Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2642 E. 2023/11258 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2642
KARAR NO : 2023/11258
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1802 E., 2016/365 K.
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Bozma

1. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün miktarı itibariyle kesin olup temyize tabi olmadığı belirlenmiştir.

2. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 06.05.2010 tarihinde kesinleşmiş ve sanık 10.11.2013 tarihinde yeni bir suç işlediğinden hüküm aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/1802 Esas, 2016/ 365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1, 62 ve 86/2, 86/3-a, 62, 53, 58 inci maddeleri uyarınca sırasıyla 3.000,00 TL ve 3.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun’ un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen 5271 sayılı Kanun’ un 251 inci maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Sanık Hakkında Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2 nci madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi gereğince sanığın temyiz itirazının Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/1802 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname gerekçesine uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.06.2023 tarihinde karar verildi.