Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/2247 E. 2023/11588 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2247
KARAR NO : 2023/11588
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/255 E., 2022/1417 K.
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararlarının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İvrindi Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2019 tarihli ve 2018/1091 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 nc maddesi, inceleme dışı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/102 Esas, 2019/535 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, inceleme dışı hakaret suçundan ise şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmiştir.

3. İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/102 Esas, 2019/535 Karar sayılı kararının nitelikli tehdit suçu yönünden Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2020/255 Esas, 2022/1417 Karar sayılı kararıyla;
“…1- Sanık … hakkında İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2019 tarih 2019/102 esas ve 2019/535 karar sayılı kararı ile silahla tehdit suçundan verilen beraat hükmünün hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından CMK’nun 280/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin hükmünün KALDIRILMASINA;
2- Sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 106/2-a maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kusurunun derecesi ve sair hallere göre takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak ve SONUÇ OLARAK 3 (ÜÇ) YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alındığında uygulama nedenleri bulunmadığından ve mahkememizde uygulanmasına yönelik kanaat oluşmadığından TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 maddesindeki HAK YOKSUNLUKLARININ UYGULANMASINA,
Sanığın … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/462 esas 2013/14 karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan dolayı 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edilip mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verildikten sonra tekerrür süresi içinde yeniden işlediği hırsızlık suçundan dolayı Edremit 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/362 esas 2017/763 karar sayılı kararı ile 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu karardan sonra yine tekerrür suresi içinde suç işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi gereğince İKİNCİ KEZ MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE TABİ TUTULMASINA,
Ayrıca cezanın infazından sonra sanık hakkında DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
Sanığın şartlı tahliye süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle şartlı tahliye kararını veren … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/42 esas 2003/227 karar sayılı dosyasına mahkemesince İHBARDA BULUNULMASINA,
Aşamalarda sarf edilen 146,00 TL davetiye gideri ve 72,9 TL posta gideri olmak üzere toplam 218,9 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,,”
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile mağdur arasında husumet bulunduğu, iddianamede sanığın mağduru tehdit ettiği iddia edilmiş ise de mahkeme huzurunda dinlenen tanıklar E. Ö. ve Z. P. beyanlarında kimin ateş ettiğini görmediklerini beyan ettikleri, mağdurun 10.10.2019 tarihli beyanında “… Biz yapan kişiyi sanığa benzetmişiz. Yapan kişinin sanık olduğundan emin değilim, kim olduğunu da öğrenemedik. Gece 02.00-03.00 civarında olduğu için yüzünü seçemedim …” dediği, Latince ‘in dubio pro reo’ olarak ifade edilen ve masumiyet (suçsuzluk) karinesinin bir uzantısı olan ‘şüpheden sanık yararlanır ilkesi’ de değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, somut delile ulaşılamadığı, sanığın yargılamanın tüm aşamalarında üzerine atılı suçlamayı reddettiği de anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince buna göre beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

2. Sanığın savunmasında atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

3. Mağdurun olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarının oluşa uygun olduğu belirlenmiştir.

4. Mağdur beyanı ile örtüşür şekilde mağdurun evi önünde üç adet kovan bulunduğuna dair görgü tespit tutanağının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

5. Suça konu kovanların sanıktan elde edilen tabancadan ateşlenmediklerine dair uzmanlık raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

6. Tanıklar E.Ö., Z.P.’nın olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanlarının birbirleri ile tutarlı mağdur beyanı ile örtüşür olduğu belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İnceleme konusu suç bakımından, İlk Derece Mahkemesince tanıklar E. Ö.ve Z. P. ‘nin kimin ateş ettiğini görmediklerine ilişkin anlatımları mağdurun 10.10.2019 tarihli beyanında “… Biz yapan kişiyi sanığa benzetmişiz. Yapan kişinin sanık olduğundan emin değilim, kim olduğunu da öğrenemedik. Gece 02.00-03.00 civarında olduğu için yüzünü seçemedim …” dediği, Latince ‘in dubio pro reo’ olarak ifade edilen ve masumiyet (suçsuzluk) karinesinin bir uzantısı olan ‘şüpheden sanık yararlanır ilkesi’ de değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, somut delile ulaşılamadığı belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiş ise de; olayın sıcağı sıcağına alınan mağdur ile tanıkların birbirini doğrulayan beyanları birlikte değerlendirildiğinde özellikle mağdurun duruşma sırasında şikâyetçi olmadığını belirttiği ifadesinde “Soruşturma aşamasında vermiş olduğum önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim, olay iddianamede anlatıldığı şekilde gerçekleşmiştir, sanık silahla havaya ateş etti, sanığın seni öldüreceğim dediğini duymadım, küfür etti, ancak biz sanıkla uzlaştık, anlaştık, sanıktan şikâyetçi değilim, katılma talebim yoktur, olay nedeniyle herhangi bir maddi zararım yoktur” şeklindeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde mağdur ile sanığın akraba oldukları ve aralarında husumet bulunduğu, olay günü gece saatlerinde sanığın mağdura ait ev ve marketinin önüne alkollü bir şekilde gelerek, bağırması üzerine mağdur ve eşi olan E. Ö.’nün marketin önüne çıktıkları, burada mağdur ile sanığın tartışmaya başladıkları, sanığın, mağdura “hacılığını sikerim, amına korum senin şerefsiz” şeklinde hakarette bulunduğu, sonrasında mağdurun kapıyı kapatıp içeri girdiği esnada da “seni öldürürüm” şeklinde söyleyerek ele geçirilemeyen silah ile havaya üç dört el ateş ettiği, kolluk tarafından mağdura ait ev ve marketin önünde yapılan araştırmalarda üç adet boş mermi kovanının ele geçirildiği ve … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen kriminal raporda olay yerinden ele geçirilen mermi kovanları aralarında çeşitli karakteristik izler yönünden benzerlikler bulunduğunun tespit edildigi bu tesbitler karşısında tanıklar ve mağdurun duruşma sırasında sanığı suç ve cezadan kutarmak amacıyla beyanlarını değiştirdikleri, özellikle de olay yerinde bulunan boş kovanların bu tespitlerimizi doğruladığı dolayısıyla ilk derece mahkemesince sanığın silahla tehdit suçunu işlediği sabit olmasına rağmen delil yetersizliğinden dolayı verdiği beraat kararının usul ve esasa aykırı olduğu kanaatine varıldığından Bölge Adliye Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Tekerrür Hükümleri Yönünden
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamda belirtilen mahkûmiyetinin 5237 sayılı Kanun’un 141 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturması ve bu suçunda uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; Tekerrüre esas belirtilen ilam yönünden uzlaştırma işlemlerinin akıbetinin mahkemesinden araştırılarak sonucuna göre bahse konu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

2.Suçun Sanık Tarafından İşlenmediğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanı, özellikle bu beyan ile örtüşen mağdurun evi önünde bulunan üç adet kovan yine tanıklar E.Ö. ve Z.P.’nin olayın sıcağı sıcağına alınan birbirleri ile uyumlu soruşturma aşaması beyanları hep birlikte gözetildiğinde sanığı suç ve cezadan kurtarmaya yönelik sonraki aşama beyanlarına itibar edilmeyeceği dikkate alınarak suçun işlenmediğine yönelik temyiz sebepleri belirtilen gerekçe ile yerinde görülmeyerek, sanığın mağdurun ikameti önüne geldiğine, mağdura hakaret etiğine, mağdurun ikametinin kapısını kapatarak içeri girdiği esnada sanığın mağdura yönelik “seni öldürürüm” dediğine ve ele geçirilemeyen silah ile de havaya üç dört el ateş etmiş olduğuna yönelik eylemin silahla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğuna dair Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır

3. Takdiri İndirim Hükümleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemeye yer verildiği, Mahkemece ” Sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alındığında uygulama nedenleri bulunmadığından ve mahkememizde uygulanmasına yönelik kanaat oluşmadığından TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümleri Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında İki yıl ve daha az süreli hapis veya adli para cezalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında sanık hakkında tayin edilen sonuç ceza miktarı nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği anlaşıldığından mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2020/255 Esas, 2022/1417 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İvrindi Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.06.2023 tarihinde karar verildi.