YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4623
KARAR NO : 2023/6259
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti, prime esas kazançların tam ve eksiksiz bildirildiğinin tespiti davasında verilen davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili, davalı Kurum tarafından yapılan denetim sonunda düzenlenen denetmen raporuyla …ve … isimli çalışanlarının prime esas kazancının eksik bildirildiğinden bahisle; ek nitelikte prim hizmet belgesi düzenlenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu kapsamda idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, davacı şirket tarafından davalı Kuruma yapılan itirazın reddedildiğini, işleme konu çalışanların prime esas kazançlarının davalı Kuruma bildirildiği kadar olduğunu, davalı Kurum kontrol memurlarının düzenlediği tutanağın bahse konu çalışanların beyanından başka dayanağı olmadığını ileri sürerek tahakkuk ettirilen fark prim ve gecikme zammına yönelik Kurum işleminin iptaline, borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, kurum işleminin yapmış olduğu iş ve işlemler denetmen raporuna dayandığından usul ve yasaya uygun olduğunu, aksinin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabildiğini, bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, kamu idarelerinin denetim elemanları kendi mevzuatı gereğince işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları kuruma bildirmek zorunda olduğunu, bu kurumlar ayrıca kendi mevzuatları gereğince yaptıkları inceleme ve tespitler sırasında bu kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de en geç bir ay içinde Kuruma bildirmesi gerektiğini beyanla davacının yasal dayanaktan yoksun açtığı davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarih, E.2017/343, K.2019/89 sayılı kararıyla; davacı vekili tarafından sunulan ticari defterleri, aylık ücret bordroları ile Başakşehir SGM tarafından sunulan hizmet döküm cetvellerinin incelemesinde, aylık ücret bordroları ile hizmet döküm cetvellerinde gösterilen prime esas kazanç kayıtlarının birbirleri ile örtüştüğü, davacı şirketin ticari defterleri ile hizmet döküm cetvellerinde gösterilen prime esas kazanç kayıtlarının birbirleri ile örtüştüğü; dava konusu dönemde davalı sigortalıların hesap hareketleri incelendiğinde, davalı sigortalıların almış oldukları ücretler ile hizmet döküm cetvellerinde gösterilen prime esas kazanç kayıtlarının birbirleri ile örtüştüğü, dava konusu hakkında tanık beyanlarının alındığı, bu durumda, davalı Kurum tarafından yapılan denetim sonucunda hazırlanan raporun, sadece denetim sırasındaki beyanlara istinaden düzenlendiği ve davalı sigortalıların prime esas kazançlarının eksik bildirildiğine dair herhangi bir kaydın bulunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kurum işlemi denetmen raporuna dayandığından aksinin yazılı delille ispatı gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediği halde aleyhe yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesi kapsamına göre 05.10.2017 gün ve 22 sayılı idari para cezası prim itiraz komisyon kararının ek bildirge ve prime yönelik bölümünün iptali için dava açtığı, aynı komisyon kararındaki idari para cezasına itirazla ilgili bölüm bakımından adli yargıda açılmış bir dava bulunmadığının belirgin bulunmasına, hüküm fıkrasının ikinci bendinde iptaline karar verilen komisyon kararının yukarıda açıklandığı üzere ek bildirge verilmesi ve prim tahakkukuna yönelik bölümünün iptaline ilişkin olduğunun belirgin bulunmasına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden; 19.07.2017 günlü işyeri durum tespit tutanağı esas alınarak düzenlenen 20.07.2017 tarihli denetim raporu ile davacı şirket çalışanlarından …ve …’nun prime esas kazançlarının gerçek kazanç üzerinden bildirilmediği tespit edilerek, davacı işverenden ek nitelikte aylık prim hizmet belgesi düzenlenmesinin talep edilmiş, davacı şirket vekili tarafından 04.10.2017 tarihinde yapılan itiraz 05.10.2017 tarihli komisyon kararı ile reddedilmiş ve karar davacı şirkete 18.10.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup Kurum tarafından aylık prim ve hizmet belgeleri re’sen düzenlenmiş olup 2016 ve 2017 yılında davacı işyerinin 6661 sayılı işveren desteğinden faydalanmış olduğu dönemlere ait 3.521,92 TL tutarındaki tahsilat gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahakkuk ettirildiği ve eksik bildirilen dönemler için 34.767,00 TL tutarındaki idari para cezasının da 26.09.2017 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiğinin anlaşıldığı; davacının, ek bildirge verilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile 6661 sayılı Kanun kapsamında asgari ücret desteğinden faydalanmasına ilişkin işlemin iptali nedeniyle oluşan tutardan borçlu olmadığının tespitine ve … ve … için 2016/9-2017/6 dönemine ilişkin ek bildirge vermemesi gerektiğinin, prime esas kazançların tam ve eksiksiz bildirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu; davacı tarafından, idari para cezasının iptaline ilişkin de dava açıldığı anlaşılmakla, söz konusu idari dava sonucunun araştırılması, davalıların beyanlarının alınması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idari para cezasının iptaline ilişkin davanın kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği belirtilerek … 4. İdare Mahkemesinin 2017/2249 Esas 2019/917 Karar sayılı kararı içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalı kurum tarafından davacı şirket ek bildirge verilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile 6661 sayılı Kanun kapsamında asgari ücret desteğinden faydalanmasına ilişkin işlemin iptali nedeniyle oluşan tutardan borçlu olmadığının tespitine ve … ve … için 2016/9-2017/6 dönemine ilişkin ek bildirge vermemesi gerektiğinin, prime esas kazançların tam ve eksiksiz bildirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiş olup; davacı şirkete ait işyerinde çalışan sigortalı işçiler … ve … için davalı kuruma ödenen prim tutarlarının gerçek ücret tutarları üzerinden yatırılmadığından bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102/c-4 maddesi uyarınca davacı adına 34.767,00-TL idari para cezası kesilmesine yönelik olarak tesis edilen Başakşehir Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 09.08.2017 tarih ve 9.883.610 sayılı Kurum işleminin kesinleşen idare mahkemesi kararı ile iptal edilmiş bulunduğundan, davalı sigortalıların almış oldukları ücretler ile hizmet döküm cetvellerinde gösterilen prime esas kazanç kayıtlarının birbirleri ile örtüştüğü, dinlenen tanık beyanları ve davalı Kurum tarafından yapılan denetim sonucunda hazırlanan raporun, sadece denetim sırasındaki beyanlara istinaden düzenlenmiş olması ve ve davalı sigortalıların prime esas kazançlarının eksik bildirildiğine dair herhangi bir kaydın bulunamadığı anlaşılmakla, davalı kurum tarafından davacı şirkete ait 1479000.34.35 sicil numaralı işyeri için düzenlenen ek nitelikteki prim hizmet belgesi ve buna istinaden tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zamlarının iptaline, davacı şirkete ait Başakşehir SGM tarafından 05.10.2017 tarih ve 22 sayılı İPC/PRİM itiraz komisyon kararının iptaline, davacı şirketin davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 2016/12, 2017/6 dönemleri arasındaki prim borcunun bulunmadığının tespiti gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, dava konusu işlemlerin kurum denetmen raporu üzerine yapıldığını, davanın reddi gerektiğini beyanla temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti, prime esas kazançların tam ve eksiksiz bildirildiğinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.