YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8576
KARAR NO : 2023/4121
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/398 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/398 Esas ve 2015/290 Karar sayılı kararının, sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/11209 Esas, 2019/14989 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanıkların olay tarihinde katılanı, kullanmış olduğu cep telefonundan arayarak, kendilerini komiser olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu;”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2020/7 Esas, 2020/89 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/47 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyizi; atılı suçu işlemediğine, hükmün bozulması gerektiğine,
2. Sanık …’ın temyizi; atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde saat 11:00 sıralarında 0 539 411 43 88 nolu cep telefonundan kendisini komiser olarak tanıtan bir erkek şahsın katılanı aradığını, ortamdan telsiz seslerinin geldiğini ve katılana “… Bey, … isimli birisini tanıyor musunuz” diye sorduğunu, katılanın böyle birini tanımadığını söylemesi üzerine, telefondaki şahsın “Nüfus cüzdanı suretinizi en son nerede kullandınız” diye sorduğunu ve “Bu … …, sizin telefon numaralarınızı, kimlik bilgilerinizi kullanmış her türlü pisliği yapmış, hesap numaralarınıza girmiş ve hesabınızdan para çekmiş, ben şimdi telefonu Savcıya vereceğim o sizinle konuşacak” dediğini, telefonu bir başka erkek şahsın alarak, “Ben savcıyım, senin kimlik numarandan telefonuna ve hesaplarına girmişler bu … … her türlü pisliği yapıyor, şu anda hiç kimseye bir şey söylemeden bankanızdaki hesabınızı kontrol edin hangi bankalarda hesaplarınız vardı” dediğini, katılanın da Halkbank ve Asya Finansta hesaplarının olduğunu söylediğini, telefondaki şahsın “hemen Halk Bankasına gidin oradaki hesabınızı kontrol edin bana savcım değil şefim diye hitap edin, şu an sivil ekipler sizi takip ediyor, görüntüleriniz de banka kamerası tarafından kayda alınıyor” dediğini, katılanın Halk Bankasındaki hesabından, ATM’den 1.000,00TL çektiğini, daha sonra bir arkadaşından 3.000,00TL daha bularak Finansbank ATM’sine geldiği, telefondaki şahsın verdiği hesap numarasına 4.000,00-TL’yi yatırdığını, katılanın dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olması üzerine yapılan soruşturmada 0 539 411 43 88 nolu cep telefonunun sanık … …’a, paranın yatırıldığı 26755231 nolu hesabın ise sanık …’e ait olduğunun tespit edildiğini, bu şekilde sanıkların atılı suçu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …, atılı suçlamayı kabul etmeyerek hesabına gelen parayı kendisinin çekmediğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık …, 0539 411 43 88 nolu hattı 2003 yılında aldığını, bir ay kullandıktan sonra İstanbul’da iptal ettirdiğini, bu tarihten sonra da bu hattı kesinlikte kullanmadığını savunmuş olduğu görülmüştür.
4. Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
5. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
6. Mahkemesince sanıklar hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede;
1. Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/47 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararında, katılan beyanı, sanık savunması, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor, banka yazıları ile dosya kapsamından sanığa atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede;
Katılanı olay tarihinde sanık …’e ait olduğu belirtilen 0 539 411 43 88 nolu cep telefonundan arayan şahısların hileli hareketlerle kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıkları ve katılanın kendisine bildirilen ve sanık …’e ait banka hesabına 4.000,00 TL’yi yatırdığı ve bu şekilde sanığın atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul oluna olayda;
Sanık …’in alınan savunmasında suçta kullanılan 0 539 411 43 88 nolu cep telefonunun kendisine ait olduğunu ancak 2003 yılından beri kullanmadığını savunmuş olup Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin 05.06.2014 tarihli yazısına göre 0539 411 43 88 numaralı hattın numara değişikliği ile 03.12.2010 tarihinde abonelik başlangıcının olduğunun ve bu sözleşmenin de Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosuna gönderildiğinin belirtmiş olması nedeniyle UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli ve 2014/312 Esas, 2015/367 Karar sayılı kararında sanığa ait ve suçta kullanılan 0539 411 43 88 numaralı hatta dair abonelik sözleşmesinde yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığına dair bilirkişi raporunun bulunduğunun belirtilmiş olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından söz konusu 0539 411 43 88 numaralı hatta dair abonelik sözleşmesinin temin edilerek sözleşmedeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınması ile toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumun tayin ve takdir edilmesi gerekirken mahkemece eksik araştırma ile atılı suçtan mahkûmiyetine hükmedilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/47 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/47 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.