YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/772
KARAR NO : 2023/5219
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/711 E., 2021/656 K.
SUÇ : Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.10.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında yakarak mala zara verme suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 09.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle yangına sebep olma suçundan 1.500,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin13.04.2021 tarihli kararı ile “…Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı gereğince, temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına…” karar verilmiştir.
4. Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesi önce sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar vererek hüküm kurmuş, ancak sanığın itirazı üzerine duruşma açarak 16.11.2021 tarihinde sanık hakkında taksirle yangına sebep olma suçundan 1.500,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, yangını söndürmek için oraya gittiğini, kendisinin çıkarmadığını ayrıca yanan ağaçların sanığın arazisinde olmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay yeri tespit tutanağına göre, müştekiye ait bahçe kapısı kenarında çit vazifesi gören çalılar ile bir adet kavak ve bir adet ceviz ağacı yanmıştır.
2. Katılan olay yerinde sanığı gördüğünü, sorduğunda sanığın kendisine, bahçesine su götürmek amaçlı çalıları yaktığını söylediğini beyan etmiştir.
3. Sanık savunmasında yangını söndürmek için oraya gittiğini, kendisinin yangını çıkarmadığını, katılana karşı öyle bir beyanda bulunmadığını, ayrıca yanan ağaçların sanığın arazisinde olmadığını belirtmiştir.
4. Mahkemede dinlenen müştekinin komşusu olan tanık, Y.S.E., sanık …’ün yanındaki iki kişiyle beraber bahçesine giden su yolunu açmak için belediye su deposunun etrafındaki çalıları yaktıklarını, sonra ateşin kontrolden çıktığını ve çevreye sıçradığını, katılan …’ün bahçe sınırını oluşturan çalılara sıçrayıp katılana ait iki tane ağacın da yanmasına sebebiyet verdiğini, sanığın kendisinden hortum isteyerek ateşi söndürmeye çalıştığını, sonra itfaiyenin geldiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kasamına göre, Mahkemenin sübut ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun temas ettiği, 5237 sayılı Kanun’un 171 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, sanığa ön ödeme teklifinde bulunulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuk aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.