YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10734
KARAR NO : 2023/4129
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla yaralamaya teşebbüs, silahla yaralama, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama, Bozma
Sanık hakkında mağdur …’a karşı silahla yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden, sanık müdafii tarafınından temyizi üzerine ön inceleme yapılarak temyiz isteminin reddi nedeni gerekçe bölümünün (A) bendinde gösterilmek suretiyle yapılan incelemede;
Sanık hakkında diğer suçlardan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2011 tarihli iddianamesi ile, sanığın;
a. Mağdur …’a karşı silahla yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası,
b. Mağdur …’ye karşı silahla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi,
c. Korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında;
a. Mağdur …’a karşı silahla yaralamaya teşebbüs suçundan, ek savunma hakkı verilerek, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi uyarınca 1.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b. Mağdur …’ye karşı silahla yaralama suçundan, ek savunma hakkı verilerek, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
c. Korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sank müdafiinin temyiz isteği, sanığın kastının olmadığına, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, temyiz dışı mağdur sanık … ve mağdur … ile aralarında çıkan kavga sırasında, temyiz dışı mağdur sanık …’a ait ruhsatsız silahla mağdur sanık …’ın ayaklarına doğru iki kez ateş ettiği, mağdur sanık …’a isabet etmeyen kurşunun, yoldan geçmekte olan mağdur …’nin koluna gelerek yaraladığı ve genel güvenliği tehlikeye düşürdüğü iddiasına ilişkindir.
2. 04.09.2011 tarihli olay yeri inceleme raporu, kroki ve 05.09.2011 tarihli olay, yakalama, muhafaza altına alma ve savcı görüşme tutanakları ile 06.09.2011 tarihli tutanağa göre, kavga sırasında kullanılan bir adet 7.65 mm çaplı silah, bu silaha ait şarjöre basılı iki adet fişek, iki adet bıçak, bir adet 7.65 mm çaplı kovan ve mağdur …’in kolundan çıkarılan bir adet deforme mermi çekirdeği elde edilmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 07.09.2011 tarihli, BLS-2011/9683 ve 15.09.2011 tarihli BLS-2011/10057 sayılı raporları ile, silah ve fişeklerin 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun (6136 sayılı Kanun) kapsamında yasak nitelikte oldukları ve olay yerinden elde edilen bir adet deforme mermi çekirdeği ve kovanın bu silahtan atılmış olduğu tespit edilmiştir.
4. İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 05.09.2011 tarihli ve 3771 sayılı raporuna göre, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı belirlenmiştir.
5. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.09.2011 tarihli ve 14889 sayılı raporuna göre, mağdur sanık …’ta darp-cebir izi bulunmamaktadır.
6. Tanık …, mağdur sanık …’ın elinde bıçak olduğunu, kavgada bir adet silah sesi duyduğunu beyan etmiştir.
7. Tanık …, mağdur sanık …’ın elinde bıçak olduğunu, sanığın silah çektiğini ve bir el silah sesi duyduğunu beyan etmiştir.
8. Tanık Hüseyin Benli, iki el silah sesi duyduğunu, elinde bıçak olan şahsın silah sesinden sonra kaçtığını beyan etmiştir.
9. Mağdur sanık …, sanığın, ayaklarını hedef alarak silahla ateş ettiğini beyan etmiştir. Temyiz dışı sanık … da benzer beyanda bulunmuştur.
10. Sanık savunmasında, mağdur sanık …’ın bıçakla üzerine geldiğini, korunma amaçlı olarak ve mağdur …’in üzerinde de kan görünce korku ile yere doğru bir iki kez ateş ettiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında mağdur …’a karşı silahla yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı dikkate alındığında, hükmün kesin nitelikte olduğu, temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık hakkında mağdur …’ye karşı silahla yaralama suçu ile korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan kurulan hükümlere yönelik;
Oluşa, tanık ifadelerine, mağdur beyanları ile tüm dava dosyası içeriğine göre, sanığın, kavga sırasında, yaralama kastıyla temyiz dışı mağdur sanık …’ın ayaklarına doğru ateş etmesi sonucu, olayla ilgisi olmayan ve tesadüfen oradan geçmekte olan mağdur …’i yaralaması şeklinde gerçekleşen olayda, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e), 21 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olası kastla silahla kasten yaralama suçunu ve genel güvenliği tehlikeye sokmak suçunu oluşturmaktadır. Aynı Kanun’un 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü karşısında, suçun işleniş şekline göre, kasten yaralama suçundan kurulacak hükümde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin gerektiği gözetilmeden, sanığın tek olan eylemi nitelik yönünden ikiye bölünerek, hem kasten yaralama hem de genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında mağdur …’a karşı silahla yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik;
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında mağdur …’ye karşı silahla yaralama suçu ile korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan kurulan hükümlere yönelik;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.