YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1755
KARAR NO : 2023/1455
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/7033 Esas, 2022/17793 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2023 tarihli ve KD – 2022/83139 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1 maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 17.01.2023 tarihli tebliğnamede özetle “ 5271 sayılı Kanun’un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun yürürlükten kaldırılmasına rağmen 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası ile, bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete’de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağına ilişkin istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi nedeniyle, somut olayda, 5271 sayılı Kanun’un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesine göre bir ay olduğu, ayrıca, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihinden sonra 5271 sayılı Kanun’un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı hâllerde, temyizde sebep gösterme zorunluluğunu da dikkate alan kanun koyucu, 7035 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 291. maddesinde değişiklik yaparak 05.08.2017 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar bakımından temyiz süresini yedi günden on beş güne çıkarmış ise de, 1412 sayılı Kanun’un temyiz süresine ilişkin hükümlerine de atıf yapma imkanı bulunduğu hâlde bilinçli bir şekilde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmediğinin anlaşılması karşısında, o yer Cumhuriyet Savcısının, 13.07.2020 karar tarihinden itibaren 1 aylık süreden sonra gerçekleştirdiği temyiz isteminin süresinden sonra olduğu ve bu nedenle temyiz isteminin reddine karar verilmesi, o yer Cumhuriyet Savcısının temyizine yönelik ‘Onama’ kararının kaldırılması” düşüncesiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
II. GEREKÇE
O yer Cumhuriyet Savcısı’nın 13.07.2020 tarihli hükmü, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesinde öngörülen 1 aylık temyiz süresi geçtikten sonra, 20.04.2022 günü temyiz ettiği, o yer Cumhuriyet savcısının aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
5271 sayılı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/7033 Esas, 2022/17793 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine verilen onama kararının KALDIRILMASINA,
2. Başkaca yönleri incelenmeyen Emet Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2019/185 Esas, 2020/92 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.