YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3314
KARAR NO : 2023/3758
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı şirket ile fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.10.2005 ile 31.03.2014 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını belirterek ; prime esas kazanç tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yerinde olmadığını, istikrar gösteren amsal kararlarda davacı tarafın belirttiği gibi işçilik alacaklarına ilişkin davanın hizmet tespiti davalarına kesin delil olamayacağı, iddia ve beyanların tanıkla ispatının da mümkün olmadığının açıkça belirtilmiş olduğunu ,davacı tüm maaş bordrolarını ihtirazi kayıt olmaksızın imzalamış, bankadan parasını çekmiş olmakla davalı şirketi teyit ve ibra etmiş olduğunu, dosyada davacı imzasını taşıyan bordrolar ve bunlara uyumlu banka kayıtları ile ödeme dekontları karsısında hiç bir yazılı delili bulunmayan davacının davasının reddini istemiştir.
2. Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi, ücret bordrolarının celbedilmesi, ücret bordrolarında imzalar davacıya aitse davanın reddidilmesi gerektiğini, davacının iddialarını yazılı delil ve belge ile ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2018 tarihli ve 2016/264 Esas, 2018/201 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli ve 2019/ 85 Esas, 2020 / 1436 Karar sayılı kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 19.01.2022 tarihli 2021/1174 Esas, 2022/710 Karar sayılı ilamı ile bölge adliye mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş olup; bozma ilamında, mahkemece, işçilik alacaklarına yönelik kesinleşen davada (… 6.İş Mahkemesi’nin; 2014/226 Esas, 2015/351 Karar sayılı ilamın Yargıtay 9. HD tarafından; 2018/3315 Esas, 2020/20018 Karar sayılı onama ilamı) verilen karar sonrasında davacıya işverence ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenip öngörülen yöntem izlenmeli, buna göre ödemenin yalnızca hizmetin gerçekleştiği son ayın prime esas kazancına dahil edilebileceği dikkate alınarak, toplanan kanıtlardan elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği hususu belirtilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk dönem sigorta tavanının 6.961,50 TL olduğu, bu hususta yeniden ek rapor alınmasına gerek bulunmadığı, 6.961,50 TL den bildirimi yapılan 1.100,00 TL düşüldüğünde kuruma bildirilmesi gereken fark prim tutarının 5.861,50 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı iş veren şirket nezdinde 2014 yılı Mart dönemine ilişkin kuruma bildirilmesi gereken prime esas kazanç fark miktarının 5.861,50 TL tespitine, fazlaya yönelik istemin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Şirket ile fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyizi, işçilik alacaklarına ilişkin mahkeme ilamını ödemiş olması, davacı müvekkilin gerçek ücretinin 1.630,00 TL olduğunu kabul ve ikrar ettiğini göstermektedir. Bunun yanı sıra, dosyada mübrez emsal ücret yazı cevapları, davacı müvekkilin sigortaya bildirilen ücretin üzerinde kazancı olduğunu da ispata yettiğini, 9 yılı aşkın süre kıdemi bulunan ve usta olarak çalışan bir işçinin asgari ücret almayacağı Yargıtay Kararlarına göre hayatın olağan akışına aykırı olmakla, tüm delil, bilgi ve belgeler dikkate alındığında, prime esas kazancın tespiti açısından tanık deliline dayanılması mümkün olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de prime esas kazanç farkı 6.271,00 TL olarak tespit edilmişken mahkemede 5.861,50 TL üzerinden hüküm kurulmuş olmasının da usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğini belirterek, davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalı şirket temyizi, yazılı deliller, imzalı bordrolar, Kurum resmi kayıtları karşısında tanık beynları dışında hiçbir delil bulunmayan davacı tarafın iddialarını aynı kuvvette yazılı belge ile kanıtlayamamış olduğu işbu davada mevcut yazılı deliller incelenerek buna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı delillere ve bozma öncesi bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek, yazılı delillerle çelişen tanık beyanlarına itibar edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
3.Fer’i müdahil Kurum temyizi, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerine ait tutulması gereken kayıtlar ve kurum belgelerinden de yararlanılması gerekirken bu hususlara gidilmeyerek salt tanık beyanlarını nazara alarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek , davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle ;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan vekili …, Üyeler …, … ve …’nın oyları ve oy çokluğuyla,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin 2021/7772 E, 2021/11456 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
1. 5510 sayılı Kanun’un 80/1.d maddesindeki son aya mal etme uygulaması, yanlış bir yorumla yapılmaktadır. Zira maddeye göre “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir. Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82 inci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir”. Görüldüğü gibi son aya mal edilecek ödeme, ücret dışındaki ödemelerdir. Oysa burada karar altına alınan ücret olduğuna göre son aya değil, tüm hizmet süresine mal edilmesi ve ödenip ödenmemesine bakılmaması gerekecektir.
2. Çoğunluk görüşü ile somut uyuşmazlıkta, davacının kesinleşmiş ve dönemlerine göre de işçilik alacakları tespitine esas olmuş belirlenen ücreti işçilik alacaklarında ödeme olgusuna bağlı olarak ödenmiş ise son aya mal etme yönünde bozma kararı sonrası verilen yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
3. Belirtmek gerekir ki karar altına alınan ücret olduğuna ve ücretler hak edildikleri aya mal edileceğine göre yerel mahkemenin kararı isabetlidir. Kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, çoğunluğun salt ücret yönünden son aya mal etme nedeni ile kararı bozması yasanın açık düzenlemesine aykırı olup, temel sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaktadır. Kamu düzeninden olması nedeni ile de bozmaya uyulması usulü kazanılmış hak da oluşturmayacaktır. Kararın davacı lehinde bozulması gerekirken onanması gerekçesine katılınmamıştır.