YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18011
KARAR NO : 2023/3800
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına ve re’sen incelemede ortaya çıkacak nedenlere ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, sanığın sadece katılanın Ziraat Bankasından çektiği kredinin 10.000,00 TL kısmını diğer sanık …’tan aldığına, bu parayı alırken de katılan ile herhangi bir irtiabatının olmadığına, sanık …’ın isteği üzerine bankaya giderek parayı aldığına, bunun dışından iddianamede belirtilen hiç bir olaya iştirakinin bulunmadığına, suçun nitelikli halinin oluşmadığına ve re’sen nazara alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, Bipolar Affektif bozukluk rahatsızlığı olan katılan …’nın bu durumundan yararlanarak, Antalya iline götürüp evlendireceklerini söylemek sureti ile kandırdıkları, bu kapsamda;
– Katılana Aksu Çarşı isimli iş yerinden ev eşyası ve cep telefonu aldırdıkları,
-Katılanın 30.09.2013 tarihinde Ziraat Bankası 13 Şubat Erzincan Şubesinden, 23.700,00 TL kredi çekmesini sağladıkları, bu kredinin bir kısmının bankadayken katılan …’nin eski kredilerini kapatmak için kullanıldığı, katılanın kalan 10.000,00 TL sini sanık …’a, sanık …’ın da sanık …’a verdiği,
– Sanık …’ın, katılan …’dan aldığı bankamatik kartıyla 30.09.2013 tarihinde tek başına, 01.10.2013 tarihinde ise … ile birlikte, …’ya ait hesaptan Ziraat Bankası ATM’lerini kullanarak 2 kez 2.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL çektiği,
-Sanık …’ın, Erzincan 1. Noterliğininin 30.09.2013 tarihli vekâletnamesiyle katılanın kendisini taşınmazlarının satış yetkisini içerir şekilde vekil tayin etmesini sağladığı, sanık …’ın katılana ait arsayı satmak için daha öncesinde tanımadığı bir kişi ile buluştuğu, arsayı satın almak isteyen şahsın katılanın akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündüğünden sağlık raporu istemesi üzerine rapor aldıkları ancak arsayı satın alacak kişinin vazgeçmesi nedeni ile arsayı satamadığı,
– Sanıkların, katılana ait Altınbaşak/Süleymanlı Mahallesi 530 nolu parselde bulunan tarlayı satmak için yanlarında katılan ile birlikte tarlaya gittikleri, o sırada tarlayı ekip biçen … ile tarlanın satımı konusunda anlaştıkları, daha sonra da taşınmazın katılan … tarafından 04.10.2013 tarihinde bizzat …’ye satıldığı,
-Sanıkların, katılana … ilçesinde bulunan Olgun marketten ve Erzincan’da bulunan çeşitli yerlerden hediyeler aldırdıkları,
Sanıkların bu suretle birlikte hareket ederek kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak sureti ile dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiştir.
2. Sanık …, yaklaşık 5 aydır tanıdığı katılan …’nın akıl hastası olduğunu bilmediğini, katılanın kendisine bir adet saat, ayakkabı ve telefon aldığını, aldığı bu telefonu satarak katılanın vergi borçlarını ve tapuda devir yapılan arsanın masrafında kullandığını, katılanın, oğlunun elindeki arsaları alacağını söyleyerek kendisini taşınmaz satış yetkisinin içerir şekilde vekil tayin ettiğini, katılanın …’de bulunan arsasını satmak için …’ye gittiklerini, ancak arsayı satın almak isteyen kişinin katılanın akıl sağlığının yerinde olmadığını düşündüğünden doktor raporu istediğini, Erzincan Devlet Hastanesinden doktor raporu almalarına rağmen satın almak isteyen kişinin vazgeçtiğini, birkaç gün sonra katılana ait başka bir yerde bulunan ve … tarafından kiralık olarak kullanılan bağı satmak için gittiklerini, kendisinin pazarlığa hiç karışmadığını, pazarlığı katılan … ve …’nin yaptığını, katılana ait bankamatik kartıyla 2.000,00 TL çekip …’ya verdiğini, daha sonra beraber 2.000,00 TL daha çektiklerini, bu paraları katılanın borçları için kullandıklarını, bir gün sanık …’ın borçlarından bahsetmesi üzerine, katılanın, kredi çekmeyi teklif ettiğini ve katılanın bankadan çektiği kredinin 10.000,00 TL’sini kendisine verdiğini, kendisinin de bankanın içindeyken sanık …’a verdiğini, suç kastının olmadığını savunmuştur.
Sanık …, sanık … ile katılan …’nin notere gidip vekâletname çıkarttıklarından haberinin olmadığını, kredi için bankaya başvurduklarını da bilmediğini, ancak kredi çekmek için onların yanlarında gittiğini, çekilen kredinin 10.000,00 TL’sini, katılan …’nin sanık …’a, sanık …’ın da kendisine verdiğini, ancak bu parayı borç olarak aldığını ve her ay 500,00 TL olarak taksitler halinde katılan …’ya ödeyeceğini, ancak bu zamana kadar ödeme yapmadığını, bunun dışındaki eylemlerden kendisinin haberinin olmadığını, Aksu Çarşıya gitmediğini, katılan …’ya ait arsanın satışından haberinin olmadığını savunmuştur.
3. Tanık …, 2 yıldır katılan …’ye ait tarlayı ekip biçtiğini, 2013 yılı Eylül ayı içinde sanıkların yanına gelerek taşınmazın vekâletinin kendilerinde olduğunu belirterek satmak istediklerini söylediğini, sebebini sorunca katılana Antalya’dan ev aldıklarını ve beraber oraya yerleşeceklerini söylediklerini, şüphelenince katılan …’nin oğlunu aradığını, katılanın oğlunun babasının akıl sağlığının yerinde olmadığını, arazinin başkasına satışını engellemek için üzerine alabileceğini, ancak şahıslara para vermemesini söylediğini, kendisinin taşınmazı bu amaçla üzerine aldığını, sanıkları oyaladığını, onlara para vermediğini, katılan …’nin hiç bir pazarlığa karışmadığını, katılan …’nin tüm işlemleri sanıkların yönlendirmesiyle yaptığını beyan etmiş, her ne kadar yargılama aşamasında sanık … ile gelen diğer kişinin sanık … olmadığını beyan etmiş ise de soruşturma aşamasında beyan dilekçesine ekli ve net olan 4 adet fotoğraf üzerinden sanık …’ı kesin olarak teşhis etmiştir.
4. Katılan …’nın Erzincan 1. Noterliği’nin 30.09.2013 tarihli düzenleme şeklinde vekâletnamesiyle sanık …’ı Erzincan ili, ilçeleri, belde, mahalle ve köyleri hudutları dahilinde bulunan gayrimenkullerdeki bilimum hak ve hisselerinin tamamı veya bir kısmını dilediği kişi veya kişilere dilediği bedel ve koşullarla, toptan veya parça parça, hisseli veya hissesiz, ipotekli veya ipoteksiz olarak satmaya ve satış bedellerini alabilmesine imkan verebilecek şekilde vekil tayin ettiği; katılan … Nazlı’nın 04.10.2013 tarihli resmi senet ile Altınbaşak/Süleymanlı mahallesinde bulunan 530 parsel sayılı taşınmazının tamamını bizzat 3.100,00 TL bedelle …’ye sattığı, anlaşılmıştır.
5. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 03.12.2014 tarihli raporuyla, katılan …’nın muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; her ne kadar şuur ve harekât serbestîsini ortadan kaldıracak klinik seviyede psikotik araz saptanmamış ise de dava dosyasının ve mevcut tıbbi belgelerin tetkikinde kişide (Bipolar Affektif Bozukluk) denilen ve (manik) ve (depresif) ataklarla seyreden ve arada tam bir akli sağlık içinde olduğu (… ara devre)’lerden oluşan ruhsal rahatsızlığının mevcut olduğu, dava dosyasının incelenmesinde kişinin mağduru bulunduğu olaydan 10 gün sonra Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde 11.10.2013 ile 24.12.2013 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü anlaşıldığından kişinin mağduru olduğu suçun işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta olan (Manik) devrede olduğunun anlaşıldığı, menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olamayacağı, kendi hür iradesi istikametinde … olarak eylem ve işlemlere girişemeyeceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; katılanın suç tarihinde algılama yeteneğini haiz olmadığı görüşü bildirilmiştir.
6. Mahkemece, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun raporundan da anlaşılacağı üzere suç tarihinde algılama yeteneğini haiz olmayan katılan …’nın bu durumundan yararlanarak Antalya ilinden ev alacalarını ve Antalya iline götürüp evlendireceklerini söylemek sureti ile kandırdıkları, farklı tarihlerde birden fazla kez haksız menfaat temin ettikleri gerekçesiyle temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında “2013 – 30/09/2013” şeklinde gösterilen suç tarihinin “04.10.2013” olarak mahallinde düzeltilmesi; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulanmanın da, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/56 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.