YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25042
KARAR NO : 2023/4404
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2012 tarihli ve 2012/4179 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 3 kez 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca Adana Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2014/27 Esas, 2014/357 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 3 kez 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2017/23071 Esas, 2017/24977 Karar sayılı kararıyla uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/1155 Esas, 2019/218 Karar sayılı kararıyla uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 3 kez 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinde gerekçe belirtmeden hükmün bozulmasını istediği tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın eskiden beri tanışık olduğu tanık … … vasıtasıyla mağdur …, katılanlar … ve … ile irtibat kurarak bu kişileri kamu kurumlarında işe sokacağı vaadiyle ayrı ayrı kandırdığı, katılan …’in en son 07.06.2011 tarihinde olmak üzere muhtelif tarihlerde sanığın verdiği hesaba toplam 1.755,00 TL para yatırdığı; katılan …’ın da en son 07.06.2011 tarihinde olmak üzere muhtelif tarihlerde 1.255,00 TL ve 2.000,00 TL para yatırdığı ,mağdur …’nun da en son 07.06.2011 tarihinde olmak üzere muhtelif tarihlerde 1.550,00 TL ve 2.000,00 TL para yatırdığı, sanığın daha sonra telefonunu kapatarak iletişimi kopardığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın katılan …’i tanımadığını belirtip bu eylemi tamamen inkar ettiği, katılan … ve mağdur …’yu ise tanıdığını ve logo tasarımı işlerini yaptığı için anılan paraların hizmet bedeli olarak yatırıldığını savunduğu belirlenmiştir.
3. Usulüne uygun şekilde gerçekleştirilen uzlaştırma işlemi neticesinde uzlaştırmanın sağlanamaması üzerine Mahkemece sanık hakkında katılanlara ve mağdura yönelik dolandırıcılık suçu nedeniyle ayrı ayrı 3 kez mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında …’nun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle mağdur olarak gösterilmesi gerekirken bu durumun göz ardı edilerek müşteki olarak gösterilmesi ve adı geçen mağdura yönelik eylem nedeniyle 3 numaralı hüküm fıkrasının birinci ve ikinci paragrafında mağdur yerine katılan ibaresinin yazılması hususları mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
2. Sanığın mağdur ve katılanların her birinden muhtelif zamanlarda haksız menfaat temin etmesi karşısında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmemiş olması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/1155 Esas, 2019/218 Karar sayılı kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin uygulanmama gerekçesi açıklanırken verilen hapis cezaları kısa süreli olmadığı halde hapis cezalarının kısa süreli olduğunun belirtilmiş olması, ayrıca katılanlar … ve … lehine avukatlık ücreti belirlenirken Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2019 tarihli ve 2019/4-6 Esas – 2019/214 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin vekâlet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün olmadığı ve katılanlara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince katılanlar kendilerini yargılama sırasında aynı vekille temsil ettirdiklerinden mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesi yerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/1155 Esas, 2019/218 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesinin uygulanmama gerekçesi açıklanırken ”kısa süreli” ibaresinin çıkarılması, katılanlar … ve … lehine avukatlık ücretinin belirlendiği paragrafta “2.725,00’er TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “2.725,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.