Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/810 E. 2010/3789 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/810
KARAR NO : 2010/3789
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

Adam öldürmeye teşebbüs suçundan … hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 81, 35/2, 29, 62, 6136 sayılı Kanunun 13/1,59 maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (BAKIRKÖY) Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30/06/2009 gün ve 49/190 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA

1-)6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden, hükme esas teşkil eden kısa kararda takdiri indirim maddesinin 765 sayılı TCK.nun 59 maddesi olarak düzeltilmiş olması karşısında, gerekçeli kararda 5237 sayılı TCK.nun 62 maddesi olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2-)Hükümlü … hakkında 765 sayılı TCK.nun 448, 62, 51/1, 59/2, 31, 33; 6136 sayılı TCK.nun 13/1,765 sayılı TCK.nun 59 maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozma üzerine kurulan hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, hükümlü müdafiinin usule ve teşebbüs nedeniyle tayin olunan ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A-)6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
a-)Takdiri indirim yönünden 765 sayılı TCK lehe kabul edilerek 59 madde uyarınca indirim yapıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 53 maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilerek karma uygulama yapıldığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 53 maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına;
b-)Suç tarihi itibariyle temel para cezasının 216,00 TL yerine 218,00 TL olarak fazla tayin edildiğinden, temel adli para cezasının “216,00 TL” sonuç adli para cezasının ise “180,00 TL” olarak değiştirilmesine,Karar verilmek suretiyle CMUK 322 maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN vesair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B-)Mağdur …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/06/2006 gün ve 124/165 sayılı, 04/07/2006 gün ve 128/177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri uyarınca yapılan uyarlama yargılamasında ceza süresi bakımından kazanılmış hak sözkonusu olamayacağı dikkate alınarak;
765 sayılı TCK.na göre verilen ve kesinleşen hükmün incelenmesinde; sanığın, mağdur …’e tahrik altında tabanca ile birden fazla el ateş ettiği ancak, mağdur …’in isabet almayıp onun yanında bulunan ve olayla ilgisi bulunmayan mağdur …’ın üç isabet alarak hayati tehlike geçirecek ve 60 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığının kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın, mağdur …’i hedef alarak öldürmek kastıyla tabanca ile yaptığı atışlar sırasında, onun yanında bulunan mağdur …’ın da isabet alarak yaralanabileceğini veya ölebileceğini öngörmesine rağmen eylemini gerçekleştirdiği, 5237 sayılı TCK.nun 30 maddesinde hedefte hataya yer verilmediği ve hükümlünün eyleminin 5237 sayılı TCK kapsamında mağdur …’i öldürmeye teşebbüs ve mağdur …’ı olası kasıtla yaralama suçlarını oluşturduğu gözetilerek, buna göre 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya uygulanması, sonuçlarının karşılaştırılarak lehe olan hükmün belirlenmesi ve uygulamanın ona göre yapılması yerine, mağdur …’ı tahrik altında öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK.nun 81, 35/2, 29, 62 ve 53 maddeleri uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), 25/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.