Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1726 E. 2023/1990 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1726
KARAR NO : 2023/1990
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/295 Esas sayılı dosyası ile dava konusu 4442 ada 20 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğini, ipotek akit tablosu incelendiğinde müvekkili ile davalı arasında herhangi bir alacak/borç ilişkisinin bulunmadığının görüleceğini, tacir bankanın tesis ettiği ipotek ve dayanağı borç ilişkisinin dava dışı …. ve sahibi olduğu …Ltd. Şti. firmasına ait olduğunu, taşınmazın bu ipotek tesisinden önce mahkeme kararı ile müvekkili adına tescil edildiğini, mahkeme kararı ile müvekkili adına tescil edilen taşınmaz üzerinde işlevsiz hale gelen ipotek hakkının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın eski malik üzerine tescil edilmesinin ipotek hakkında yani güvencede herhangi bir değişiklik meydana getirmediğini, Türk Medeni Kanunu’nun 1023 üncü maddesine göre tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan 3. kişinin kazanımının korunacağını, taşınmazın ipotek tesisinden önce değil ipotek tesisinden çok sonra davacı adına tescil edildiğini, bankanın taşınmazın evveliyatını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili tapuda herhangi bir şerh bulunmamakta ise de sözleşmenin imzalanmasından sonra henüz teslim süresi dolmadan önce yüklenicinin iş bedeli olarak kararlaştırılan arsa payına hak etmediği bir aşamada arsa ile ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı açıkça belli veya küçük bir araştırma ile belirlenebilir olduğu halde dava konusu taşınmaz üzerine konulan haciz veya ipotek şerhlerinden dolayı davalının iyiniyetli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının ipoteğin kaldırılması isteminde bulunabileceği bunun nedeninin ise eserin hukuken tesliminden önce yükleniciye onun da üçüncü kişilere tapu kaydını vermesinin bir bakıma avans ödemesi demek olduğu, sözleşme geriye etkili feshedildiğinden arsa paylarının iptali hususunda yolsuz tescilde iyiniyet iddialarının dinlenemeyeceği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflarına verilen maktu vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti olarak ipotek değeri üzerinden hükmedilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, söz konusu borç ilişkisi devam ettiğinden ipoteğin taşınmaz üzerinde bulunmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, taşınmazın eski malik üzerine tescil edilmesinin ipotek hakkında yani güvencede herhangi bir değişiklik meydana getirmeyeceğini, Türk Medeni Kanunu’nun 1023 üncü maddesine göre tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan 3. kişinin kazanımının korunacağını, taşınmazın ipotek tesisinden önce değil ipotek tesisinden çok sonra davacı adına tescil edildiğini, bankanın taşınmazın evveliyatını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, resen belirlenecek nedenlerle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Medeni Kanunu’nun 1020 nci maddesinin tapu sicilinin açıklığı ilkesi ile ilgili olduğunu, tapu sicilinin herkese açık olduğunu, hiç kimsenin tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğini, aynı Yasa’nın 1023 üncü maddesine göre tapu sicilindeki tescile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımının korunacağını, 24.06.2013 tarihinde lehine ipotek tesis edilen davalı bankanın iyiniyetli olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, ipoteğin terkini isteminin reddi yerine kabulünün doğru olmadığını belirterek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2018/82 Esas, 2019/221 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde,
1.Bankanın araştırma yapması gerektiğini,

2.Mahkemece hem tapu hem de sözleşmenin feshedildiğini, geçersiz bir sözleşmeye binaen tesis edilen ipotek sözleşmesinin de geçersiz olduğunu,

3.Müvekkilinin ipotek sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi mükellefi de olmadığını,

4.Yerel mahkemenin nispi vekalet ücretine hükmetmesi gerektiğini,

5.Re’sen belirlenecek nedenlerle birlikte kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588 inci 1020 nci ve 1023 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dairemizce Türk Medeni Kanunu’nun 1020 nci maddesine göre hiç kimsenin tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremeyeceği, aynı Yasa’nın 1023 üncü maddesine göre tapu sicilindeki tescile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımının korunacağı ve dava dışı şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin adi yazılı olması dikkate alınarak 24.06.2013 tarihinde lehine ipotek tesis edilen davalı bankanın iyiniyetli olduğu kabul edilmiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.