YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13137
KARAR NO : 2023/4719
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davalı kurumca dava dışı …Spor Kulübüne ait prim borçlarından dolayı 10.06.2021 tarih-26023743 sayılı ödeme emrinin adına gönderildiğini ancak ödeme emrinden 05.07.2021 tarihinde haberdar olduğunu, müvekkilinin spor kulübü ile bir alakasının olmadığını, kulübün borcundan dolayı davacıya başvurulmasının mümkün olmadığını, davacıya gönderilen ödeme emirlerindeki alacakların zamanaşımına uğradığını, ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak düzenlenmediğini belirterek ödeme emri tebligatının usulsüz olduğundan davacının itirazlarının süresinde olduğunun kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline, davacının borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili; davacının yönetim kurulu üyesi olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davalı kurum tarafından davacıya gönderilen 2011/010047, 2011/010048 ve 2011/010049 takip numaralı, 26023743 sayılı ödeme emrinin 2007/11 ve 2010/10 arası döneme ilişkin asıl borç ve gecikme zammı ile birlikte toplam 474.250,75 TL birikmiş prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borcunun tahsiline ilişkin olduğu, ödeme emrinin davacıya 16.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın ise 11.07.2021 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmakla davanın, dava açmak için yasal olarak öngörülen hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile;
davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Tebligatın müvekkilinin mernis adresi yerine spor kulübünün adresine yapıldığını, tebligattan tesadüfen haberdar olduklarını, davanın süresinde açıldığını, kaldı ki müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığı, ayrıca alacakların zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek,
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı adına gönderilen 2011/10047-10048-10049 takip sayılı ödeme emirlerinin 16.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğin davacının mernis adresine yapıldığı ve usulüne uygun olduğu, davanın ise 11.07.2021 tarihinde açıldığı, davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle;
Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanunun 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88, 6183 sayılı Kanunun 35 ve mükerrer 35 inci maddelerinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi; “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmünü getirmiştir.
6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde; limited şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35 inci maddesinde ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Kurumun prim alacağına ilişkin olarak işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca belirtmiştir.
3.Değerlendirme
Yapılan açıklamalara göre özel hüküm olması nedeniyle somut olayda uygulanması gereken 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesine göre ticaret şirketlerinden farklı olarak, sorumluluğun söz konusu olması için gereken; iptali istenen ödeme emrinin içeriğini teşkil eden 2007/11 ilâ 2010/10. aylarına ilişkin prim borçlusu olan davacının, dava konusu tüm dönemde temsil ve ilzam yetkisinin bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca, davacının, dava konusu dönemde … Spor Klubü Derneği’nde yönetim kurulu üyeliğiyle birlikte temsil ve ilzam yetkisi olup olmadığı kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde araştırılıp, sonucuna ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde yapılacak değerlendirmeye göre davacı sorumlu ise şimdiki gibi, sorumlu kişi değilse dava menfii tespit davası olarak görülerek işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmelidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.