Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4829 E. 2023/2300 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4829
KARAR NO : 2023/2300
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Katılan …’ün sanık …’tan şikayetçi olmadığı, temyiz dışı sanık …’den şikayetçi olduğu, katılma kararının temyiz dışı sanık … yönünden olduğu anlaşılmakla; sanık … yönünden katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, bu hüküm yönünden 5271 sayılı Kanunun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatının bulunmadığı ve katılan vekilinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz eden katılanlar … ve … vekili ile sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 63 ncü maddeleri gereğince 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2020 tarihli ve 2016/127025 sayılı, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan … vekilinin temyiz sebebi;
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

B. Katılan … ve … vekilinin temyiz sebebi;
Olası kast şartlarının gerçekleştiği halde uygulanmadığına ilişkindir.

C.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Kusura ve eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü:
1.Daha önceden alkollü … kullanmaktan yakalanıp sürücü belgesine geçici olarak el konulmuş olan sanık …’in 03.05.2015 günü saat 23:30 sıralarında 1.68 promil alkol alarak … plaka sayılı … ile TEM otoyolu Adana Gaziantep istikameti İncirlik Park alanından Tem otoyoluna çıktığı, sanığın kullandığı şahin marka aracın tehlikeli bir şekilde seyir halinde olduğuna dair saat 23:37’de 155 polis imdat hattına ihbarda bulunulduğu, ihbardan çok kısa bir süre sonra …plaka sayılı çekiciye bağlı … plaka sayılı yarı römorku kullanan ve aynı istikamette seyir halinde olan sanık …’in otoyol üzerinde en sağ şeritte çok yavaş bir şekilde seyir eden ya da durmuş bulunan sanık …’in kullandığı … plaka sayılı otomobili son anda farkettiği, çarpmayı önlemek için aracını sol tarafa kırdığı ancak mesafenin kısa olması nedeniyle kullandığı aracın sağ ön tarafı ile sanık …’in kullandığı otomobilin sol arka kısmına çarptığı, bu çarpma üzerine otomobilin savrulduğu ve yoldan çıkarak 13 metre uzaklıktaki su tahliye kanalına düştüğü, araçta yolcu olarak bulunan …, … ve …’ün yaralı olarak araçtan çıkartıldığı, …’ın 04.05.2015 tarihinde kazaya bağlı yaralanmaları nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği iddiasıyla sanıklar hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; 11.05.2015 tarihli bilirkişi raporuyla sanık …’in asli kusurlu, sanık …’in ise tali kusurlu olduğunun ve araçta yolcu konumunda bulunan maktül … ile yaralılar … ile …’ün kazanın oluşumunda bir kusurlarının olmadığının belirtildiği, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 15.12.2015 tarihli raporla sanık …’in alkollü vaziyette otoyoldan aydınlatma bulunmayan yerde arka stop lambaları yanmayan araçla hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan, düşük hızla trafiğe salih olmayacak biçimde tehlike arz edecek tarzda sağ şeritte bulunmasından mütevellit neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından asli kusurlu olduğu, sanık …’in ise tali kusurlu olduğunun bildirildiği, sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Katılan …’ün sanık …’tan şikayetçi olmadığı, temyiz dışı sanık …’den şikayetçi olduğu, katılma kararının temyiz dışı sanık … yönünden olduğu anlaşılmakla; sanık … yönünden katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, bu hüküm yönünden 5271 sayılı Kanunun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatının bulunmadığı ve katılan vekilinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

B.Katılan … ve … Vekilinin Olası Kasta İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Oluşa ve dosya kapsamına göre meydana gelen kazada olası kast şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Sanık Müdafiinin Kusura ve Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile uyumlu Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 07.01.2015 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
1.Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) başlığında açıklanan nedenlerle Katılan … vekilinin hükmü temyiz hakkı olmadığından ayrıca hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2..Katılan … ve … Vekilinin ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) başlığında açıklanan nedenlerle Adana 7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/226 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.06.2023 tarihinde karar verildi.