölümünün (a) bendinde gösterilmiştir.
Sanık … hakkında hakaret suçundan ve katılan sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli iddianamesi ile;
a. Sanıklar …, …, … hakkında katılan sanığa karşı basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi,
b. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı silahla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesi,
c. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi,
d. Katılan sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep olunmuştur.
2. Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli kararı ile;
a. Sanıklar …, …, … hakkında katılan sanığa karşı basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı silahla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına,
c. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,
d. Katılan sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanığın temyiz isteği;
1. Sanıkların cezasının az olduğuna, haklarında takdiri indirim yapılmaması gerektiğine, zararının giderilmemesi nedeniyle haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Sanık …’in hakaret suçu için ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmemesi gerektiğine,
3. Kendisi hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden ise, kastının olmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, cezanın fazla olduğuna, lehe hükümleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

II. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Temyizin kapsamına göre; sanıklar ile katılan sanık arasında çıkan tartışmada, sanıklar …, …, …’ın tekmelerle, sanık …’in de kramponla katılan sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, sanık … ile katılan sanığın karşılıklı olarak sinkaflı hakaret ettikleri, tarafların olay yerinden ayrılmasından sonra, katılan sanığın durumu kabullenmeyerek, temyiz dışı arkadaşı sanık … ile birlikte, adli emanetteki tüfekle olay mahalli olan halı sahaya tekrar gelerek, bir kez halı sahaya, iki kez de havaya ateş ederek genel güvenliği tehlikeye düşürdüğü iddiasına ilişkindir.
2. 21.11.2015 tarihli olay yeri inceleme raporu ve olay tutanağına göre, halı sahanın yakınında bir adet boş kartuş bulunduğu ve halı sahanın iki pencere camının kırıldığı, suçta kullanılan tüfeğin katılan sanık tarafından görevlilere teslim edildiği belirlenmiştir.
3. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 15.12.2015 tarihli BLS-145-06410 sayılı raporda, olay yerinden elde edilen kovanın yine 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun kapsamındaki suçta kullanılan tüfekten atıldığı belirtilmiştir.
4. Temyiz dışı sanıklar …, …, … ve …, tüfekle ateş etme olayı olduğu sırada olay yerinde bulunmadıklarını beyan etmişlerdir.
5. Tanıklar …, … ve …, katılan sanığın sinkaflı hakaret ettiğini beyan etmiştir.
6. Sanık … savunmasında, katılan sanıkla küfürleştiklerini beyan etmiştir.
7. Katılan sanık savunmasında, sanık … ile karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettiklerini, halı saha yakınına gelince, bir kez halı sahaya, iki kez de havaya ateş ettiğini beyan etmiştir. Temyiz dışı sanık … beyanı da benzerdir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı silahla yaralama suçundan, sanıklar …, …, … hakkında katılan sanığa karşı basit yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından ve itiraz merciince de bir karar verildiğinden bu hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
B. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Sanık ve katılan sanık ikrarları, tanık ifadeleri ve tüm dava dosyası kapsamına göre, hakaretin karşılıklı olması nedeniyle, mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile sonucun doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Katılan sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ” … kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.

IV. KARAR
A. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı silahla yaralama suçundan, sanıklar …, …, … hakkında katılan sanığa karşı basit yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (a) bendinde açıklanan nedenle, sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz başvurusunun da merciince değerlendirilmiş olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … hakkında katılan sanığa karşı hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün B bölümünde açıklanan nedenlerle, Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli kararında katılan sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Katılan sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün C bölümünde açıklanan nedenle, Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli kararına yönelik katılan sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.