Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/1966 E. 2023/11406 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1966
KARAR NO : 2023/11406
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3288 E., 2022/789 K.
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2020 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 53/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Ayvalık 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Ayvalık 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/63 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/3228, 2022/789 K. sayılı kararı ile,
“..Yargıtay 4.Ceza Dairesinin 2016/7588 Esas, 2020/7952 Karar sayılı kararı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere, failin yaralama kastını açıklayıcı bir biçimde mağduru tehdit ettikten sonra yaralama eyleminin gerçekleştirilmesi durumunda tehdit suçunun unsurlarının oluşmaması sadece yaralama eyleminden hüküm kurulması gerekliliği gözetilerek somut olay incelendiğinde; olay tarihi öncesi itibariyle, katılanla aralarında husumet bulunan sanığın olay günü motosikletle evine gitmekte olan katılanının önünü keserek elinde bıçak bulunduğu halde “babanla ikinizi öldürmediğime dua edin, sizi öldürürüm ayağınızı denk alın” dedikten sonra bıçağı katılana doğru sallayarak yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda sanığın kastının, katılanı kasten yaralamaya yönelik olduğu ve yaralamaya teşebbüs eyleminden hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kasten yaralama eylemini tehdit amacıyla gerçekleştirdiği tespit edilemeyen sanık bakımından özel bir gerçek içtima düzenlemesi olan TCK’nın 106/3. maddesinin uygulanma imkanı da bulunmadığı anlaşıldığından üzerine atılı tehdit suçundan CMK’nın 223/2.a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi yerinen atılı suç nedeniyle mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı ve istinaf itirazları yerinde olup; Belirtilen bu hukuka aykırılık, olayın daha fazla araştırılmasına veya aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan 5271 sayılı CMK’nın ve 280/1 ve 303/1-a maddeleri uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmeksizin düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan; Hükmün sanığın tehdit suçu bakımından mahkumiyetine ilişkin paragrafının tümüyle hükümden çıkartılarak, Yerine; “Sanık … hakkında her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın atılı suçtan 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, Kararın kesinleşmesine binaen 5320 sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince onaylı bir suretinin soruşturmada görev almış kolluk birimine gönderilmesine” ibareleri eklenilmek suretiyle hükmün düzeltilmesine, Mahkemenin kararında düzeltilen husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla, CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca istinafa konu karardaki hukuka aykırılığın bu şekilde düzeltilerek sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın yaralama eylemini gerçekleştirdikten sonra tehdit ettiğini, suçun unsurlarının oluştuğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … ile sanık … Kesimlerin arasında sanık … Kesimlerin şikayet edilmesi nedeniyle husumet bulunduğu, sanık Hasanın katılanın kendisini şikayet ettiği kanaati ile katılana husumet beslediği, olay tarihinde Ayvalık İlçesi 13 Nisan Caddesi üzerinde bulunan … Sağlam İlköğretim Okulunun civarında karşılaştıkları, sanığın katılanı motor ile seyir halinde iken durdurduğu, katılan motorun üzerinde iken sanığın katılana ele geçirilemeyen bıçağı salladığı bu esnada katılanın karnından yaralandığı, devamında sanığın katılana “babanla ikinizi öldürmediğime dua edin, sizi öldürürüm ayağınızı denk alın” diyerek tehdit ettiği, daha sonra sanığın katılanı tekme ve yumruk vurduğu, katılanın yaralanmasının alınan kesin doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı silahla basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilir şekilde yaralama ve silahla tehdit suçunu işlediğinin, kabulü ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın 14.08.2019 tarihli kolluk ifadesinde, “..olay tarihinde saat 19.30 sıralarında arkadaşım … ile birlikte motosiklet ile evime doğru gidiyorken .. sanık … önüme çıkarak bana dur dedi bende durdum daha motordan inmeden … elindeki bıçağı bana salladı karın sol boşluğunu hafifçe çizdi bana “babanla ikinizi öldürmediğime dua edin sizi öldürürüm ayağınızı denk alın” dedi motosikletten indim kendimi korumak için yumruk vurdum oda bana vurdu arkadaşım araya girip bizi ayırdı sonra olay yerinden ayrıldık daha önce hayvan pazarında havaya ateş etmesinden dolayı uyarmıştım silah yakalattığı için bana kafaya takmış beni tehdit ediyordu”; kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise, “.. sanık ve arkadaşı … … kurban pazarında sürekli silah ile ateş ettiler .. daha öncesinde yine sanığı uyarmamızdan dolayı sanık polise kendisini bizim ihbar ettiğimizi zannediyor, galiba bu nedenle bize karşı bir husumet besliyordu, olay tarihinde tanık … ile birlikte motosiklet ile evime doğru gidiyorken.. sanık … önümüzü kesti, elinde bıçak ile bana karşı “babanla ikinizi öldürmediğimize dua edin sizi öldürürüm, ayağınızı denk alın” dedi, daha sonra sanık elinde bulunan bıçağı bana doğru 2 kez salladı, bıçak karnımın sol boşluk kısmını hafif bir şekilde çizdi, daha sonra ben de kendimi korumak için motoru yatırdım, daha sonra aramızda bir boğuşma gerçekleşti daha sonra sanık olay yerinden uzaklaştı,,” şeklinde beyanlarda bulunmuştur.

3. Sanık aşamalardaki ifadelerinde, “olaydan dört gün önce hayvan pazarında efkara gelerek havaya ateş ettiğini ve silahı kolluğa teslim ettiğini olay günü saat 19.30 sıralarında kahvehaneye giderken önünde duran araçtan tek başına bulunan sürücüsü İbrahim’in inerek “senin bizimle zorun ne” diyerek yumruk attığını yere düştüğünü şahsın kendisini yerde de tekmelediğini ve olay yerinden uzaklaştığını bıçak çekip tehdit etmediğini yaralamadığını pazar yerinde ateş etmesinden dolayı şahsın üzerine alınarak kendisine vurduğunu düşündüğünü nasıl bıçaklandığını bilmediğini” belirterek suçlamaları kabul etmemiştir.

4. Tanık A.S.’nin aşamalardaki ifadelerinde, “katılan ile eve doğru seyir halindeyken simaen tanıdığım sanık önümüzü kesti ve “babanla ikinizi öldürmediğime dua edin sizi öldürürüm ayağınızı denk alın” dedi katılan “abi sen ne diyorsun” dediğinde elindekini 2 kez salladı katılan motoru yana yatırınca ben düştüm katılan motordan inince birbirlerine tekme tokat vurdular ben araya girip ayırdım ve oradan ayrıldım” şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Katılanının batın sol yan tarafında birkaç santim oluşumunda kesi mevcut, 8-10 adet yanakta 10-15 cm civarında çizgisel lezyon oluşacak şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilir nitelikte yaralandığına ilişkin adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/3228 Esas, 2022/789 Karar sayılı kararı ile, “Hukuki Süreç” başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın Yaralama Eylemini Gerçekleştirdikten Sonra Tehdit Ettiğini, Suçun Unsurlarının Oluştuğu ve Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın kovuşturma aşamasında, tanık A.S.’nin ise aşamalarda alınan ifadelerinde, sanığın katılanı öldürmekle tehdit ettiği akabinde de bıçak sallayarak yaraladığına ilişkin beyanları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor dikkate alındığında, sanığın olay tarihinde karşılaştığı katılanı tehdit ettikten sonra yaraladığının, yaralama kastı ile hareket ettiğine dair bölge adliye mahkemesinin “..failin yaralama kastını açıklayıcı bir biçimde mağduru tehdit ettikten sonra yaralama eyleminin gerçekleştirilmesi durumunda tehdit suçunun unsurlarının oluşmaması sadece yaralama eyleminden hüküm kurulması gerekliliği gözetilerek somut olay incelendiğinde; olay tarihi öncesi itibariyle, katılanla aralarında husumet bulunan sanığın olay günü motosikletle evine gitmekte olan katılanının önünü keserek elinde bıçak bulunduğu halde “babanla ikinizi öldürmediğime dua edin, sizi öldürürüm ayağınızı denk alın” dedikten sonra bıçağı katılana doğru sallayarak yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda sanığın kastının, katılanı kasten yaralamaya yönelik olduğuna..” ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli ve 2020/3228 Esas, 2022/789 Karar sayılı kararında katılan vekillince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ayvalık 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.