YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5310
KARAR NO : 2023/1493
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.04.2014 tarihli ve 2014/4789 Soruşturma numaralı iddianame ile; “sanığın 25.12.2009 günü saat 23.00 sıralarında, diğer suç ortakları … ve … ile birlikte mağdurun işyerine, giriş kapısını levye ile zorlamak suretiyle açarak girmek suretiyle işyerinde bulunan mağdura ait dizüstü bilgisayarı çaldığı” iddiasıyla, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 119/1-c, 151/1 ve 53/1. maddeleri gereğince iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/212 Esas, 2015/865 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 62/1 ve 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis mala zarar verme suçundan, aynı Kanun’un 151/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her iki hüküm yönünden hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; “beraat etmesi gerektiğine, verilen hükümlerin ağır olması sebebiyle ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle bozulmasına,” ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 25.12.2009 günü gece vakti sayılan saat 23.00 sıralarında, haklarında mahkûmiyet hükümleri onanan temyiz dışı sanıklar … ve … ile birlikte şikâyetçiye ait iş yerine, giriş kapısını levye ile zorlamak suretiyle açarak girmek suretiyle işyerinde bulunan şikâyetçiye ait bir adet dizüstü bilgisayarı çaldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir..
2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlama konusunda inkârda bulunmuştur.
3. Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesine rağmen, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığında ifadesi alınan temyiz dışı sanık … olayı sanık … ve temyiz dışı sanık … ile beraber gerçekleştirdiklerine dair beyanda bulunmuş, suça konu dizüstü bilgisayarın kendisi aracılığıyla tanık Y.D.’ye satıldığı, tanık M.A.’nın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde, sanık …’in de aralarında bulunduğu şahısların suça konu dizüstü bilgisayarın satılması amacıyla yanına geldikleri konusunda beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 25.12.2009 olan suç tarihinin 24.11.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi yazım hatası kabul edilmiş, 23.00 olan suç saatinin ise mahallinde karara eklenmesi mümkün görülmüştür.
A. Mala Zarar Verme Suçu Yönünden;
Sanığın 25.12.2009 günü gece saat 23.00 sıralarında, haklarında mahkûmiyet hükümleri onanan temyiz dışı sanıklar … ve … ile birlikte şikâyetçiye ait iş yerine, giriş kapısını levye ile zorlamak suretiyle açarak girmek suretiyle işyerinde bulunan bir adet dizüstü bilgisayarı çalması şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 25.12.2009 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu belirlenmiştir.
B. İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçu Yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etse de, Olay ve Olgular başlığı altında (3) ve (4) numaralı paragrafta belirtildiği üzere, temyiz dışı sanık … Çelikten’in ve tanık M.A.’nın anlatımları dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğu anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın verilen cezanın ağır olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/4 ve 119/1-c maddeleri gereğince kanunun öngördüğü sınırlar içerisinde alt sınırdan hüküm kurulduğu ve ayrıca aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca takdirî indirimin de uygulandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Mala Zarar Verme Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/212 Esas, 2015/865 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B. İş yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/212 Esas, 2015/865 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.