YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7534
KARAR NO : 2023/11809
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/547 E., 2022/184 K.
HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi ile karar değiştirilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2014 tarihli ve 2014/1140 No.lu iddianamesi ile hükümlü hakkında katılan …’e yönelik nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) benti, 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/56 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/56 Esas, 2015/16 Karar sayılı kararının hükümlü müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.12.2015 tarihli ve 2015/1665 Esas, 2015/45766 Karar sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
4. Kesinleşen hükümlere yönelik hükümlü müdafiinin 06.01.2016 tarihli yargılamanın yenilenmesine ilişkin dilekçesi üzerine … 16. Ağır Ceza Mahkemesi 13.01.2016 tarihli ek karar ile yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer bulunmasına karar verilmiştir. Duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2016/43 Esas, 2017/183 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında verilen 29.01.2015 gün 2014/56 Esas 2015/16 Karar sayılı 11 yıl 8 ay mahkûmiyete dair kararın onanmasına karar verilmiştir.
5. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2017 tarihli ve 2016/43 Esas, 2017/183 Karar sayılı kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.10.2019 tarihli ve 2017/2934 Esas, 2019/5228 Karar sayılı kararı ile;
”Kesin hüküm, toplumda hukuki güvenliği kurmak amacını taşımaktadır. Ancak; bu durum hukuki güvenliğin sağlanması için yeterli olmayıp bunun yanında adaletin de gerçekleşmiş olması gerekir. İyi bir kesin hüküm, adalet ve hukuki güvenlik kavramlarını dengede tutabilen bir hükümdür.
Ortaya yeni çıkan ve delillerle daha önce ulaşıldığı sanılan adaletin sarsıldığı durumlarda kesin hükmün kaldırılıp, yargılamanın yenilenmesi adlı bir yasa yolunun doğmasına neden olmuştur.
Yargılamanın yenilenmesini istenebilmesi için yasada açıklanmış bulunan (CMK 311-314) nedenlerden birinin gerçekleşmiş olması şarttır.
Yasada öngörülen yenileme nedenleri;
a) Mahkumun lehine ve aleyhine uygulanabilecek olan ortak nedenler,
a.a ) Karara temel teşkil eden bir belgenin sahteliğinin anlaşılması (CMK 311/ bend-a, 314/bend-a),
b.b) Bir tanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunması ya da bilirkişinin gerçeğe aykırı rapor vermesi (kasten ya da ihmal sonucu) (CMK 311/bend b, 314/bend-b),
c.c) Kararı vermiş olan yargıçlardan birinin suç işlemesi (CMK 311/bend-c, 314/bend-c),
b) Mahkum lehine uygulanabilecek nedenler;
a.a) Mahkemenin cezaya ilişkin son kararının bir hukuk mahkemesinin kararına dayanması durumunda, Hukuk Mahkemesi’nin kararının kesinleşmiş olan bir kararla bozulması, (CMK 311/bend-d),
b.b) Mahkumun beraatine ya da daha hafif bir suçtan ötürü cezalandırılmasını gerektirecek yeni delil ve olguların ortaya çıkması (CMK 311/bend-e),
c.c) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş karar ile tespit edilmiş olması (CMK 311/bend-f )
Bunlar gerek yalnız, gerekse daha önceki yargılamada kullanılan olgu ve delillerle bu sonucu ortaya çıkarabilecek güçte olduklarında, birer yenileme nedeni olarak kabul edileceklerdir. Bunların fiille ilgili olması ve mahkemeye bildirilmediğinden hükümde dikkate alınmamış her türlü vakıa ve delil olmasıdır. Bunların mahkum tarafından önce biliniyor olması, olmaması önemli olmaksızın yeni sayılır. Buradaki yenilik taraf bakımından değil mahkemeye bakımındandır. Önemli ve ciddi bulunması önde önemlidir.
İşte bu aşamada;
Davanın kabule şayan olup olmadığı önceki son kararı veren mahkeme tarafından incelenecek, olumlu sonuca ulaşılırsa, dava dilekçesi karşı tarafa bildirilip, mahkemece delil toplanmasına geçilecektir. Toplanan ek ve yeni deliller birlikte değerlendirildiğinde daha sağlam bir sonuca ulaşmak mümkün olacaktır. Bu aşamadan sonra, son soruşturmanın yeniden yapılıp yapılmayacağı açıklanacaktır.
Birinci derece yargılamadaki ilk soruşturmaya bir faaliyet olan yargılamanın yenilenmesi delil toplama ve sonuç çıkarma sonunda, son soruşturmanın yenilenmesi veya yenilemeye gerek olmadığını niteliğinde karar verilecektir.
Mahkeme yargılamanın yenilenmesinde ileri sürülen nedenleri, yargılamayı yeniden yapmaya yeterli bulmazsa son soruşturmanın yenilenmesine gerek olmadığına, aksi halde son soruşturmanın yeniden yapılmasına karar verir.
Mahkum ölmemiş ise; yenileme yargılaması duruşmalı yapılacaktır. Birinci derece yargılamasındaki duruşma kuralları kıyasen uygulanacaktır. Ceza Mahkemesi maddi gerçeği araştırmak amacıyla yerel mahkemeler veya olağan kanun yollarında değil olağanüstü kanun yolları ve tali davalarda da geçerlidir. Deliller eksiksiz toplanmalıdır.
Duruşma sonunda; yargılama öncesi kararın değiştirilmesine yer olmadığına, önceki kararın “tasdikine”, aykırısı durumunda önceki kararın ortadan kalktığını belirtip mahkeme yeni bir karar vermek durumundadır.
Burada yeni delil ve vakıa hüküm veren mahkemeye bildirilmediği için hüküm kurulurken dikkate alınmamış olan her türlü vaka ve delilerdir. Mahkum tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni sayılır. Hükmü veren mahkeme bilmediği için hüküm kurulurken dikkate alınmamış olan her türlü olgu ve delil yeni sayılır.
Hüküm veren mahkemenin delillerle doğrudan teması olup, onun tarafından diğer deliller ile birlikte ele alınmadığı sürece temyiz denetiminden geçtiğinden bahsedilemez, zımnen de olsa benimsenemez. Bir anlık aykırı düşünülse bile bu durumda bir hata ile de adalet ve hukuki güvenlik kavramlarının dengede tutulduğu iddia edilemeyecektir.
Somut dosyamıza gelince;
Sanık … hakkında 22.04.2014 tarihli iddianame ile müşteki …’e yönelik yağma suçundan açılan kamu davasına istinaden yapılan yargılama sonucunda … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/56 Esas-2015/16 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK’nin 149/1-a, 62/1. maddeleri gereğince 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, sanık savunmanının temyizi üzerine bahse konu kararın Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 08.12.2015 tarih ve 2015/1665 Esas, 2015/45766 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilip kesinleştiği; sanık … savunmanının 06.01.2016 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçesi üzerine, … 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosyanın yargılamanın yenilenmesi yönünden ele alınmak suretiyle yapılan yargılama sonucu; olay gün ve saati itibariyle sanığın … ili, Akçakale ilçesinde, burun kırığı nedeniyle tedavi gördüğü, dolayısı ile olay yeri olan … ili, Kağıthane ilçesi, Gültepe semtinde bulunmadığını, beyan etmiş ise de, dosya arasında bulunan UYAP kayıtlarındaki sanıkla ilgili mahkeme kararlarından anlaşılacağı üzere sanığın yargılama konusu olayla başka dosyalarda da ilgi ve irtibatının bulunduğu, yargılamanın yenilenmesine gerekçe yapılan hastane kayıtları hususunun yukarıda ayrıntısı belirtilen şekilde temyiz inceleme aşamasında iken tüm belgelerin sunulduğu, Yargıtay temyiz merciince suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde bir isabetsizlik olmadığının açıkça ilamda belirtildiği, dosyaya sunulan belgelerin temyiz inceleme gününden önce dosya içerisinde bulunduğu, mağdurun yaşı nedeniyle sonradan teşhis yapamamasının kesinleşen hükmü ortadan kaldırmayacağı, olayın sıcağı sıcağına, 02.11.2013 tarihinde yapılan fotoğraf teşhis tutanağının açık ve net olduğu böylece yargılanmasının yenilenmesini gerektirir bir delil bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiğinin, sanık … hakkında hüküm kuruluncaya kadar alınan hiçbir savunmasında olay tarihinde Urfa’da bulunmadığını, hatta hastanede olduğunu beyan etmediği aksine kararın temyiz aşamasında 17.03.2013 ve 23.03.2013 tarihli temyiz dilekçelerinde hastanede yattığından veya burnunun kırılmasından bahsetmeyip Urfa ilinde pvc işinde çalıştığını beyan etmiş, sonrasında avukatının verdiği 10.04.2015, 12.06.2015 tarihli temyiz dilekçelerinde sanığın suç tarihinde hastanede yattığı yönünde savunma yaptığının anlaşılması karşısında;
Ceza yargılamasının amacı, usul kurallarının öngördüğü ilkeler doğrultusunda somut gerçeğin her türlü kuşkudan uzak bir biçimde kesin olarak saptanmasıdır. Gerek 1412 sayılı CMUK gerekse 5271 sayılı CMK adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle, maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle hüküm kesinleşinceye kadar, inceleme olanağı bulunan kanıtların ele alınıp değerlendirilmesi, diğer bir deyişle adaletin tam olarak gerçekleşmesi için, olaya ışık tutabilecek nitelikteki tüm yasal kanıt ve belgelerin araştırılıp tartışılması, doğruluğunun her türlü kuşkudan uzak bir şekilde ispatı zorunludur.
Hal böyle olunca;
Sanık …’ın 23.07.2013 -26.07.2013 tarihleri arasında burun kırığı nedeni ile Akçakale Devlet Hastanesinde yatması ile ilgili olarak hasta dosyasının tamamının ve hastaneye başvuru sırasında sunmuş olduğu fotoğraf içeren kimlik belgesinin dosyaya celp edilmeksizin, dosyada mevcut ıslak imza bulunmayan Epikriz Formunda bulunan 6 adet farklı tarihli ve yara pansumanı ibareli barkodun ne anlama geldiğinin, yatan hastaya yapılan her işlemle ilgili barkod düzenlenip düzenlenmediğinin hastane yönetiminden sorulup ve/veya resen araştırılmadan, belgede sanığın tedavisini yapan doktor “…’ın” ıslak imzasının ve/veya elektronik imzasının işlenmemiş olması da dikkate alındığında, adı geçen doktorun Akçakale Devlet Hastanesinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise hangi tarihlerde görev yaptığı belirlenip, gereğinde bu konuda beyanı alınıp, hastanede yatırılarak yatak tedavisi sürdürülen … ile ilgili dosya ve günlük izleme evraklarının tamamının getirilip, katılan …’e 02.11.2013 tarihinde yaptırılan fotoğraflı teşhis üzerine tutulan tutanakta mağdurun “Fotoğraf albümündeki 5. sıradaki şüphelilerin fotoğraflarını teşhis ettiği” belirtildiğinden bu teşhiste kullanılan fotoğrafların birer örneği de dosyaya getirtilip, sonucuna göre, delillerin bir bütün halinde tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yetinilip, yazılı şekilde karar verilerek adalet ve hukuki güvenlik kavramlarının dengede tutulmasının engellenmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2019/547 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ; yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ve mahkemece verilen 29.01.2015 tarih 2014/56 Esas – 2015/16 E.K sayılı kararın değiştirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, hastane raporu dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ve eşi …’i 23.07.2013 tarihinde ev telefonundan arayarak kendilerini Cumhuriyet savcısı ve polis olarak tanıtan kimliği tespit edileyen şahısların katılan ve eşine terör örgütüne yardım yaptıklarını tespit ettiklerini, bankada ne kadar paralarının olduğunu sordukları eğer bu bilgileri vermezler ise örgüt suçundan tutuklanacaklarını söyleyerek korkutmaları üzerine katılan ve eşinin bankada paralarının olduğunu söyledikleri, bunun üzerine bu paraları çekmeleri gerektiği, çektikleri para yerine savcılık tarafından seri numaraları alınmış paraların yatırılacağı ve hesap hareketlerine bakılarak suçluların tespit edileceğini, bankada bulunan paralarını çekip kendilerine vermeleri gerektiğini vermezler ise bankadaki paralarına devlet tararından el konulacağını söyledikleri, tüm bu konuşmalar sırasında katılanın cep telefonu numarasını da öğrendikleri katılan’ın hemen bankaya hemen gidip 60.408,00 TL parasını çekdiği, kendisini telefonla arayan kimliği tespit edilemeyen şahsın yönlendirmesi ile ara sokağa girdiği burada sanık …’ın katılanın yanına gelerek parayı istediği katılanın vermeyeceğini söylemesi sanığın bıçak çıkarıp ”seni öldürürüm” diyerek katılandan zorla parayı alıp kaçmıştır.
Yerel Mahkemece, nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu ve Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen ilam ile bahse konu hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2. Katılanın savcı huzurunda yüz yüze geldiği sanığı teşhis ettiği 17.03.2014 tarihli teşhis tutanağından anlaşılmıştır.
3. Akçakale Devlet Hastanesi ile yapılan yazışmalar sonucu dosyaya getirtilen sanık hakkında düzenlenmiş epikriz formlarının çelişkili bilgiler ve tarihler içerdiği görülmüştür.
4. Hastane evrakında adı ve soyadı yazan doktor A.T tanık sıfatıyla dinlendiği duruşmada bahse konu sanık hakkındaki tedavi evrakının doğruluğu konusunda şüpheli olduğunu ifade ettiği görülmüştür.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildigi belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Akçakale Devlet Hastanesi ile yapılan yazışmalar sonucu dosyaya giren sanık ile ilgili düzenlenen klinik bilgi formu, epikriz formu (taburculuk özeti), epikiriz formu, tahakkuk cetveli ve diğer tüm belgelerin yapılan incelemesi sonucu; sanığın hastaneden çıkış tarihleri, müracaat tarihleri arasında çelişkilerin mevcut olduğunun görüldüğü, epikriz formu (taburculuk özeti) başlıklı belgedeki müraacat tarihinin yatış tarihinden uzun bir süre sonra olarak gösterildiği, söz konusu belgeye göre sanığın bir yıl sekiz aya yaklaşık bir süre hastanede yatmış olduğu, yine klinik bilgi formu başlıklı belgeye göre hastaya yapılan işlemlerin tarihlerinin 19.03.2015 olarak gösterildiği halde hastaneye yatış tarihinin 23.07.2013 olarak gösterildiği, diğer yandan tahakkuk cetveli başlıklı belgede ise hastaya verilen hizmetlerin tarihlerinin 23, 24, 25, 26.07.2013 olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Sanığın ise savunmasında burnunun kırılması nedeniyle hastanede bir gece yatmış olduğunu ifade ettiği görülmüştür. Hastane evrakında adı ve soyadı yazılan doktor A.T.’nin tanık sıfatıyla verdiği beyanında; sanığa ilişkin tedavi evrakının doğruluğu konusunda şüpheli olduğunu ifade etmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde hastane evraklarına itibar edilemeyeceği anlaşıldığından yargılamanın yenilenmesini talebini reddeden mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden yapılan duruşma sonucunda, yargılanmanın yenilenmesini gerektirir bir neden bulunmadığının, dava dosyası kapsamına uygun ve gerekçeleri denetime imkân verecek şekilde tutanaklara yansıtılarak mahkemece kabul ve takdir kılınan önceki hükmün onaylanmasına dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2019/547 Esas, 2022/184 Karar sayılı kararında hükümlü müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükümlü müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.