Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11614 E. 2023/3911 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11614
KARAR NO : 2023/3911
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/664 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Kolluk kuvvetlerince yapılan uygulamada sanığın … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ibraz ettiği, nüfus cüzdanı üzerinde yapılan Kriminal incelemede tamamen sahte olduğunun ve aldatma niteliğine sahip olduğunun tespit edildiği, böylece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece suç konusu nüfus cüzdanı incelenmiş ve aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Yapılan yargılamada neticesinde; suç konusu nüfus cüzdanının aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşılarak sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, kriminal rapor, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/664 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.