YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7042
KARAR NO : 2023/4606
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında mağdur …’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan açılan davada, uzlaştıkları anlaşıldığından açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği tespit edilerek mağdure … ile sınırlı yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gördes Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, atılı suçtan ceza tayin edilirken hesap hatası nedeniyle fazla cezaya hükmedildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, bir süredir ayrı yaşadığı resmi nikahlı eşinin kalmakta olduğu babasına ait ikamete gidip pencereden içeriye girerek önce çocukları, ardından amcasının evine sığınan mağdureyi kolundan tutarak zorla araca bindirerek götürdüğü, yolda Jandarma tarafından arandığını öğrenmesi üzerine mağdureyi Çiçekli Beldesi’nde serbest bıraktığı, aldırılan adli muayene raporuna göre katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanığın mağdureyi zorla araca bindirerek götürmesinden sonra mağdur …’un Jandarma’ya ihbarda bulunduğu, Jandarma tarafından arandığını öğrenmesi üzerine mağdureyi serbest bıraktığının anlaşılması karşısında ihbar üzerine soruşturmanın başlaması nedeniyle koşulları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, müşteki ile evli olup bir süredir ayrı yaşayan sanığın evliliğinin devamı için müştekiyi eve götürmek istediği anlaşıldığından atılı suçun cinsel saikle işlenmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
1. Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık A.D.’nin mağdurenin beyanları ile uyumlu anlatımları, sanığın tevil yollu ikrarı, mağdureye ait adli muayene raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında temel ceza ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapılırken 1 yıl hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldığı sırada ise, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası yerine 10 ay hapis cezası hükmedilerek hesap hatası yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı ise de, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ikinci fıkrasında yer
alan “1 yıl 1 ay 10 gün” ibaresinin çıkartılarak yerine “10 ay” eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.