YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4803
KARAR NO : 2023/4839
KARAR TARİHİ : 07.07.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Nitelikli yağma suçundan Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2014 tarihli ve 2013/119 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararı ile 10 yıl hapis cezasına hükümlü …’nın iş bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin … İnfaz Hâkimliğinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/340 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararını takiben, Erciş Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 10.11.2021 tarihli ve 2021/54 NKL sayılı yazısı ile hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu suçtan dolayı kamu davası açılmış olduğundan bahisle hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, her ne kadar hükümlü hakkında denetimli serbestlik kararı devam
etmekte iken kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmış ise de; hükümlü hakkında açılan davanın halen derdest olduğu, kovuşturma sonucunda hükümlü hakkında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı da verilebileceği, bu aşamada hükümlünün işlediği iddia olunan suç ile ilgili yapılan yargılamasında hakkında verilen kesin bir hükmün bulunmadığı, bu aşamada hükümlü hakkında açık ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesinin, ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle hükümlü hakkında devam etmekte olan denetimli serbestlik tedbirinin aynen devamına yönelik Erciş İnfaz Hâkimliğinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/1132 Esas, 2021/1132 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/1068 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-65-5788-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve 2023/52512 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve 2023/52512 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “(Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir ” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında … İnfaz Hâkimliğinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/340 Esas, 2021/338 Karar sayılı denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 22.08.2021 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçuna ilişkin olarak Erciş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.10.2021 tarihli ve 2021/2957 soruşturma, 2021/914 Esas, 2021/739 sayılı iddianamenin Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesince 22.10.2021 tarihinde kabul edilerek kamu davasına ilişkin yargılamanın başlamış olduğu, hükümlünün kamu davasının açıldığı tarihe kadar denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği dikkate alındığında, Mahkemesince 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeni suça ilişkin iddianamenin kabul edilerek kamu davasının açıldığı tarih olan 22.10.2021 tarihi ile koşullu salıverilme tarihi olan 17.01.2024 tarihine kadar sürenin açık ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin konu ile ilgili (2) ve (3) üncü fıkraları;
“(2) (Ek fıkra: 31.3.2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(Ek cümle:12.5.2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı altı aydan az olamaz.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14.4.2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.”
3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesinin konu ile ilgili yedinci fıkrası;
“(7) (Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Hükümlünün 10 yıl hapis cezasının infazı için 19.01.2019 tarihinde cezaevine alındığı, Cumhuriyet savcılığı tarafından düzenlenen 21.05.2020 tarihli ve 2019/7-616 sayılı müddetnameye göre, şartla
tahliye tarihinin 17.01.2024, bihakkın tahliye tarihinin ise 15.01.2029 olarak belirlendiği, hükümlünün talebi üzerine 26.01.2021 tarihli İnfaz Hakimliği kararı ile hakında şartla tahliye tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği sırada 22.08.2021 tarihinde eşine karşı işlediği iddia olunan basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 ncü ve 58 … maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile 22.10.2021 tarihinde Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
4. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasına göre, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, somut olayda, hükümlünün işlediği iddia olunan ve kamu davasına konu yapılan eşe karşı basit kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasını” gerektirmesi, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre suçun “eşe” karşı işlenmesi nedeniyle “yarı oranında” arttırılması gerektiğinden verilebilecek cezanın alt sınırının altı ay hapis veya adli para cezası olacağı ve hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun hapis cezasının alt sınırının bir yılın altında kalması nedeniyle 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasının birinci cümlesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, İnfaz Hakimliğince gösterilen gerekçe yerinde ve yasal değil ise de, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi, açık ceza infaz kurumuna iade edilmemesi yönünde verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, hükümlü hakkında uygulan denetimli serbestlik kararının kaldırılarak, işlediği kasıtlı suç nedeniyle kamu davasının açıldığı tarih ile koşullu salıverilme tarihine kadar sürenin açık ceza infaz kurumunda çektirilmesi gerektiğine yönelen ve haklı sebebe dayanmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oybirliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.07.2023 tarihinde karar verildi.