Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4825 E. 2023/2062 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4825
KARAR NO : 2023/2062
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli 2011/220 Esas 2016/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.09.2020 havale tarihli ve 2016/241315 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Olay günü aracı kendisinin kullanmadığına, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
“Olay günü sanık …’ın alkollü olarak sevk ve idaresindeki … plakalı otomobil ile yanında müteveffa … bulunduğu halde, Koçarlı ilçesi istikametinden Germencik ilçesi istikametine doğru seyir halinde iken bir viraja sert girerek kaza yaptığı, aracın devrildiği, kaza sonucu müteveffanın ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı ve 18.09.2010 tarihinde vefat ettiği, usulüne uygun kabir açılması sonucu müteveffanın naaşının çıkartıldığı ve yapılan otopsi sonucu omur kırığı nedeniyle vefat ettiğinin anlaşıldığı, sanığın aracı kendisinin kullanmadığını söyleyerek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak alınan adli raporlar (sanık … hakkında, göğüste ağrılı hassasiyet ve sağ diz üst kısmında yüzeysel sıyrık olduğuna dair), otopsi raporlar, tanık beyanları ile sabit sanığın olay günü alkol muayenesinden kaçarak hastaneyi terk etmesi, oluşa uygun özellikle tanık … beyanları, karşısında sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan olduğu kanaatine varılmış ve savunmalarına itibar edilmemiştir.” şeklindedir.

2.Ölen …’ın Germencik Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 18959 nolu raporunda, trafik kazası öyküsü ile getirildiği, bilinci kapalı olduğu, 1,63 promil alkollü olduğu, ileri tetkik ve tedavi için Aydın Devlet Hastanesine sevk edildiği, 19.09.2010 tarihinde ölen …’ın ölümünün trafik kazasına bağlı olup olmadığının tespit edilmesi için fethi kabir yapılarak otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.12.2010 tarihli otopsi raporunda kişinin ölüm sebebi hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumundan görüş alınmasının uygun olacağının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16.03.2011 tarihli raporda; ölümün genel beden travmasına bağlı omur kırığı, medulla spinalis hasarı nedeni ile gelişen parapleji ve yatalak kalma sonucu oluşan komplikasyonlar (GİS kanama ve sonrasında gelişen hipovolemik şok ) nedeni ile meydana gelmiş olduğu mütala edilmiştir.

3.Sanık … hakkında Germencik Devlet Hastanesi tarafından 14.06.2010 günü 03.10 ‘da düzenlenen raporda, trafik kazası öyküsü ile geldiği, göğüs ağrısı, ayakta sıyrık şikayeti olduğu, koklamakla aşırı alkollü tespit edildiği belirtilmiştir.

4.Kaza tespit tutanağında, 14.06.2010 günü 02.20 sıralarında meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, köy yolunda, sürücü …’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken korkuluksuz sert viraja alkollü olmasından dolayı hızlı girmesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan su tahliye kanalına yoldan çıkması sonucu kazanın meydana geldiği, …’ın kusurlu olduğu belirtilmiştir.

5.Kolluk ekipleri tarafından düzenlenen olay yeri tespit tutanağında özetle, 14.06.2010 günü saat 02.20 sıralarında 112 acil ambulans servisini ** numaralı telefonu ile arayan şahsın trafik kazasını bildirdiği, devriye komutanı … tarafından ihbarı veren numara arandığında ismini … olduğunu beyan eden şahsın kazayı kayınpederi …’ın kullandığı otomobil ile yaptığını, kaza anında yanında bulunan …’ın yaralandığını, kendisine olayı kayınpederi …’ın bildirmesi üzerine olay yerine geldiğinde …’ın aracın yanında olduğunu, yaralı …’ın … içinde olduğunu, ambulansa haber verip ambulansın gelmesini beklemeden yaralıları alıp hastaneye gittiğini beyan etmesi üzerine ekiplerin olay mahalline gittiği, otomobilin yoldan çıkarak yolun sağında bulunan şevin bitimindeki toprak tümseğe çarptığı, otomobilin ön iki kapısının açık olduğu, yerde enerji içecekleri boş kutuları ve kullanılmış içki bardakları olduğunun görüldüğü, olay yerindeki ölçüm ve tespitler bitirilip tahkikatın devamı için Germencik Devlet Hastanesine doğru yola çıkıldığında ismini … olduğunu beyan eden şahıs tarafından devriye aracı ve üzerinde hasarlı otomobil bulunan oto kurtarma aracının durdurulduğu, …’ın ihbarı kendisinin verdiğini, kazayı …’ın yaptığını ve taburcu olup evine gittiğini, …’ın ise Aydın Devlet Hastanesine sevk edildiğini bildirdiği, adli raporların teslim alınması amacıyla Germencik Devlet Hastanesine gelindiğine acil doktorunun …’ın tedavisinin yapılmasına müteakip alkol raporu alınmak istendiğinde alkolmetreye üflemeyerek hastaneyi terk ettiğinin bildirildiği, kolluk ekipleri tarafından … aranarak …’ın karakola davet edildiği, telefona cevap veren …’ın karakola gelmeyeceğini beyan ettiği, …’ın evine gidildiğinde kimsenin bulunamadığı belirtilmiştir.

6.Trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 09.12.2013 tarihli raporda sanık … sevk ve idaresindeki otomobille aşırı alkollü bir şekilde seyri sırasında ilerlediği kesimdeki yolun fiziki durumunu dikkate almadan yüksek hızla seyretmesi, yola gereken dikkati vermemesi ve aracını taşıt oylu üzerinde tutma becerisini gösterememesi nedeniyle tamamen kusurlu bulunmuştur.

7.Tutanak Tanığı …’ın 16.07.2012 tarihli beyanı “olayın üzerinden 2-2,5 yıl gibi bir zaman geçmiş olması nedeniyle tam olarak hatırlıyamıyorum, hatırladığım kadarıyla bahse konu olay sabaha karşı bir trafik kazası ihbarı olarak aldım, ihbar telefonunu aradığımda şimdi tam olarak ismini hatırlamayamadığım yanlız … ‘ın oğlu olduğunu düşündüğüm bir şahıs ile görüştüm, bu görüştüğüm kişi … ‘ın sevk cve idaresindeki bahse konu plakası belirtilen otomobilin Germencik Kocarlı yolu üzerine kaza yaptığını, otomobil sürücüsü … ile yanında yolcu olarak …’ın yaralı olduğunu ve şahısların ambülans ile hastaneye götürdüklerini, söyledi, olay yerine giderken yolda ambülans ile karşılaştım ancak durdurmadım, olay yerinde trafik kolluğu ile gerekli inceleme yapılıp Germencik Devlet hastanesine, ulaşmak için yola çıktığımda Germencik devlet hastanesi ile yaptığım telefon görüşmesinde …’ın ağır yaralı olması nedeniyle Aydın devlet hastanesine sevk edildiğini, … sürücüsü … ‘ın ise aşırı derecede alkollü olduğunu, alkol muayenesi yaptırmak istemeksizin hastaneden izinsiz olarak ayrıldığını, öğrendim, hastaneye gittiğimde … sevk edilmişti, … ise hastaneden izinsiz olarak ayrıldığını tespit ettim, ihbar telefonunu tekrar aradım, ve … ‘ın oğlu ıolduğunu düşündüğüm şahıs ile görüşüp … ‘i karakola çağırdım, yanlız … gelmedi, adresine polis marifetiyle baktım, adreste değildi, olaydan yaklaşık 3-4 saat sonra kullanmakta olduğum … numaralı telefonu arayan … kendisini aramamam gerektiğini, bulamayacağımı vs. konuşarak tehdit vari atıflarda bulundu, … ‘ın ise Aydın Devlet Hastanesine sevk olması nedeniyle ifadesini alamadım, olaydan bir iki gün sonra … isminde bir şahıs komutanlığımıza müracat ederek bahse konu kazadaki … sürücüsünün kendisinin olduğunu iddia etti, ifadesini almadan önce yalan tanıklık ve suç üstlenmenin cezai yaptırımlarını kendisine uzun uzun anlattım, yanlız şahıs kazadaki sürücünün kendisi olduğunu iddia etmekte ısrar edince ifadesini aldım, ifade metninde şuan hatırlayamadığım kaza yeri kazanın oluş şekli ve vs. gibi subut deliller üzerine soruldu kısımları açarak kazadaki gerçek şöforun kendisini olup olmadığını anlamaya çalıştım, şuan hatırlamayamadığım bir çok çelişkili ifadeler vermesi üzerine fezleke de yalan tanıklık olarak belirttim, bugün için hatırladıklarım bunlardan ibarettir, ayrıca tahkikat ekinde bulunan bir çok tutanak vardır, bu tutanakları kendi marifetimle tanzim ettim, imzaların bana ait olması halinde tutanaklarda belirtilen bilgiler aynı şekilde geçerlidir, bu tutanaklarda olay ve … ile … ‘ın çelişkileri açıkça görülmektedir, ayrıca olay sonrası devam eden günlerde ki gelişmeleri Germencik C. savcısı …ile paylaştım, ve onun talimatları doğrultusunda hareket ettim,” şeklindedir. 03.12.2015 tarihli beyanı ” Ben, bu konu ile ilgili olarak daha önce ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ediyorum. Talimat evrakı ekinde bulunan 14/06/2010 tarihli olay yeri tespit tutanağı altındaki imza bana aittir. Tutanak içeriğini aynen tekrar ediyorum. Ben, ölen şahıs olan … ile sanık …’ı ambulansın içinde götürülürken gördüm. Bize olay, … tarafından bildirildi. … kayınperedi …’ın … ile kaza yaptığını, yanında …’ın bulunduğunu kendisinin bu durumu sanığın kendisini araması ile öğrendiğini ve bize bildirdiğini …’ın evden olay yerine gittiğini, kazaya karışan başka hiç kimsenin olmadığını, …’ ın beyan etmesi üzerine haber aldım. Biz, olay yerine gittiğimizde iki kapısı açık … plakalı … kapıları açık olarak vardı. Olay yerinde kimse yoktu. Sanığı aradık telefonla görüştük. Fiziken ulaşamadık, davete icabet etmedi. Öğlene doğru … isimli bir şahıs gelerek aracı kendisinin kullandığını beyan etmiştir. …’ a olay ile ilgili ne sorduysam hep çelişkili ifadelerle olayı yansıtmayan beyanlarda bulundu. Kaza anında da kaza yerinde ve civarında gerek ambulansla gerek farklı bir vasıta ile … ve … harici kimsenin nakledilmemesi nedeniyle … sürücüsünün … olduğunu değerlendirdim, ” şeklindedir.

8.Sanığın 27.12.2011 günü alınan savunması”: Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, olay tarihinde ben Germencik ilçesinde değildim, pazarlamacılık işi ile uğraşırım, olay günü de işim nedeniyle …’ye ait araçla sabah erken saatlerde Bodrum’a oradan da Milas’a gitmiştik, Milas’dan olay günü geç saatte döndüm, dönüp eve geldiğimde saat gece 02.00 sıralarıydı, birlikte yaşadığımız müteveffanın rahatsızlandığını ve uzaktan akrabam olan …’un kendisini hastaneye götürdüğünü söylediler, bunu bana aynı mahalledeki … isimli kişi söyledi, kendisi komşum olur, bunun üzerine ben de Germencik Devlet Hastanesi’ne ve oradan da Aydın Devlet Hastanesi’ne gittim, Aydın Devlet Hastanesinde müteveffanın yaralı olduğunu öğrendim, müteveffa ile konuştuğumda bana …’dan kendisini köye götürmesini istediğini, alkollü olduğunu, yolda tuvalet ihtiyacı için durduklarını, tuvalete giderken düşerek yaralandığını söyledi, olayla ilgili savunmalarım bundan ibarettir, suçlamayı kabul etmiyorum dedi.

Sanıktan müteveffayı neden hastanede aradığı savunması üzerine soruldu: Ben yolda müteveffanın yaralandığını …’dan duydum, bunun üzerine hastaneleri araştırdım dedi…

Sanıktan olay gününe ilişkin hastane raporu okunup beyanı soruldu:
Sanık beyanında: Söz konusu rapordaki yaralanmalar olay günü değildir, eskidir dedi.” şeklindedir. 04.07.2014 günü savunması “Sanıktan kazanın meydana geldiği 14.06.2010 tarihinde hastaneye sevki ile şahsının yaralanması ile ilgili alınan doktor raporu okunarak soruldu: Mevcut yaralarım eski tarihlidir, benim kaza ile ilgim yoktu, ben olay tarihinde Bodrum’daydım, sabaha karşı geldiğimde olaydan haberdar oldum, hastaneye sevk edildiğimi dahi hatırlamıyorum, hastanenin verdiği raporu da hatırlamıyorum, ben eşimin durumunu merak ederek hastaneye gittiğimde eşimin Aydın’a sevkedildiğini öğrendim, sormuş olduğunuz üzere hastaneye gitmeden önce de alkol aldığımı kabul ederim dedi. “

9.Tanık …’ın 27.09.2013 tarihli beyanı ” Ben sanıklardan …’ın kızı … ile resmi nikahlı olarak evliyim, vefat eden … benim eşimin üvey annesiydi, tam tarihini hatırlayamadığım 2010 yılı haziran ayında bir gece … bana gelerek biz … ile köye gidiyorduk, …’ın küçük abdestim var diyerek yolda kendisini durdurduğunu, daha sonra …’ı indirdiğini, beş on dakika beklediğini, ses soluk çıkmadığını söyledi, bunun üzerine bana gelirken de yolda şarampolde kaza yaptığını söyledi, birlikte kaza yerine kardeşimin arabasını alarak gittik, jandarmayı da aradım, kaza yerinde arabayı da gördüm, daha sonra …’ı aramaya başladık, …’in oraya kadar gittik, ışık tutarak aramaya başladık, seslendim, alt taraflarda iniltiler geldi, daha sonra …’ı yerde yatarken buldum, ne oldu diye sorduğumda bana düştüm dedi, daha sonra ben onu ve …’ı arabaya koyarak Germencik Devlet Hastanesi’ne getirdim, hatta yolda ambulansla da karşılaştık, yaralıları aldığımı söyledim, hastanede bir şey olmadığını alkollü olduğunu söylemişlerdi önce, ancak daha sonra Aydın Devlet Hastanesi’ne sevk ettiler, Aydın Devlet Hastanesindeyken polis de …’ın ifadesini birkaç gün sonra almıştı, ben olayı …’ın ve …’ın anlatması ile biliyorum dedi.

Tanığa olay günü hastanede …’ı görüp görmediği ve öncesinde …’ın göğsünde ağrı şikayeti ile hastaneye başvurup başvurmadığı hususu soruldu:
Tanık beyanında: Ben …’i Germencik Devlet Hastanesinde görmedim, Aydın Devlet Hastanesine geldi, ben …’de herhangi bir yara bere de görmedim dedi.

Tanıktan kazaya karışan araçta hasar olup olmadığını görüp görmediği soruldu:
Tanık beyanında: Arabaya çok dikkat etmedim ama çok büyük bir hasarı yoktu dedi.
Tanıktan vefat eden …’ın hastaneden çıktıktan sonra nerede kaldığı, bakımı ile kimin ilgilendiği soruldu:
Tanık beyanında: Kazadan sonra hastaneden çıktından sonra 10-15 gün bizim yanımızda kaldı, yürüyemez yatalak vaziyetteydi, daha sonra kardeşi …’ın yanına gitti, kayın pederim … de kardeşine götürdü dedi.

Tanıktan vefat eden …’ın kendi evlerinde kaldığı süre içinde kaza ile konuşup konuşmadığı, nasıl ve nereden düştüğü hususunda herhangi bir şey anlatıp anlatmadığı soruldu:
Tanık beyanında: Bize … hastanede düştüğünü söyledi, başka bir şey de söylemedi dedi. ” şeklindedir.

10. Hakkında yalan tanıklık suçundan dava açılıp beraat eden sanık …’un savunması “:Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum,olay tarihinde ben Germencikteydim,…’ın evine gittim,dayım kendisi evde yoktu,dayım nerde diye yengem olan maktul …’a sordum,daha sonra … kendisini de alıp köye götürmemi benden istedi bende arabaya onu da alarak köye doğru yola çıktım,yengen alkollüydü,bana durmam gerektiğini tuvalete gideceğini söyledi, tuvalete gidince çok gecikti,bende arabadan çıktım,ona seslendim,yenge neredesin diye,daha sonra ben …’ı telefon ile aradım,daha sonra yardım istemek için arabaya çalıştırdım ancak virajı alamayarak arabayı yan yatırdım,daha sonra … ve …’ın iki kardeşi geldi,…’ı düştüğü yerden bulduk,ordan çıkardık,Germenciğe hastaneye götürdük,oradan birşey yok dediler,daha sonra Aydın’a hstaneye götürdük,orada 1 ay hastanede yattı,bu olaydan 5 ay sonra vefat etti dedi.” şeklindedir.

11.Şikayetçi …’ın beyanı “Olay tarihi olan 14/06/2010 günü ben Acarlar Beldesinde idim. Benim kaza ile bilgim olaydan yaklaşık 10 gün sonra oldu. Kız Kardeşim olan maktul … Aydın Devlet hastanesinde yatarken yanına ziyarete gittim ve durumunu orada kazadan yaklaşık 10 gün sonra öğrendim. Kardeşim yatalak, omuru kırılmış, kabaları kesilmiş vaziyette idi. Dizleri soyulmuş, vücudunda yara bere izleri vardı. Ben sanıkları tanımam ancak …’un kardeşim …’ın eşi olan Nursel’in yeğeni olduğunu duydum. Ben sanıklardan şikayetçiyim, ancak davaya katılmak istemiyorum ” şeklindedir.

IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Dosya içeriğine göre, 14.06.2010 günü 02.20 sıralarında sanık …’ın alkollü olarak sevk ve idaresindeki otomobil ile yanında birlikte yaşadığı … bulunduğu halde, meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız sert virajlı köy yolunda seyir halindeyken viraja sert girerek direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde kaza yaptığı, sanığın haber vermesi üzerine olay mahalline gelen …’ın ambulansı aradığı fakat daha sonra ambulansı beklemeden yaralıları alıp hastaneye götürdüğü, Germencik Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14.06.2010 tarihli raporda sanık …’ın koklamakla aşırı alkollü olduğunun belirlendiği ve alkol ölçümü yaptırmamak için hastaneden ayrıldığı, olayda yaralanan …’ın 18.09.2010 tarihinde öldüğü, usulüne uygun kabir açılması sonucu müteveffanın naaşının çıkartıldığı ve yapılan otopsi sonucu Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda ölümün genel beden travmasına bağlı omur kırığı, medulla spinalis hasarı nedeni ile gelişen parapleji ve yatalak kalma sonucu oluşan komplikasyonlar (GİS kanama ve sonrasında gelişen hipovolemik şok) nedeni ile meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, sanığın aracı kendisinin kullanmadığını söyleyerek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ancak alınan adli raporlar (sanık … hakkında, göğüste ağrılı hassasiyet ve sağ diz üst kısmında yüzeysel sıyrık olduğuna dair), Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporu, olay yeri tespit tutanağı ve tutanağı düzenleyen tanık …’ın beyanları karşısında mahkemece sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik soyut beyan olduğu kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş sanığın temyiz itirazları reddedilmiştir.

2. 04.06.2010 günü 03.20 de düzenlenen genel adli muayene raporunda koklamakla aşırı alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli 2011/220 Esas 2016/338 Karar sayılı hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.