Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/10099 E. 2023/4766 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10099
KARAR NO : 2023/4766
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/228 E., 2016/90 K.
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, silahla tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çaldıran Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında silahla tehdit, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası, mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün hapis cezası ve 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi,
1. Mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına,
2. Silahla tehdit suçunun oluşmadığına,
3. Silahın kendisine ait olduğunu söylemesinin tek başına delil olarak nitelendirilemeyeceğine,
4. Lehe kanunların uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın arazi meselesinden dolayı … ailesine husumet beslediği, olay günü de mağdur … ve …’ın evlerinin önüne gelerek, burada mağdurlar … ve …’e küfür edip ele geçirilemeyen G 3 marka tüfekle Bahyettin’in evine doğru birkaç el ateş ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden
Olay yeri görgü tespit tutanağı, 06.08.2012 tarihli Van Jandarma Kriminal Uzmanlık raporu, 10.09.2012 tarihli Diyarbakır Kriminal Polis Ekspertiz raporu, 08.08.2012 tarihli tutanak, 07.12.2015 tarihli Van Jandarma Kriminal Uzmanlık Raporu, sanığın G3 piyade tüfeğinin olduğuna dair savunması ve tüm dosya kapsamı ile deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkumiyetine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları da reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
1. Mağdurların aşamalarda alınan beyanları, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, kriminal raporlar, tanık N.Ö’nün beyanları ile dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanığın delil yetersizliğine, atılı suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, eylemin aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi niteliğinde olduğu gözetildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yerine birinci fıkrasının uygulanması düzeltilebilir nitelikte bir hukuka aykırılık olarak kabul edilmiştir.
C. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden
Şikayetçi Bahyeddin’in hükümden önce 21.04.2015 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, mala zarar verme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası

gereğince sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a Muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ikinci maddesinin ikinci paragrafında yer alan ”43/1 maddesi ” ibaresinden önce gelmek üzere ”TCK’nun 43/2 maddesi delaletiyle” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.