YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17064
KARAR NO : 2023/4287
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kandıra 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan suçun sabit olmaması nedeniyle beraat ve uyuşturucu madde kullanma suçundan hükmün açılanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısı hükümlünün kaldığı koğuşun çöpünden elde edilen tütün parçaları ve pet şişe üzerinde uyuşturucu madde artıklarının olduğunu, sanığın uyuşturucu kullanımı sonrası rahatsızlandığını, sanığın cezaevine uyuşturucu soktuğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 19.07.2014 tarihinde Kocaeli Açık Ceza İnfaz Kurumunda 22.45 sıralarında banyoda bayılan başka bir hükümlüye müdahale sırasında, oradaki bir hükümlünün D7 no’lu koğuşu da kontrol etmeleri gerektiğini söylemesi üzerine, D7 no’lu odaya girildiği, kapının önündeki çöp kovasında bir buçuk litrelik pet şişesinin içinde tütün parçalarının olduğu, şişenin üstten delindiği, pet şişedeki düzeneğin uyuşturucu alımında kullanıldığı izlenimi uyandırdığı, ayrıca gazete parçalarının içinde de tütün parçalarının bulunduğu görülmüş, koğuştaki 3 kişi ve … yataklarından kaldırılmış, …’in ayakta durmakta güçlük çektiği, gözlerinin kıpkırmızı ve teninin bembeyaz olması nedeniyle neyi olduğu sorulduğunda, astım ilaçlarını çok aldığı için rahatsız olduğunu söylediği, 112 ekibinin …’i muayene ederek hastaneye sevk edilmesi gerektiğini belirttiği, ancak hükümlünün hastaneye gitmek istememesi üzerine kendi beyanı ile hastaneye gönderilmediği, aynı tarihli tutanak içeriğinden anlaşılmıştır.
2. Hükümlüden 25.07.2014 tarihinde alınan idrar numunesinde, uyuşturucu madde olan “CANNABİNOİD” maddesine rastlanmıştır.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından çöpte bulunan gazetedeki bitki parçaları ve pet şişedeki bitki parçaları üzerinde yapılan incelemede bitki parçalarının uyuşturucu nitelikteki AB-FUBINACA (sentetik uyuşturucu) içerdiği belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında 20 gün önce izindeyken uyuşturucu madde aldığını, bu sebeple idrarında esrar maddesinin çıktığını, çöpte bulunan pet şişeyle ve diğer maddelerle alakasının olmadığını, burada bulunan maddenin farklı olduğunu belirtmiştir.
5. Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen raporda, sanığın idrarında bulunan cannabinoit maddesinin bir ay önceki alımı müteakip pozitif değerde bulunabileceğini belirtilmiştir.
6. Mahkemece yapılan araştırmada sanığa verilmiş bir astım ilacına ilişkin reçeteye rastlanmamıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkeme sanık hakkında uyuşturucu maddeyi sanığın cezaevine soktuğu yönünde delil bulunmadığından beraat kararı verilmiştir.
Sanığın idrar numunesinde bulunan uyuşturucu ile tütünler üzerinde bulunan uyuşturucunun farklı nitelikte olduğu, sanığın fiziksel durumunun uyuşturucu kullandığına delalet etmeyeceği, çöpte bulunan maddeleri sanığın oraya attığına dair kesin nitelikli bir delil de elde edilemediğinden mahkemenin delilleri taktir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Aynı nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları da reddedilmiştir.
Olay ve olgular bölümünde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak sanığın fiilini 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanunu) 191 inci maddesinde düzenlenen uyuşturucu kullanma suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de sanığın fiili vasıf yönünden ikiye bölünerek yazılı şekilde , aynı eylem nedeniyle hem beraat hem de mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 225 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 1. Bendinin çıkarılarak yerine “Sanık hakkında İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, eylemin bir bütün olarak uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla bu suçtan bir hüküm kurulmasına yer olmadığına” yazılması sureti ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.