YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1097
KARAR NO : 2023/2554
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2021/2799 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Niğde 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/312 Esas, 2021/375 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/445 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemece suçun nitelendirilmesine hataya düşüldüğüne, çocuğun cinsel istismarı suçundan ceza verilmesi gerektiğine, sanığın müsnet suçu insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlediği hususu göz önünde bulundurulmadan karar verildiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye karşı herhangi bir şekilde cinsel duygularını tatmin amacı gütmediğine, failin güttüğü amacın tespitinde sanığın mağdurenin vücudunda hangi bölgelere dokunduğunun ve süresinin tespitine dikkat edilmesi gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mahkemece; sanığın mağdurenin okuluna giderek servisten inen mağdureye kardeşi …’i aradığını ve kendisine yardım etmesini istediği, mağdurenin kabul etmesi üzerine birlikte okulun içerisine girdikleri, mağdurenin anlatımları ve onu doğrulayan kamera görüntülerine göre sanığın mağdurenin omzuna elini koyup yanağından öptüğü, bir süre kamera kadrajından çıktıkları ve sanığın kolu mağdurenin omzunda geri döndüklerinin görüldüğü olayda, sanık hakkında her ne kadar oniki yaşını tamamlamayan çocuğun cinsel istismarı suçundan dava açılmış ise de mağdureyi omzundan tutup öpmesi şeklinde gerçekleşen olayda cinsel arzularını tatmine yönelik bedensel temas içeren ve belirli bir yoğunluğa ulaşmayan, kesik ve ani hareketlerle işlendiği dikkate alındığında eylemlerinin sarkıntılık suçu kapsamında kaldığı ve mağdurenin oniki yaşından küçük olduğu dikkate alınarak sanığa ek savunma hakkı verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri uyarınca olayın meydana geldiği yer, zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulmuş, pişmanlık göstermeyen, hakkında benzer suçlardan dava dosyası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmamış, mevcut delil durumu, sanığa verilen ceza miktarına göre kaçma şüphesinin varlığı da dikkate alınarak hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
2. Sanık, savcılık ve Sulh Ceza Hakimliği’nde müdafii ile alınan beyanlarında olayları hatırlamadığını, bir arkadaşının kendisine verdiği sigara nedeniyle kendinde olmadığını beyan etmiş ise de mahkemede alınan beyanlarında üzerinde baskı olduğundan soruşturma aşamasında böyle beyanda bulunduğunu belirtmiş, sanığın soruşturma aşamasında baskı ile verdiğini beyan ettiği beyanlarının müdafii eşliğinde alınmış olması, mahkemede verdiği beyanlarında olayı hatırladığını ve mağdureyi öpmediğini söylemesine karşın kamera kayıtlarının bu savunmalarını doğrulamadığı, olay günü farklı okullarda da benzer olayları olduğu, kardeşini arayan sanığın okul yöneticileri yada öğretmenler ile konuşup kardeşini sorması gerekirken henüz 11 yaşında olan mağdureden sadece kardeşinin adını söyleyerek yardım istemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle savunmalarına itibar edilmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2022/313 Esas, 2022/445 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.