Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/252 E. 2023/4607 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/252
KARAR NO : 2023/4607
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, silahlı tehdit, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Sanıklar Metin Kırat hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 3.000,00 TL; sanık … hakkında ise katılana karşı kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 2.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit; sanıklar … ve … hakkında silahla tehdit; sanık … hakkında ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2013 taarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit; sanıklar … ve … hakkında silahla tehdit; sanık … hakkında ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli kararı ile sanık … hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından mahkumiyet; sanıklar … ve … hakkında silahla tehdit; sanık … hakkında ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, katılanın küfretmesi üzerine sanığın eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve kasten yaralama suçundan ceza tayin edilirken hesap hatası ile fazla cezaya hükmolunduğuna ilişkidir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği ise, bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık …’in arkadaşları olan sanıklar … ve … ile birlikte eğlenmek amacıyla gittikleri bar çıkışında, aralarında husumet bulunan hasmı katılan … ile karşılaştığı, sanık …’in sanık …’ın kullandığı aracın bagajından aldığı pompalı tüfekle, katılanın yanına gittiği, tüfeği elinden almak isteyen katılanla boğuşmaya başladıkları, tüfeğin ateş alması üzerine gazinoya doğru kaçan katılanın arkasından ateş etmek suretiyle kolundan altıncı derecede kemik kırığı oluşacak ve duyu veya organlarından birinin işlevini yitirmesine neden olacak şekilde yaraladığı, ardından yerde yatan katılana silahı doğrultarak “Seni öldüreyim mi?” diyerek tehdit ettiği, sanık …’in tüfeği aracın bagajından aldıktan sonra sanık …’ın elindeki kesici aletle kalabalığın bulunduğu yere geldiği, daha sonra sanıklar … ve …’ın yerde yatmakta olan katılana vurarak olay yerinden ayrıldıkları iddiasına ilişkindir. Olay anını gösteren Milano Gazinosu’na ait güvenlik kamerası görüntülerinin çözümü yaptırılarak dosya içerisine alınmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu ve katılan vekilinin de suç niteliğine yönelik bir temyizinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık … hakkında suç delillerini yok etme, gizleme, veya değiştirme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına yönelik Mahkemenin kabulü karşısında; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
C.Sanık … hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
1. Dava dosyası kapsamındaki delillere göre, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklanmadığının anlaşılması karşısında, yasal koşulları olaşmaması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykrılık görülmemiş, kasten yaralama suçundan kurulan hükümde ise herhangi bir hesap hatası yapılmadığı tespit edilerek sanık … müdafiinin bu yöndeki temyiz sebebleri reddedilmiştir.
2. Güvenlik kamerası görüntülerinin çözümüne ilişkin 25.09.2013 tarihli CD inceleme tutanağı, katılana ait adli rapor, katılanın aşamalardaki beyanları, sanıkların tevil yollu ikrarları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine yönelik Mahkemenin suçların sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazı ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
D. Sanıklar … ve … hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise;
Olaylar ve olgular bölümünde bahsedilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar … ve …’ın olayın başlangıcından sonuna kadar diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanunun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendindeki silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraat hükümleri kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

V. KARAR
A.Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçu yönünden
Sanıklar hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık … hakkında suç delillerini yok etme, gizleme, veya değiştirme suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli kararında katılan vekilinin temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz itirazının reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanık … hakkında kasten yaralama ve silahla tehdit suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli kararında katılan vekilinin temyiz itirazı, sanık müdafiinin temyiz sebepleri ile resen dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz itirazı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D.Sanıklar … ve … hakkında silahla tehdit suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde D numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2023 tarihinde karar verildi.