YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18967
KARAR NO : 2023/4010
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Karasu Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2012 tarihli iddianamesi ile ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma , taşıma veya bulundurma ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan, cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararı ile sanığın ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçundan 1 yıl hapis ve 180 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, görevi yaptırmamak için direnme suçundan ise 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık temyiz isteminde atılı suçu işlemediğini, polise karşı silah çekip tehditte bulunmadığını, sadece olaya neden müdahale etmediklerini sorduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Sanık müdafii eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 10.03.2012 günü kolluk tarafından hazırlanan tutanakta, “Çadırda yaşayan bir grup arasındaki silahla yaralama olayına polisin müdahale ettiği, olaya karışan tarafların alınıp, polis merkezine intikallerinin sağlandığı esnada, iki polisin park halinde bulunan araçlarının yanına gittiklerinde, … isimli şahsın çadırından elinde silahla çıkarak, silahın ağzına mermi verdikten sonra onlara doğrultup, “Burada olan olaylara bir daha gelmeyin, hemen arabanıza binin gidin, yoksa sizi vururum” şeklinde beyanlarda bulunduğu, araya diğer vatandaşların girerek onu uzaklaştırdıkları, kendilerinin olay yerinden ayrıldıkları” belirtilmiştir.
2. Sanık … savunmasında, içeride alkol aldığı sırada silah seslerini duyup dışarı çıktığını, eniştesi Mecit Yılmaz’ın koşarak kaçtığını, arkasından da kalabalık bir grubun onu kovaladığını gördüğünü, olayı yatıştırmak maksadıyla havaya üç el kuru sıkı tabancayla ateş ettiğini, olay yerinde polis ekiplerinin de bulunduğunu, polis memurlarına neden müdahale etmiyorsunuz, adamlar birbirini vuracaklar dediğini, bunun dışında herhangi bir söz sarf etmediğini, tehditte bulunmadığını, polise silah çekmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde, kendisine ait ruhsatsız bir silahının olduğunu, bu silahla havaya ateş ettiğini, sonra silahı hurdacılık yapan Volkan isimli bir kişiye sattığını, polisler ona silahı teslim etmesi gerektiğini söylediklerinde ise, faturası bulunmayan kuru sıkı silahı kendilerine teslim ettiğini bildirmiştir.
4. Müşteki … ifadesinde, sanığın çok sarhoş olduğunu, diğer olaya müdahil olmadığını, araçlarının yanına geldiklerinde, elindeki silahın ağzına mermiyi verdikten sonra, “sizi bütün olan olaylarda burada görüyorum, bütün olaylara siz geliyorsunuz, bir daha sizi burada görmeyeyim” dediğini, sonra silahı ayağına doğru tuttuğunu, kendisinin alkollü ve elinde silah olan şahsa müdahale etmediğini, orada olan kalabalığın araya girerek, sanığın elinden silahı aldıklarını belirtmiştir.
5. Tanık polis memuru İsmail Hıraç ifadesinde, … ile birlikte sanığın çadırının olduğu yere aracı park ettiklerini, olaya müdahale edip tarafları gönderdikten sonra, geride bulunan araçlarına doğru gittikleri, Necdet’in barakasından çıkarak elindeki silahın ağzına mermi verdikten sonra, silahı Abdurrahman’a doğrultup,” Bir daha buraya gelmeyin, bir daha seni burada görürsem vururum” şeklinde tehdit içeren sözler söylediğini, gelenlerin onu alıp çadırına soktuklarını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla, mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede:
Suç tarihi , 7331 sayılı Kanunun 22. maddesi ile değişik CMK 251/11 fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02/08/2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21/04/2022 gün ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen Seri Yargılama Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk olması, nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. Hükmün sair yönleri incelenmemiştir.
2. Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede:
Olay tutanağında, olay faillerinin yakalanıp intikallerinden sonra, sanığın elinde silahla çıkarak, buraya bir daha gelmeyin, hemen arabanıza binin şeklindeki beyanlarla görevli polis memuru müştekiye yönelik tehdittlerde bulunması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eylemi silahla tehdit suçunu oluşturmakla, mahemece vasıfta hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Sanık … hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla, mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden:
Gerekçe bölümünde 1 numaralı bentte açıklanan nedenle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
2. Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden:
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı kanunun 326 ıncı madesi son fıkrasından doğan kazanılmış hakları saklı kalmak üzere Tebliğname’ye uygunı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.