YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1240
KARAR NO : 2023/4503
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli kararı ile ”…sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve tayin olunan cezadan 5237 sayılı 35. maddesinde yer alan teşebbüs hükümleri uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği
1. Savunma hakkının kısıtlandığına,
2. 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hüküm kurulmasının hatalı olduğuna,
3. Teşebbüs hükümleri uyarınca daha fazla indirim yapılması ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına,
5. Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; Kartal Açık Ceza İnfaz Kurumundan Bolu T Tipi Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakil gelen sanığın eşyaları üzerinde arama yapıldığı sırada, pantolonunun çakmaklık cebinde bir adet MDMA içerikli 2313 sayılı Kanun’a göre yasak nitelikte hap ele geçirilmesine ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Yargıtay bozma kararı sonrası yapılan yargılamada, talimat mahkemesince sanığa usulüne uygun olarak duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen, sanığın duruşmaya gelmediği görülmekle, sanık müdafinin savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş ve Mahkemenin kararında 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın infaz kurumuna uyuşturucu madde sokmaya teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında, suçun konusunu oluşturan eşyanın bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Mahkemece bozma ilamı sonrası sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Mahkemece 23.03.2016 tarihinde verilen kararda cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmediği ve söz konusu kararın da yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği gözetilmeksizin, 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrasında düzenlenen kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de; 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca bu hususun düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle; Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında tekerrüre ilişkin bölümden “…İKİNCİ KEZ…” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde karar verildi.