YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/173
KARAR NO : 2023/11314
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
İSTİNAF SONRASI TEMYİZ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2178 Esas, 2019/1387 Karar
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçları sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi gerektiği düşünülmüştür.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edennin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında mağdura karşı nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) bendi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle 15.08.2017 tarihinde kamu davası açılmıştır.
2. Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/163 Esas, 2018/134 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci madde gereğince, 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, yine sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci madde ve 51 inci madde gereğince erteli 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci madde ve 51 inci madde gereğince erteli 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.06.2019 tarihli ve 2018/2178 Esas, 2019/1387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafıinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Eksik inceleme ve çelişkili beyanlara dayanılarak karar verildiğine
2. Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun belediyenin temizlik işlerinde çalıştığı ve maaşı yetmediğinden iş dışında inşaatlara da çalışmaya gittiği, sanığın suç tarihinde gündüz vakti saat 18.00 sularında mağduru arayarak inşaatta temizlik işi olduğunu gelip gelemeyeceğini sorduğu mağdurun olumlu yanıtı üzerine bir süre sonra aracıyla mağdurun bulunduğu yere giderek aldığı yolda mağdura “telefonu çık” dediği mağdurun telefona ihtiyacı olduğunu belirterek vermek istememesi üzerine üstünde taşıdığı bıçağı çekmek suretiyle mağdurun karnına dayayıp telefonu tekrar istediği, mağdurun bir süre önce 500,00 TL karşılığında aldığı telefonu vermek zorunda kaldığı ardından mağduru tenha bir yere götürüp bıraktığı, şikâyet üzerine sanığın araçla seyir halinde bulunduğu sırada yakalandığında 1,56 promil alkollü olduğunun belirlendiği araçta yapılan aramada mağdura ait cep telefonunun ele geçirildiği kabul edilmiştir.
2. Mağdurun, sonradan sanığı cezadan kurtarmaya yönelik kısmen değişen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanığın suçu kabul etmeyen ancak olay sırasında alkollü olması sebebiyle olayı tam hatırlayamadığına dair ifadeleri dosyada bulunmaktadır.
4. Sanığın yakalandığında araçta yapılan aramada mağdura ait telefonun bulunduğuna dair tutanak dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükme Karşı Temyiz İsteminin İncelenmesinde:
1. Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldın gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2. Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı ceza verilir.
3. Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır. Sanık hakkında kurulan hüküm, mağdurun sonradan sanığı cezadan kurtarmaya yönelik kısmen değişen beyanları, sanığın suçu kabul etmeyen ancak olay sırasında alkollü olması sebebiyle olayı tam hatırlayamadığına dair ifadeleri ve sanığın şikâyet üzerine yakalandığında araçta yapılan aramada mağdura ait telefonun bulunduğuna dair tutanak hep birlikte değerlendirildiğinde suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması ve eylemin tehdit kullanılarak işlenmesi sebebiyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz sebepleri yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde giriş paragrafında açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.06.2019 tarih ve 2018/2178 Esas, 2019/1387 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.