YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4394
KARAR NO : 2023/4825
KARAR TARİHİ : 07.07.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/498 Esas, 2020/70 Karar sayılı kararı ile 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü …’ün, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün örgütten ayrıldığına yönelik samimiyetinin tasdikini talep etmesi üzerine, hükümlünün silahlı terör örgütünden ayrılıp ayrılmadığı yönünde bir karar verilebilmesi için mevcut hâli, kurum geçmişi ile infaz sürecindeki eğilimlerinin izlenmesi gerektiği ve gözlem süresinde örgütten ayrıldığına dair samimiyeti için somut herhangi bir veriye rastlanmadığından altı ay süre ile denemeye tâbi tutulmasına dair Afyonkarahisar 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 28.10.2021 tarihli ve 2021/7400 sayılı kararına yönelik şikayetin
reddine ilişkin Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğinin, 18.11.2021 tarihli ve 2021/6615 Esas, 2021/6410 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/2451 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 94660652-105-03-3567-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve 2023/40760 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve 2023/40760 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlülerin gruplandırılması” başlıklı 24 üncü maddesinde yer alan, “ (1) Hükümlüler; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Aklî ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, d) Terör suçluları, e) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular gibi gruplara ayrılırlar.” şeklindeki,
Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmeliğin hükümlülerin gruplandırılması başlıklı 19 uncu maddesinde yer alan, ”Hükümlüler, bulundukları veya gönderildikleri ceza infaz kurumlarında; a) İlk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadî suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler, b) Zihinsel ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler, c) Tehlike hâli taşıyanlar, ç) Terör suçluları, d) Suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular, e) Gözlem sürecinin devamına karar verilenler, gibi gruplara ayrılırlar.” şeklindeki,
Anılan Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde yer alan ”..19 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen suçlular ayrıca; a) Örgüt lideri olanlar, b) Aktif örgüt üyesi olanlar, c) Örgütten ayrılanlar, ç) Tarafsız olanlar şeklinde gruplandırmaya tâbi tutulurlar..” şeklindeki,
Adı geçen Yönetmeliğin 36 ncı maddesinde yer alan, ”Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infaz edilmesine ve ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmelerine ilişkin talebi üzerine, ilgili talebin mevzuatta belirtilen süre ve kaldırılmamış disiplin cezasının bulunmaması gibi şartları taşıyıp taşımadığı idare tarafından araştırılır, gerekli şartları taşımayan talep reddedilerek hükümlüye tebliğ edilir. Talebin bulunması, süre şartını sağlaması ve kaldırılmamış disiplin cezası bulunmaması gibi mevzuatta belirtilen şekil şartlarını taşıyan dosyalar; idare ve gözlem kurulu sekretaryası tarafından işleme alınarak ilgili hakkında gözlem ve değerlendirme dosyası hazırlanır. Dosyanın 5275 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunup bulunmadığı belirlenerek müteakip işlemlerin ikmali sağlanır…” şeklindeki,
Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, “Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem
kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmeleri için, koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi hâlli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği,
Somut olayda, hükümlünün mensup olduğu örgütten ayrıldığının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi gerektiği, bu doğrultuda hükümlünün örgütten ayrıldığına ilişkin samimi eylemlerinin yanında, ceza infaz kurumu yetkilileri tarafından yapılacak gözlem ve denetimlerle hükümlünün örgütten ayrıldığına dair yeterli kanaatin de oluşmasının gerektiği, idare tarafından hükümlü hakkında yapılacak işlemler boyunca ise, hükümlü hakkında bahsedilen kanaate ulaşılması bakımından hükümlünün bağımsız koğuşa alınarak değerlendirilmesinin zorunluluk arz etmediği gibi, ceza infaz kurumlarına böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği, nitekim; silahlı terör örgütüne üye olduğu mahkeme kararı ile tespit edilerek cezalandırılan hükümlünün, 04.08.2021 tarihli dilekçesi ile söz konusu örgüt ile bağının kalmadığını beyan ederek tarafsız koğuşa geçme talebinde bulunduğu, bunun üzerine hükümlünün mevcut durumunun, ilk olarak adı geçen Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun 12.08.2021 tarihli ve 2021/4638 sayılı kararı ile hükümlünün durumunun gözlemlenerek değerlendirilmesine karar verildiği, belirtilen süre boyunca hükümlünün Kurum görevlileri ile görüştüğü ve gözlemlendiği, ancak hükümlünün kurumda kaldığı müddetçe telefon görüşmeleri ve mektupları incelendiğinde terör örgütünden ayrıldığına dair somut her hangi bir veriye rastlanmadığından bahisle hakkında yeterli kanaat elde edilememesi üzerine de örgütten ayrıldığına ilişkin samimiyetinin tasdikinin reddine ve hükümlünün denemeye tabi tutulmasına dair kararların verildiği, söz konusu değerlendirmenin cezanın infazı sırasında idarece yapılan görüşmelere ve gözleme dayanılarak verildiği gibi, örgüt ile bağının ve mensubiyetinin bulunmadığını beyan eden hükümlünün söz konusu örgüte dair herhangi bir bilgi paylaşımında da bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlülerin gruplandırılarak cezaevinde barındırılmalarında, cezaevi idaresinin takdir hakkına sahip olduğu, terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olanların açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için, koşullu salıverilme tarihlerine bir yıldan az süre kalması, mensup oldukları örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesi ve iyi halli olmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, hükümlünün örgütten ayrıldığına ilişkin samimi beyan ve eylemlerinin yanında, ceza infaz kurumu yetkilileri tarafından yapılacak gözlem ve denetimler sonucu hükümlünün örgütten ayrıldığına dair yeterli kanaatinde oluşmasının gerekmektedir.
3. Somut olayda; hükümlü hakkında ceza infaz kurumunda bulunduğu süre içerisinde yapılan gözlem ve denetimler sonucu ceza infaz kurumu yetkili birimleri tarafından düzenlenen raporlarda terör örgütünden ayrıldığına dair yeterli kanaatin oluşmadığının bildirilmesi nedeniyle, hükümlünün terör örgütünden ayrıldığına dair samimiyetinin tasdikine dair talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla, itirazın reddine karar verilmesi gerekirkenkabulüne dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.01.2022 tarihli ve 2021/2451 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.07.2023 tarihinde karar verildi.