YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4733
KARAR NO : 2023/1026
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2013 tarihli ve 2013/1046 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2013/179 Esas, 2014/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddeleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.02.2018 tarihli ve 14-2015/129425 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığı bozulmuş olup sanığın 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasından cezalandırılması gerekirken aynı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasından cezalandırılması hukuka aykırıdır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Katılanın beyanlarının çelişkili olup, olaydan önce soyunma odasında uyuyan müvekkilin katılan tarafından uyandırıldığında uyku mahmurluğuyla hareket etmesi beklenirken, yeni uykudan uyandırılan bir kimsenin hemen karşısındakine saldırması akla ve mantığa aykırıdır.
2. İddia olunan olayın gerçekleşmesi durumunda fiile maruz kalan kişinin öncelikle tepki vermesi ve yardım çığlığı atması beklenir ancak katılan bu durumda hiçbirini yapmayarak sakin bir şekilde odadan ayrılmıştır. Yaşandığı iddia olunan olay ile katılanın davranışları çelişki içermektedir.
3. Müvekkilin soruşturma aşamasında kamera görüntülerinin alınmasını istemesine rağmen kamera görüntülerinin alınmaması nedeniyle görüntüler incelenememiştir. Soruşturma eksik yürütülmüş olup, fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği konusundaki en büyük delile ulaşılamamıştır.
4. Tanık Deniz, katılanın arkadaşı olup, tanığın katılan ifadesi doğrultusunda beyan vermesi doğaldır ve tanık tarafsız bir tanık olmaktan uzaktır.
5. Açıklanan nedenlerle müvekkilin cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılması hukuka aykırıdır.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ile aynı iş yerinde çalışan sanığın olay tarihinde katılanın pantolonundan tutup kendisine doğru çekmesi şeklinde gerçekleşen eylemi sonucunda katılan …’ya yönelik hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle “Cinsel saldırı kapsamında sarkıntılık” suçunu işlediği sabit görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın savunması, olaydan kısa bir süre önce katılanın, sanığın kendisine tevdi ettiği görevleri yerine getirememesi sonucu sanık tarafından vardiyasının değiştirilmesi sonucu aralarında oluşan husumetin varlığı, olay yerini gördüğü iddia olunan kameralara ait görüntülerin elde edilememesi sonucunda katılanın soyut nitelikte kalan beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Tebliğnamede onama isteyen görüşe bozma gerekçemize göre iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2013/179 Esas, 2014/432 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.