Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6369 E. 2023/1815 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6369
KARAR NO : 2023/1815
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Beraat

Katılan’ın babası şikâyetçi …’in temyiz hakkının bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2014/130 Esas, 2015/47 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Katılanın beyanlarının istikrarlı olduğuna, sanığın suçu ikrar ettiğine, beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, katılan hakkında rapor aldırılmadığına, katılanın psikolojik olarak etkilendiğine, sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulması talebine ilişkindir.

B. Şikâyetçinin Temyiz İstemi
Sanığın katılana tecavüz ettiğine ve cezalandırılması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama neticesinde katılan …’nin yargılama aşamalarında çelişkili beyanları, iddia konusu olay ile ilgili ve olay sonrasındaki tutum ve davranışları, sanığın katılan ile gönül ilişkileri olduğu ve olay tarihinde de katılanın rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerine dair istikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılanın soyut iddiası haricinde sanığın katılana karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden “şüpheden sanık yararlanır ” evrensel hukuk ilkesi de nazara alınılarak atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçinin Temyiz Talebi Yönünden
Katılan Rukiyenin on sekiz yaşından büyük olması ve müsnet suç yönünden şikâyet ve kamu davasına katılma hakkının müstakilen kendisine ait olması nedeniyle babası şikâyetçi …’ın hükmü temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmış olup, temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Her ne kadar hükümden önce son sözün sanığa verilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 290 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “Sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermez.” hükmü uyarınca, bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Şikâyetçinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikâyetçi …’in hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin, Tebliğname’ye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,

B. Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2014/130 Esas, 2015/47 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.