YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/154
KARAR NO : 2011/6838
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/09/282610
…’i müstakil faili belli olmayacak şekilde kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanıklar … ile …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (…) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2009 gün ve 344/201 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasaya Aykırılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların üzerlerine atılı suçların sübutunun kabulünde ve vasfının belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de; suç tarihi olan 21.06.2003 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen uzatılmış zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, ancak bozma sebebi yeniden yargılamayı yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8 maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK.nun 322 maddesinin tanıdığı yetki kullanılmak suretiyle, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddesi uyarınca (DÜŞMESİNE),
2- Sanıklar hakkında asli faili belli olmayacak şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242, 08.06.2010 gün ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; somut olayda, aynı suçtan yargılanan ve birlikte suç işledikleri iddia edilen sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı
bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 152 maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.