Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/245 E. 2023/4469 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/245
KARAR NO : 2023/4469
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yasa yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle sanık müdafiinin itirazına ilişkin olarak yerinde merciince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında katılan …’a yönelik kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ulukışla Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2011 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası, kasten yaralama suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıkların temyiz istemleri
1. Mahkemece kanıt ve bulguların hatalı olarak değerlendirildiğine,
2. Sadece mağdurun beyanı esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
3. Olayda kast unsurunun gerçekleşmediğine,
4. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesinin ve pişmanlıklarının dikkate alınmadığına,
5. Tek bir olaya ilişkin olarak birden fazla mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
6. Atılı suçları işlemediklerine,
7. Lehe hükümlerin uygulanmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
B. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi
1. Mahkeme kararının çelişkili olduğuna,
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen cezaların hukuka aykırı olduğuna,
3. Sadece mağdur beyanlarının esas alındığına,
4. Şüpheden sanıkların yararlanması gerektiğine,
5. Haklarında lehe hükümlerin uygulanmadığına,
6. Mağdur beyanı dışında dosyada somut delil bulunmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, olaydan bir kaç gün önce mağdur …’ın çalıştığı gazinoya müşteri olarak gelen sanıklar … ve … ile gazino çalışanları arasında hesap nedeniyle tartışma çıktığı, tartışmanın büyümesi üzerine sanıkların, mağdurun da içerisinde bulunduğu grup tarafından darp edildiği, olay gecesi daha önce yaşanan bu tartışma ve kavga nedeniyle sanıkların mağduru alıkoymaya karar verdikleri, sanık …’in gazinoya gelerek mağduru arabasının itilmesine yardımcı olma bahanesiyle alıp diğer sanıkların yanına getirdiği, hep birlikte mağduru götürdükleri ıssız alanda yüzünde sabit ize neden olacak şekilde jiletle kasten yaraladıktan sonra tekrar gazinoya bıraktıkları iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Yargılamaya konu olaydan önce meydana gelen kavga olayında sadece sanıklar … ve …’in, mağdurun da içerisinde bulunduğu grup tarafından darp edildikleri anlaşılmakla, mağdur …’ın sanıklar … ve …’a yönelik haksız bir fiili bulunmadığından, şartları oluşmadığı halde sanıklar … ve … hakkında da haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini;
Mağdur tarafından sanıklar … ve …’e yönelik gerçekleştirilen haksız fiilin ağırlığı ve sanıkların atılı suçları işleme biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, mağdurun vücudunda meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uyarınca alt sınırdan indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde yarı oranında indirim yapılması;
Sanıkların, üzerlerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin (a) ve (b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen temel hapis cezası, eylemin silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedenleriyle, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği bir kat arttırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulduğu sırada, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası, aynı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği bir kat arttırıldığı sırada, hapis cezasının 2 yıl 12 ay yerine 3 yıl olarak hatalı belirlenmesi, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek; sanıkların mahkûmiyetlerine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ve müdafiinin temyiz itirazları reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 13.12.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli kararında, sanıklar ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2015 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.