YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8985
KARAR NO : 2023/3912
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 … maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii tarafından; sanığın sahte kimliği herhangi bir suç sırasında kullanmadığı, sahte kimliği kullanırken yakalanmadığı bu sebeple atılı suçların unsurları itibariyle oluşmadığı belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde Ayvalık İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerine sanığın sahte kimlik kullandığına ilişkin yapılan bir ihbar sonucunda, sanık …’ ın yakalandığı ve yapılan üst aramasında sahteliği kriminal raporla tespit edilmiş olan mağdur …’e ait … belgesinin bulunduğu böylece sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 18.08.2014 tarihli raporunda; inceleme konusu … belgesinin tamamen sahte olarak düzenlenmiş olduğu sonucuna varılmış olup bahse konu … belgesinin sahteliğinin ilk nazarda fark edilemeyeceği cihetle aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
3. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde ; sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit görülerek temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Adli Emanetin 2014/321 sırasında kayıtlı suça konu … belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan iftira suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli … Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup, bu kabahat fiili ile 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması halinde 5326 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suç tarihinde Ayvalık İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerine sanığın sahte kimlik kullandığına ilişkin yapılan bir ihbar sonucunda, sanık …’ ın yakalandığı ve yapılan üst aramasında sahteliği kriminal raporla tespit edilmiş olan mağdur …’e ait … belgesinin bulunduğu somut olayda, dosya arasında sanığın kolluk görevlilerine kendisini mağdur … olarak tanıttığına ve sanık beyanı doğrultusunda herhangi bir sahte tutanak düzenlendiğine ilişkin bir tespit mevcut olmadığı bu nedenle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı; bununla birlikte sanığın, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun unsurlarının da oluşmayacağı gözetilmeden sanık hakkında atılı suçtan beraat hükmü verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Muhakemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ayvalık 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan suça konu“Adli emanetin 2014/321 sırasında kayıtlı belgenin TCK 54/1-4 gereğince müsaderesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Adli Emanetin 2014/321 sırasında kayıtlı suç eşyasının dosyada delil olarak saklanmasına.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2014/344 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.