YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/242
KARAR NO : 2023/2217
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin, yokluğunda verilen karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 26.11.2022 tarihinde tebliği üzerine 25.11.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 29.05.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 08.02.2007 – 01.05.2007 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 29.06.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava süresinde açılmamıştır. Davaya konu mahkeme kararı kesinleşmemiştir. Davanın yetkisizlik, görevsizlik ve derdestlik yönünden araştırılması gerekmektedir. Davacı kendi eylemleri ile gözaltı ve tutukluluğa sebebiyet vermiştir. Talep edilen tazminat miktarları ve faiz fazladır. Davacının davaya muvafakatinin olup olmadığı araştırılmalıdır. Davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmelidir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.115,16 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 24.01.2022 tarihli ve 2020/9171 Esas, 2022/563 Karar sayılı ilâmı ile; davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma müzekkerelerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmemesi, 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi, Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabul ve uygulamaya göre de; Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
6. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1.115,16 TL maddi, 3.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.01.2023 tarihli ve 2023/158105 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz isteği; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz isteği; davanın süresinde açılmadığına, savunma haklarının kısıtlandığına, maddi zararını ispatlayamayan davacı lehine tazminata hükmolunmasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazlalığına, faiz uygulamasına, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/237 Esas 2015/55 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının kasten adam öldürme suçunu işlediğinden bahisle 08.02.2007 tarihinde tutuklandığı, 01.05.2007 tarihinde tahliye edildiği, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/237 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile 09.02.2015 tarihinde davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 13.04.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş gerekçeli kararın sanığa (davacıya) tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacının (sanığın) bu dosyada tutuklu kaldığı sürenin başka herhangi bir mahkumiyetinden mahsubuna ilişkin dosya içinde herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanmadığı, davacının tutuklu kaldığı 08.02.2007 – 01.05.2007 tarihleri arasındaki sürenin fiilen infaz gördüğü anlaşılmıştır.
Maddi tazminat hesaplanırken Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.02.2013 tarih, 2012/32706 Esas, 2013/3242 Karar sayılı ”belirli işi olmayan ve meslekleri olmakla birlikte kazanç tutarlarını kanıtlayamayanların maddi zararlarının tutuklu kalınan süre içerisinde yürürlükte bulunan asgari ücret esas alınarak hesaplanması” şeklindeki içtihadı göz önünde bulundurularak, davacının tutuklanmadan önce ve tutukluluktan hemen sonra devam eden sürekli ve kurumsal kaydı bulunan bir işi olmadığı buna bağlı olarak düzenli bir gelirinin bulunmadığı anlaşıldığından; haksız tutukluluk nedeniyle uğranılan net gelir kaybı, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde sanayi ve tarım kesiminde asgari ücretle çalışan 16 yaşından büyük bir işçi ile aynı net gelir üzerinden hesaplanmış ve 1.115,16 TL maddi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 08.02.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat hesaplanırken Yargıtay CGK’nın 12/04/2011 tarih, 52 – 10407 sayılı ve “manevi zarar, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarında meydana gelen ihlalden ibarettir. Yakalanan veya tutuklanan kişinin aile ve iş çevresinde sosyal ilişkilerinde itibarının sarsılması, bu ilişkilerden tecrit edilmesi dolayısıyla duyduğu elem ve ızdırap, yakınlarından uzaklaşması nedeniyle hasret çekmesi ve ruhsal sıkıntılara uğraması, yargılama süreci içerisinde yargı ortamında bulunmanın verdiği sıkıntılar, cezaevinde bulunmanın verdiği sıkıntılar gibi hususlan manevi zararın mahiyetini açıklamaktadır. Yine bu olay nedeniyle kişinin ailesini veya dostluk ilişkisini kaybetmesi muhtemeldir. Maddi tazminatla kişinin uğradığı gelir kaybı, ödedikleri avukatlık ücreti ve yol giderleri gibi masrafların giderilmesi amaçlanırken manevi tazminatla kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalması nedeniyle duyduğu elem, ıstırap ve ruhsal sıkıntının bir ölçüde giderilmesi gerekmektedir.” şeklindeki içtihadı göz önünde bulundurularak 3.500,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 08.02.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/237 E., 2015/55 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 08.02.2007 – 01.05.2007 tarihleri arasında 82 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 13.04.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/237 E., 2015/55 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 08.02.2007 – 01.05.2007 tarihleri arasında 82 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 13.04.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında ve belirlenen maddi tazminat miktarına talep doğrultusunda faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı ve belirlenen manevi tazminat miktarına talep doğrultusunda faiz işletilmesi yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/153 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2023 tarihinde karar verildi.