Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15228 E. 2023/1425 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15228
KARAR NO : 2023/1425
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2014 tarihli ve 2014/130 numaralı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/113 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 YIL 6 AY hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 YIL 6 AY hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/113 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2017/2564 Esas, 2021/4100 Karar sayılı kararı ile suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip babası olan katılan …’ın yüzüne verilen kararı temyiz etmemesi karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin temyiz isteminin reddine; esastan incelenen sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden ise sanığın atılı suçları işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2021 tarihli ve 14-2014/290240 sayılı itiraznamesi ile temyiz isteminin reddi ve bozma kararları kaldırılarak sanık müdafiinin temyiz istemi ile birlikte katılan mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden de esastan inceleme yapılması suretiyle hükümlerin onanmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2017/2564 Esas, 2021/4100 Karar sayılı kararına itiraz edilmiştir.

5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.12.2021 tarihli ve 2021/22456 Esas, 2021/10025 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2017/2564 Esas, 2021/4100 Karar sayılı ilâmı usul ve kanuna uygun görülüp, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden reddiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2022 tarihli ve 2022/9-65 Esas, 2022/459 Karar sayılı kararı ile mağdurun annesi ve babasının sanık hakkında şikâyetçi olup davaya katılmış olmaları, mağdurun kanuni temsilcilerinin iradelerine uygun olarak kanun yoluna başvurma yetkisi kazanan vekilinin sanık hakkında verilen hükümleri temyiz etmeye hakkının olduğu kabul edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Yargıtay (Kapatılan) 14.Ceza Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2017/2564 Esas, 2021/4100 Karar sayılı katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin reddi ve çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere ilişkin bozma kararının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin yanında katılan mağdur vekilinin temyiz talebinin de değerlendirilmesi suretiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın, Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine karar verilmiştir.

7. Dava Dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.04.2017 tarihli ve 14-2014/290240 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın suç teşkil eden fiili gerçekleştirip eylemi tamamlamasına rağmen sarkıntılık düzeyinde kaldığı takdirde verilmesi gereken cezanın verildiğine, alt sınırı 8 yıl olan bir suçun işlenmesi karşısında, yerel mahkemece takdiren 3 yıl cezaya hükmedilmesinin, suçu işlediği sabit olan ve mağdurun ruh sağlığını bozan sanık için yeterli olmadığına, mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin yeterli derecede araştırma yapılmadığına, her iki suçtan verilen kararın adalet duygularını zedeleyici nitelikte olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Beş yaşındaki mağdurun 30.01.2014 tarihli ifadesinde, sanığın cinsel organını anüsüne soktuğunu, bu eylemi daha önceden de dört kez gerçekleştirdiğini iddia etmesine rağmen moleküler genetik inceleme raporunda bulgu tespit edilmediğine, adli muayene raporunda da livata bulgusunun bulunmadığına, iddiaları doğrulayacak hiçbir delil bulunmadığına, beş yaşındaki mağdur ile sekiz yaşındaki tanık …’nin ifadelerinin birbirleriyle örtüşmeyip çelişkili ve tutarsız olduğuna, mağdur ile adı geçen tanığın 06.05.2014 tarihli duruşmada, olaydan sonra bir daha sanığın evine gitmediklerini beyan etmelerine rağmen suç tarihinden sonraki tarihlerde birkaç kez sanığın evine gittikleri hususunun tanık beyanlarıyla sabit olduğuna, sanığın eşinin ve komşularının rahatlıkla duyup görebileceği bir ortamda hatta tanık olan çocuğunda bulunduğu bir ortamda kişiyi cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılması ve çocuğun cinsel istismarı suçunu işlemiş olmasının akla ve mantığa aykırı olduğuna, sanığın her iki suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın bahçesine köpek sevmek için giden mağduru evine çağıran sanığın mağdur ile oyun oynadığı sırada koltuğa oturduğu, mağduru kucağına aldığı, daha onu yüzüstü koltuğun üzerine yatırarak alt kıyafetlerini indirdiği, kendisinin de pantolonunu çıkartarak poposuna sürtünmek suretiyle istismarda bulunduğu, bu sırada tanık …’nin sanığın eylemini görerek olay yerinden kaçtığı kabul edilerek sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suç tarihinde beş yaşında olan mağdur ile 8 yaşında olan tanık …’nin aşamalardaki özde tutarlı beyanları, tanık ….’nin sanığın alt tarafının çıplak vaziyette iken cinsel organını mağdurun makatına değdirdiğine dair görgüye dayalı anlatımı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalının 30.04.2014 tarihli raporunda; mağdurun duygu durumunun anksiyeteli olduğunun, soyut düşünme ve gerçeği değerlendirme yetilerinin ise gelişimi ile uyumlu bulunduğunun belirtilmesi ve mağdurun kovuşturma evresindeki ifadesine katılan psikoloğun duruşma öncesi mağdur ile görüşme yaptığı sırada mağdurun ağlamaklı olduğunu, sanık ile ilgili herhangi bir şey konuşmak istemediğini, doğal yaşına uygun tepkiler verdiğini gözlemlediğine dair ifadesi birlikte değerlendirildiğinde; sanığın evine çağırdığı mağdurun alt kıyafetlerini indirdikten sonra poposuna penisiyle sürtünerek çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2. Hükümden sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı tarafından 25.07.2014 günü tanzim edildiği anlaşılan rapora göre sanığın eylemi nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğu anlaşıldığından, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesindeki değişiklikler gözetilip lehe aleyhe Kanun karşılaştırması yapılarak sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken ruh sağlığı raporunun sonucu beklenmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 29.01.2014 yerine 27.01.2014 şeklinde gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

4.Bozma sebebine göre Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın suç tarihinde konutunun eklentisi niteliğinde olan bahçesine köpek sevmeye gelen beş yaşındaki mağduru konutuna çağırdıktan sonra cinsel istismar eylemini gerçekleştirmesi karşısında, mağdurun cinsel istismar eylemi öncesinde sanığın bahçesine kendiliğinden geldiği, kolluk görevlileri tarafından çizilen krokiye göre köpeğin bağlı bulunduğu yerin bitişiğinde bulunan konuta sanığın çağrısı üzerine girdiği, sanığın mülkiyeti altında bulunan bir yerde gerçekleşen bu şekildeki kısa süreli geçişlerin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun maddi unsurunu oluşturabilecek nitelikte cezalandırılabilir bir fiil olarak değerlendirilemeyeceği, sanığın istismar eylemi nihayete erdikten sonra mağdurun yanından ayrılmasına engel olduğuna dair bir iddianın bulunmadığı, cinsel istismar eylemi ile sınırlı bir şekilde mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının da çocuğun cinsel istismarı suçunun zorunlu sonucu olduğu gözetilerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 29.01.2014 yerine 27.01.2014 şeklinde gösterilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
3. Bozma sebebine göre Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2014 tarihli ve 2014/113 Esas, 2014/197 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.