Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/1792 E. 2023/2545 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1792
KARAR NO : 2023/2545
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2018/705 Esas, 2021/73 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1047 Esas, 2021/1108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/25244 Esas, 2022/4430 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince İlk kurulan hükmün sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen istinaf incelemesi sırasında katılan Bakanlık vekilinin istinaf talebiyle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin başvurularına istinaden gerçekleştirilen inceleme neticesinde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/1455 Esas, 2022/1435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın üst hadden cezalandırılmaması ve kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eylemi nedeniyle mağdurenin manevi azap çektiği ve psikolojisinin alt üst olduğu gözetilerek en yüksek hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

…. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın eyleminde cinsel tatmin amacıyla hareket etmediğinden suçun manevi unsurunun oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaat olursa eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, sanık savunması, mağdure ve katılan beyanları, görüntü kayıtları, hastane raporları ile dosya kapsamında yer alan tüm belge ve tutanaklar bir arada değerlendirildiğinde; mağdurenin olay tarihinde 10 yaşında olduğu, sanığın mağdurenin ikametinin üst sokağında …***** Büfe isimli büfeyi işlettiği, suç tarihinde mağdurenin alışveriş yapmak amacıyla büfeye gittiğinde sanığın mağdureye kendisi ile sohbet etmek istediğini söyleyerek masanın yan tarafındaki sandalyeye oturttuğu, mağdurenin masada oyun hamuru ile oynadığı esnada büfede bulunan tanık …’nin dışarı çıktığı, akabinde sanığın mağdurenin arkasına geçip vücudunu ona dayayarak arkasından iki eliyle göğsüne sarıldığı, bundan rahatsız olan mağdurenin eliyle sanığın ellerini itmeye çalıştığı, sanığın bu defa sol eli mağdurenin kalçasını ellediği, tişörtünü kaldırıp sol elini şortunun içine sokmaya çalıştığı, kalçasını elleyip sıktığı, devamında mağdureyi kendisine doğru çekerek sol dizinin üzerine oturttuğu, kurtulmaya çalışan mağdureyi bırakmayıp, sol eli ile göğsünden, sağ eli ile karnından tutarak sarıldığı, sağ eliyle mağdurenin ön cinsel bölgesini ellediği, sanığın hareketlerinden rahatsız olan mağdurenin kurtulmaya çalıştığı, bu sırada büfeye müşteri gelmesi üzerine sanığın eylemlerine son vermek zorunda kaldığı, olaydan iki gün sonra mağdurenin ablaları ile konuşarak olayı emniyete intikal ettirdikleri, her ne kadar sanık aşamalarda özde değişmeyen savunmalarında mağdureye yönelik cinsel bir eylemde bulunmadığını, büfeden dışarı çıkarmak için mağdureye temas ettiğini beyanla üzerine atılı suçlamayı inkar etmiş ise de; sanığın mağdureyi dışarı çıkarmak için ne şekilde temas ettiğini hususunda aşamalarda beyanlarını değiştirdiği, dosya kapsamında yer alan görüntülerin mağdurenin olaya ilişkin anlatımlarıyla tutarlılık arz ettiği, mağdurenin böylesine hassas ve önemli bir konuda sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetin tespit edilemediği ve sanığın savunmalarının atılı suçtan kurtulmaya yönelik ve çelişkili olduğu kabul edilerek yukarıda açıklanan oluş doğrultusunda üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekili İle Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçunda kurulan hükümde; suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın amaç ve saiki, sanığın eylemlerinin yoğunluğu, bu suretle kasta dayalı kusurun ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı da gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak ”11 yıl” olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, güvenlik kamera görüntüleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü yaklaşık altı dakika boyunca mağdurenin arkasından dayanarak cinsel bölgelerini ellemek ve sıkmak, kucağına oturtarak bacaklarını ellemek şeklinde belirli yoğunluğa ulaşan eylemlerinin ani, kısa süreli ve kesik hareketlerle gerçekleşmediği, bu nedenlerle fiilin sarkıntılık düzeyini aşarak cinsel istismarın temel şeklini oluşturduğu anlaşıldığından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/1455 Esas, 2022/1435 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.