YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16237
KARAR NO : 2023/1618
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi kararı
Mağdure vekilinin temyizi açısından;
Bölge Adliye Mahkemesince mağdure vekili açısından verilen istinaf başvurusunun reddine dair hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu ve bu konuda mahallinde karar verildiği anlaşıldığından incelemenin sanık müdafiinin temyiziyle sınırlı olarak yapılması gerektiği belirlenmiştir.
Sanık müdafiinin temyizi açısından;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/348 Esas, 2021/470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve karar verilmiştir.
2…. Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/1394 Esas, 2021/1374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
5271 sayılı Kanun’nun 279 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu ve bu konuda mahallinde karar verildiği anlaşıldığından mağdure vekilinin temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İstinaf Mahkemesinin itirazları incelemeden hüküm kurmuş olduğuna, mağdure ve şikayetçinin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin yaşı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğine, şikayetçinin beyanına göre doğum raporunun mağdureye ait olmadığına ölen başka bir bebeğine ait olduğuna, şikayetçinin beyanına göre mağdurenin 2000 yılında doğmuş olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, kıskançlık nedeniyle suç isnadında bulunulduğuna, mağdurenin yaşını sanığa on yedi, on sekiz olarak söylediğine olayda hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece mahkemesince ” Mağdurenin doğum raporundan anlaşıldığı üzere 10.04.2007 doğum tarihli olup olay tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olduğu, Çocuk İzleme Merkezinde alınan beyanlarından yola çıkarak mağdure ile sanığın 2019 yılında instagram isimli sosyal medya platformunda tanıştığı ve arkadaş olduğu, mağdurenin 28.10.2019 günü, … il merkezine gelen kargoyu almak için yaşadığı … ilçesinden …’ye geldiği, kargo şirketini bulamayınca sanığı telefonla aradığı, sanığın bir araçla gelip mağdureyi alarak … mahallesindeki bir ikamete getirdiği, söz konusu yerde sanık ve mağdurenin birlikte bira içtiği ve aynı yerde birlikte kaldıkları, mağdurenin kafasını çarpması nedeniyle kendinde olmadığı, uyandığında pantolon düğmelerinin açık olduğu, mağdurenin daha sonra …’daki ikametine geri döndüğü, olaydan 5-6 gün sonra sanığın mağdureyi ailesiyle tanıştırmak için çağırdığı, mağdurenin sanığın ailesiyle tanıştıktan sonra birlikte yaşamaya karar verdiği, bir süre sanık ve ailesiyle birlikte aynı ikamette kaldığı, mağdurenin bu süre içinde birden fazla kez sanıkla cinsel ilişkiye girdiği, sanığın Aralık ayında askere gitmesinden sonra mağdurenin …’daki ailesinin yanına gittiği, sanığın Haziran ayında askerden dönmesi üzerine tekrar buluştukları ve sanıkla mağdurenin cinsel ilişkiye girdiği, sonraki günlerde sanığın sanığın mağdureden ayrılmak istemesi nedeniyle psikolojisinin bozulduğu ve kendisine zarar verdiği, olanları annesine anlatması üzerine müşteki … …’un savcılığa suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmakla maddi olay ve oluşun bu şekilde olduğu kanaatine erişilmiştir. Sanığın alınan savunmasında özetle; 2019 yılının Aralık ayında askere gitmeden önce mağdur ile bir parkta görüştüklerini, arkadaşının bekar evinde mağdure ile normal yoldan cinsel ilişkiye girdiklerini, 2020 yılı Haziran ayında askerden geldikten sonra da cinsel birliktelik yaşadıklarını, mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini, askere gitmeden önce mağdureyi tanıdığını, askerdeyken de telefonla görüştüğünü, 1 ay sevgili olarak vakit geçirdiklerini, mağdurenin kendisini 17 yaşında olarak tanıttığını, mağdurenin 18 yaşına girmesine 1 hafta var olduğunu söylediğini, mağdureden ayrılma istediğini söylediği için kendisini şikayet ettiklerini beyan ederek üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de mağdure ile sanığın sosyal medyada tanışıp mesajlaştıktan sonra yüz yüze görüştüğü, 2019 yılının Ekim ayında … il merkezine kargo almak için gelen mağdurenin sanık ile bir parkta buluşup görüştüğü, bir süre konuştuktan sonra sanığın arkadaşına ait bir eve birlikte gittikleri, burada sanık ile mağdurenin normal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, mağdure … ilçesindeki evine döndükten sonra sanık tarafından ailesiyle tanıştırılmak için çağrıldığı, mağdurenin sanığın … deki ailesiyle tanışıp bir süre sanık ve ailesiyle aynı evde yaşadığı, bu süre zarfında aynı odada kalan sanık ve mağdurenin birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği, sanık Aralık ayında askerlik görevini yapmak üzere …’den ayrıldıktan sonra mağdurenin ailesinin yanına gittiği, sanık 2020 yılı Haziran ayında askerden döndükten sonra tekrar mağdure ile buluştuğu ve cinsel ilişkiye girdiği, sanık, mağdurenin yaşının 17 olduğunu hatta 18 yaşına girmesine bir hafta kaldığını beyan etmiş ise de yerleşik içtihatlar nazara alındığında uzun süredir birliktelik yaşayan tarafların yaşları konusunda hataya düşmesinin mümkün olmadığı, bilgiye ulaşmanın kolay olduğu günümüzde sanık tarafından mağdurenin yaşının her zaman öğrenilmesinin kolay olduğu, kaldı ki mağdurenin 10.04.2007 tarihinde hastane doğumlu olduğu nazara alındığında, sanıkla ilk cinsel ilişkiye girdiği 2019 yılı Ekim ayında yaşının 12 buçuk olduğunun anlaşıldığı, sanık ve mağdurenin en son 2020 yılı Haziran ayında olmak üzere müteaddit zamanlarda girdiği tüm cinsel ilişkilerin yaşandığı tarihlerde mağdurun 15 yaşından küçük olduğu, sanık mağdurenin rızayla cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmiş ise de Türk Hukukunca 15 yaşından küçük mağdurun rızasının kabul görmeyeceği ve her hal ve şartta rızanın geçersiz kabul edileceği nazara alınarak sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş ve yaşı küçük mağdureye karşı vajinal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu kanaatine erişilerek 5237 sayılı TCK’nın 103/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Müşteki, mağdure kızının 2000 doğumlu olduğunu, eşinin bir kaç sene sonra mağdurenin kimliğini çıkarttığını beyan ederek kızının kayıtlardaki yaşından daha büyük olduğunu belirtmiş ise ve mağdure de 2003 yılında evde doğduğunu beyan ederek yaşının daha büyük olduğunu ifade etmiş ise de müştekiye ait Doğum İzleme Dosyası ve mağdureye ait Doğum Raporundan da anlaşılacağı üzere müştekinin 09.04.2007 tarihinde … Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesine giriş yaptığı, 10.04.2007 tarihinde mağdureyi doğurduğunun kesin olduğu, nitekim … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/398 esasına kayden açılan yaş düzeltimi istemi davası kapsamında mağdurenin yapılan kemik yaşı incelemesinde de mağdurenin 04.01.2021 tarihi itibariyle 14 yaşından büyük, 16 yaşından küçük, 15 yaşının içinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla mağdurenin her hal ve şartta dava konusu istismar olaylarının gerçekleştiği tarihlerde 15 yaşından küçük olduğu kanaatine erişilerek müşteki ve mağdurenin sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir. sanık ve mağdurenin ilki 2019 yılı Ekim ayında olmak üzere 2020 yılı Haziran ayına kadar farklı zamanlarda müteaddit defa cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmakla sanığın, üzerine atılı Nitelikli Cinsel İstismar suçunu değişik tarihlerde aynı suç işleme iradesi altında birden fazla defa işlediğinden 5237 Sayılı TCK’nın 43/1. maddesi gereğince cezasında 1/4 oranında artırım yapılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamında bulunan deliller;
Sanığa ve mağdureye ait nüfus ve adli sicil kayıtları, ekonomik ve sosyal durum araştırması, sanık savunmaları, mağdure ve şikayetçi beyanları, polis tutanakları, mernis doğum tutanağı, doğum evrakları, 08.07.2020 tarihli bilirkişi raporu, … Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen raporlar, Adli Görüşme Değerlendirme Raporu ve 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporundan ibarettir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli, sanığa ve mağdureye ait nüfus kayıtları, sanık savunmaları, mağdure ve şikayetçi beyanları, polis tutanakları, mernis doğum tutanağı, mağdureye ait olduğu anlaşılan doğum evrakları, 08.07.2020 tarihli bilirkişi raporu, … Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen raporlar, Adli Görüşme Değerlendirme Raporu, 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alınarak sanık müdafiinin sübuta ve sair hususlara ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/1394 Esas, 2021/1374 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.