Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/11135 E. 2023/4490 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11135
KARAR NO : 2023/4490
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR : Yetkili savcılığın belirlenmesi kararı
: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak belirlenmesine ilişkin İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2021 tarihli ve 2021/274 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 161 … maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.04.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.10.2022 tarihli ve 2021/21082 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/132252 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/132252 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/2. maddesinde yer alan, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz” şeklindeki düzenlemeye nazaran, şüpheli hakkında atılı bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/03/2019 tarihli ve 2019/25996 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği cihetle, şüpheli hakkında yetkisizlik kararına konu söz konusu soruşturma kapsamında yeni bir delil olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı suça ilişkin soruşturma yürütülerek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş olması karşısında, İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliğine ait olduğu, bu itibarla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri ” başlıklı 161 … maddesinin yedinci fıkrası;
“(7) (Ek: 31/3/2011-6217/21 md.) Yetkisizlik kararı ile gelen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine varırsa yetkisizlik kararı verir ve yetkili savcılığın belirlenmesi için soruşturma dosyasını, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir. Mahkemece bu konuda verilen karar kesindir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” hükmü yer almaktadır.
3. İnceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler … …, … … ve incelemeye konu şüpheli … hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, suç yeri itibarıyla dosyanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair Of Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2019 tarihli ve 2019/73 Soruşturma, 2019/28 Karar sayılı yetkisizlik kararını müteakip, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2019 tarihli ve 2019/25996 Soruşturma sayılı kararı ile şüpheliler … … ve … hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, … … hakkında aynı suçtan iddianame tanzim edildiği; İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2019/184 Esas, 2019/239 Karar sayılı yetkisizlik kararı sonrası yapılan yargılamada, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/353 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararı ile … … hakkında beraat kararı verilerek, şüpheli … hakkında suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” hükmü uyarınca, şüpheli … hakkında yeni delil elde edilip edilmediğine ve bu hususta Sulh Ceza Mahkemesinden talepte bulunulup bulunulmayacağına ilişkin takdir ve değerlendirmenin, daha önceden soruşturmayı tamamlayarak ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu, bu nedenle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili savcılık olarak tespiti yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2021 tarihli ve 2021/274 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.