YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8812
KARAR NO : 2023/2949
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
Sanık … müdafiinin kanunî süresi içinde öne sürdüğü temyiz isteminden, sanık …’in Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce düzenlenen 13.02.2023 tarihli ifade tutanağı ile vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve kasten yaralama suçundan verilen kararların ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suç vasfına yönelik aleyhe
temyiz edildiğinden temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2021/194 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ın kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
b. Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı düşmesine,
c. Sanık … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/892 Esas, 2022/1231 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle maktul …’yı kasten öldürme suçunu işledikleri sabit olduğundan cezalandırılmaları gerektiğine, eksik kovuşturma ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, kararların usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarını gerekçesiz olarak reddettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktulün olay günü öğle saatlerinden akşam saatlerine kadar arkadaşları tanıklar Ü.G, H.A.B, M.C.V, Z.D ve sanık … ile birlikte alkol aldığı, saat 21:00 sularında … Parkına gitmeye karar
verdikleri, … Parkına geldiklerinde parkta sanıklar …, …, …, …, … ile tanıklar A.E., O.Ö., T.D.P’nin oturuyor oldukları, maktul ile yanında bulunan arkadaşlarının da parkta oturan yukarıda ismi geçen sanık ve tanıkların yanlarına oturdukları, burada oturan tüm şahısların büyük bir kısmının maktul dahil daha önceden birbirlerini tanıdıkları ve arkadaş oldukları, bu şahısların … Parkında oturan birinci grup olduğu, maktulün de içinde bulunduğu birinci grubun … Parkında oturduğu sırada, ikinci grup olan sanıklar …, …, … ile tanıklar A.U, B.T., N.B. ve Z.B.Ö’nün de aynı parkta birlikte oturdukları, tanık N.B’nin sanık …’in kız arkadaşı olduğu, bu sırada tanık Z.B.Ö’ye telefon gelmesi üzerine bu tanığın arkadaşlarından oluşan ikinci gruptan uzaklaşarak biraz ileri doğru telefon ile konuşmak için gittiği, bu sırada maktulün tanık Z.B.Ö’ye “tanışabilir miyiz” dediği, tanık Z.B.Ö’nün de buna olumlu cevap vermediği, daha sonra arkadaşlarının yanına gelip oturduğu, bir süre sonra maktulün sanık … ve arkadaşlarının oturduğu yerin arka tarafında oturan ve kimliği tespit edilemeyen iki kadının yanına gittiği, onlardan çakmak istediği ve geri döndüğü, kısa bir süre sonra maktulün yeniden bu iki kadının yanına giderek bir şeyler söylediği, bunun üzerine bu kadınların tepki gösterdikleri ve maktulün yeniden arkadaşlarının yanına döndüğü, bu olay üzerine sanıklar …, … ve …’in maktulün de içinde bulunduğu grubun yanına gittiği, maktulü uyardıkları, bu sırada her iki grup arasında arbede yaşandığı, sanık …’in burada maktulü darp ettiği, yine sanık …’nin de maktule tokat attığı, bunun üzerine maktulün arkadaşları olan birinci grupta bulunan şahısların olaya müdahale ettikleri, özellikle sanıklar …, Olgu, tanıklar Ü.G ve H.A.B ve Ü.Ö.’nün müdahalede bulunduğu, tanık Ü.G ve sanık …’nun maktulü darp eden sanık …’i darp ederek maktulü korudukları, bu sırada sanık …’in de sanık …’in arkadaşı olan sanık … ile karşılıklı olarak birbirlerini darp ettikleri, birinci grupta bulunan şahısların müdahalede bulunması üzerine buradaki kavganın fazla büyümediği, güvenlik kuvvetlerinin gelmesi üzerine birinci ve ikinci gruplarda bulunan sanık ve tanıkların … Parkından uzaklaştırıldıkları, bunun üzerine tüm sanık ve tanıkların … Parkının yakınında bulunan Batıkent Merkez Metro köprü altının olduğu yerde yeniden toplandıkları, bu sırada olay yerinden uzaklaşan maktulün de köprü altına çağrıldığı, birinci grup ve ikinci grup arasında kavganın sebebinin konuşulduğu, sanık …’in maktul …’ın tanık Z.B.Ö’yü taciz ettiğini söylediği, fakat buna karşı sanık … ve birinci gruptaki maktulün bir kısım arkadaşları maktul …’ın böyle bir şey yapmayacaklarını söyledikleri, bunun üzerine tanık Z.B.Ö’yü merkez köprüsünün altına çağırdıkları, orada tanığın maktulün kendisini taciz ettiğini söylediği, sanık … ve tanık A.U ile birlikte kalabalıktan çıktıkları, bu sırada tanık N. B’nin kalabalığın olduğu yerin ilerisinde bulunan başka bir noktada, arkadaşı Sıla ile kavga etmeye başladıkları, sanık …, tanık Z.B.Ö ve tanık A.U’nun bu kavgayı ayırmaya gittikleri, tanık Z.B.Ö’nün maktulün kendisini taciz ettiği beyanından sonra sanık …’in maktulün üzerine hareketlendiği, bu sırada maktulün arkadaşları tanıklar Ü.G ve H.A.B’nin araya girdiği ve kalabalık içerisinde bir arbede yaşandığı, sanık …’in maktulün üzerine yönelmesi akabinde maktulün olay yerinden koşarak uzaklaştığı, maktulün kaçtığını gören sanık …’in maktulün arkasından koştuğu ve o sırada tanık S.A ile birlikte olay yerinden geçerken kalabalığı gören, tanıyan ve yanlarına giden tanık M.Ç.’nin maktulün arkasından sanık …’in koştuğunu gördüğü, her ikisini de tanıdığı, bu nedenle aralamak için bunların arkasından koştuğu, başka hiç kimsenin maktulün arkasından koşmadığı, maktulün Batıkent Merkez Köprüsünün ilerisinde bulunan … isimli lokantanın yakınındaki tepelik bölgeye kaçarak saklanmak
istediği, maktulün arkasından koşan sanık …’in tepelik alanda maktulü bulduğu, bu sırada maktulün yorulmuş ve alkollü olması nedeni ile ayaklarını uzatmış vaziyette, elinde de bira kutusu olduğu halde tepelik alanda oturduğu, maktulün oturduğunu gören sanık …’in maktulün arkasından önüne doğru gelerek oturmakta olan maktulün kafasına ön alın bölgesinden iki kez tekme ile vurduğu, tanık M.Ç’nin araya girerek müdahale ettiği, daha sonra tanık M.Ç’nin maktulün koluna girerek tepeden aşağıya birlikte indikleri, sanık …’in tepeden inerken maktulü sırtından darp etmeye devam ettiği, tepelik alandan aşağıya indiklerinde sanık … ve maktulün …’nın orada olduklarını öğrenen sanık … ve tanık A.U’nun sanık …’in yönetimindeki Clio marka araç ile …’nın olduğu yere geldikleri, sanık …’in … Parkındaki ilk kavgadan sonra yardım için gelmesi amacıyla tanık H.G’yi telefon ile aradığı, o sırada tanık H.G ile birlikte bulunan tanıklar U.G, F.G, M.V.A, E.Ö.D ve sanık …’nin iki ayrı araç ile birlikte merkez köprünün civarına geldikleri, tepelik alanda …’nın olduğu yere sanık … ve maktulün geldiğini öğrenen sanık …, tanık M.V ve E.Ö.D’nin oradan koşarak …’nın olduğu yere geldikleri, tam bu sırada da yine sanık …’in arkadaşları tanıklar H.G, U.G ve F.G’nin de tofaş marka araç ile …’nın olduğu bölgeye maktul, sanık … ve tanık M.Ç’nin olduğu yere geldikleri ve yanında durdukları, fakat bu şahısların tofaş marka araçtan inmedikleri, bu sırada sanık …’nin bu otomobilin yanında bulunan maktul, sanık … ve tanık M.Ç’nin yanına geldiği, güvenlik kamera görüntülerine göre sanık …’nin maktulü bu otomobilin sağ arka çamurluğunun olduğu bölgede iki eli ile ittiği, bu sırada sanık …’in maktulün kafasına tekrar yumruk vurduğu, bu darbe ile maktulün yere düştüğü, bu sırada kafasını yere çarptığı ve maktül yere düştükten sonra da sanık …’in maktulü tekmelediği, daha sonra olay yerinde bulunan sanıklar …, …, …, tanıklar A.U, M.V.A ile E.Ö.D’nin sanık …’in olay yerine geldiği araca binerek olay yerinden ayrıldıkları, tanık M.Ç’nin ise maktulü yerden kaldırmaya çalıştığı, bir süre sonra maktulün hastaneye kaldırıldığı, iki gün sonra da 22.08.2020 tarihinde tedavi gördüğü hastanede genel beden travmasına bağlı beyin kanaması, akciğer doku ezilmesi ve gelişen komplikasyonları sonucu vefat ettiği anlaşılmıştır.
2. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 31.03.2021 tarihli ve 1862 karar numaralı; “…Kişinin ölümünün; genel beden travmasına bağlı beyin kanaması, akciğer doku ezilmesi ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu…Kişinin 20.08.2020 tarihinde maruz kaldığı yaralanması ile hastanede takip ve tedavisi sırasında 22.08.2020 tarihinde meydana gelen ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu…” görüşünü içeren İhtisas Kurulu Mütalaası dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanıkların savunmaları, katılanın ve tanıkların beyanları, 14.12.2021 tarihli bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi Başkanlığının, 27.11.2020 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı … Kimya İhtisas Dairesi Başkanlığı … Toksikoloji Şubesinin 17.11.2020 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu … Grup Başkanlığı … Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının, 08.12.2020 tarihli otopsi raporu, 22.08.2020 tarihli ölü muayene tutanağı, görüntü teşhis tutanakları, görüntü izleme tutanakları, canlı teşhis tutanakları, soruşturma aşamasında düzenlenmiş diğer tutanaklar, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdüğü temyiz isteminden sonra sanığın Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce düzenlenen 13.02.2023 tarihli ifade tutanağı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan vekilinin; sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle maktul …’yı kasten öldürme suçunu işledikleri sabit olduğundan cezalandırılmaları gerektiğine, eksik kovuşturma ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf itirazlarını gerekçesiz olarak reddettiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanıklar …, …, …, …, …, … ve …’ın atılı suçu işledikleri hususunda ve sanık …’in eylemine iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık … ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet olmaması, sanık …’in, ani gelişen kavga ortamında özellikle maktulü silahtan sayılan bir alet kullanmaksızın eli ve ayağı ile vurmak suretiyle darp etmesi, ciddi bir engel olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son vermesi dikkate alındığında, sanık …’in öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olarak belirlenmesinin isabetli olduğu, sanıklar … ve …’ın sanık …’in eylemine iştirak ettiklerine dair mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık …’nin görüntü kayıtları ve tanık M.Ç’nin beyanları ile sabit olan maktulü itmek şeklindeki eyleminin ve sanık …’nin maktule yönelik sanığın ikrarı ile sübut bulan … Parkında meydana gelen ilk kavga sırasında maktule tokat atmak şeklindeki tek eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçu kapsamında olduğu, sanıklar … ve … ‘nin anılan eylemleri ile maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığı, şikayete tabi olan bu suç yönünden maktulün şikayetinin alınamaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık …’in temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği sanık … müdafiinin temyiz sebepleri yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … Hakkında Kasten Öldürme, Sanık … Hakkında Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma, Sanıklar … ve … Hakkında Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/892 Esas, 2022/1231 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık … yönünden kurulan hükümde oy çokluğuyla diğer hükümler yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2022/8812 E. 2023/2949 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık …’un kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçuna iştirak ettiği düşüncesinde olduğumuzdan katılmamaktayız.
Dosya kapsamına ve Mahkemenin kabulüne göre; olay günü maktul … ile sanık …’in kavga ettikleri, …’in yardım gelmesi amacıyla tanık …’i telefon ile aradığı, o sırada … ile birlikte bulunan …, …, …, … ve … ’ın iki araç ile birlikte …’in yanına doğru hareket ettikleri, olayın olduğu mevkiye geldiklerinde sanık … ile tanıklar … ve … ’in koşarak …’in bulunduğunu öğrendikleri yere gittikleri, güvenlik kamera kayıtlarında da görüldüğü üzere
sanık …’un arkadaşı olan …’e destek olmak amacıyla …’ten kaçan maktulü ittirerek oradaki araca yasladığı, …’den destek alan sanık …’in maktule vurmaya devam ettiği ve yere düşürdüğü, yerdeyken de şiddetli bir biçimde vücuduna doğru tekme attığı, bu tekmelerden sonra maktulün yerden kalkamadığı, arkadaşı tanık …’nın yardımıyla ayağa kalktığı ancak yürüyemediği, hastaneye kaldırılan maktulün beyin kanaması ve kaburga kırıkları nedeniyle hayatını kaybettiği olayda; sanık …’nin kavganın başından itibaren olay yerinde bulunmadığı ve sanık …’in arkadaşı … gelmeden önce maktulü darp etmeye başlamış olduğu anlaşılmış ise de sanık …’in kendisinin yanında kavgaya katılması için olay yerine çağırdığı kişiler içinde bulunan, maktulü fiziki olarak sıkıştıran sanık … diğer sanık …’in kasten yaralama eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak etmiş, …’in yerdeyken maktulün başına tekmeyle vurmasını kolaylaştırmıştır. Tanık …’ın anlatımları, sanık …’un olay yerine birlikte gittiği ve yakın arkadaşları olan tanıklar … ve … ’in beyanlarının yanı sıra dosya arasında bulunan görüntü kamera kaydında da görüldüğü üzere, maktul … yere düştüğü sırada kalabalık kavga ortamında bulunan ve sanık …’in eylemine yardım eden sanık …’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 39 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan cezalandırılması gerekirken, kasten yaralama suçundan şikâyet yokluğu nedeniyle verilen düşme kararının onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.