Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19191 E. 2023/3848 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19191
KARAR NO : 2023/3848
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında,
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanunun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; yargılama aşamasında alınan raporların çelişkili olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine ve suçun sübut bulmamasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların, aynı eylem ve fikir birliği içinde birlikte hareket ederek, sanık …’in daha önceden yakın arkadaşı olan ve aralarında alacak-borç ilişkisi bulunan, başka amaçla düzenlenmiş ve üzerinde katılanın imzası bulunan belgenin, yazılı kısımlarının kesilmesi, boş kısımlarının 16.03.2012 keşide tarihli, 19.03.2012 vade tarihli ve 50.000,00.TL bedelli, alacaklısı sanık …, borçlusu katılan olarak gözüken senet metnini bilgisayar yardımıyla oluşturdukları, daha sonra sanık … tarafından katılan aleyhine Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/4572 Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu etmek suretiyle, resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık … aşamalarda suçlamaları kabul etmeyerek, katılanı arkadaşı olması sebebiyle tanıdığı, katılanın kendisinden borç para istediği, bunun üzerine arkadaşı olan diğer sanık …’dan borç alıp kendisine verdiğini, bunun karşılığında suça konu bonoyu huzurlarında imzalayıp verdiği, üzerindeki imzanın katılana ait olduğu şeklinde savunmada bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Sanık … aşamalarda suçlamaları kabul etmeyerek, katılanı arkadaşı olan diğer sanık … vasıtasıyla tanıdığı, katılana 50.000,00.TL borç para verdiği, bunun karşılığında da katılandan suça konu bonoyu aldığı, üzerindeki imzanın katılana ait olduğu, borç ödenmeyince icra takibine geçtiği şeklinde savunmada bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında; sanık …’i bir dönem arkadaşı olması sebebiyle tanıdığını, ancak hakkında icra takibi başlatan Hamza’yı tanımadığını, kendisinden herhangi bir borç almadığını, sanık …’in kendisinden ayrılması ve hakkında icra takibine geçtiğinden intikam almak amacıyla komplo kurduğunu, suça konu senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, böyle bir borcunun bulunmadığını beyan ederek sanıklardan şikayetçi olmuştur.
5. Suça konu bono ile ilgili olarak;
a.Soruşturma aşamasında düzenlenen 16.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; söz konusu senedin çizgisiz kağıt üzerine bilgisayar yazıcısı yardımıyla düzenlenmiş olduğu, kenarlarının kesilmiş olduğu, senedin üst kısmında mavi mürekkep kalıntısının mevcut olduğu, inceleme konusu senedin aslında … tarafından başka amaçla düzenlenmiş bir belgenin yazılı kısımlarının kesilmesi, boş kısımlarına mevcut senet metninin bilgisayar yardımı ile oluşturulması, kısaca …’nun imzasından faydalanmak suretiyle sahte olarak düzenlenmiş bir senet olduğu yönünde kanaat oluştuğunun bildirildiği,
b.Ankara 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/312 Esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; söz konusu senedin çizgisiz beyaz dosya kağıdı parçası üzerine matbu bölümleri bilgisayar çıktısı olarak düzenlendiği senedin açığında … adına atılı bulunan imzanın mevcut mukayese imzalarına göre farklılıklar gösterdiğinden senetteki imzanın …’nun elinden çıkmadığı, (adı geçenin hakiki imzaların model alınmak üzere sahte olarak üretildiğinin) bildirildiği,
c.Kovuşturma aşamasında Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen 18.12.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; söz konusu senetteki imzanın … el ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, inceleme konusu senet üzerinde yapılan incelemede; senedin sağ alt kısmındaki isim ve imza bölümünün … adına atılı bulunan imzanın senet üzerindeki yazıcı çıktısı yazılarla çakışmadığı, el yazı ve imzaların boş belgeye veya belgenin yazıcıdan çıktıktan sonra yazılıp yazılmadığı hususundaki incelemelerin birbiri ile çakışması halinde mümkün olabildiği, bu nedenle söz konusu imzanın daha önce başka bir belgeden veya sonradan düzenlenen bir belgeden alınıp sahte olarak düzenlenip düzenlenmediği hususunda tespitte bulunamadığının bildirildiği,
d.Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 11.03.2015 tarihli rapora göre; inceleme konusu senetteki …’na atfen atılan imzanın önemli karakteristik özellikleri içermediği tersimi basit bir imza olması nedeniyle …’nun eli ürünü olduğu yada olmadığı yönünde bir tespite gidilemediği, inceleme konusu senedin üst kenarının forma kesimli olmadığı,kağıt esvafı,ve baskı tekniği bakımından mutad senetlerden olmadığı üst kenarının orta bölümüne Sibel Yurtoğluna atfen atılı imza ile benzer nitelikte mürekkep bakiyesinin bulunduğu senedin …’na atfen atılı imzadan faydalanılarak oluşturduğunu gösterir yeterlilik ve nitelikte bulgu saptanamadığının bildirildiği, tespit edilmiştir.
6. Sanık … tarafından katılan aleyhine Ankara 3. İcra Müd.’nün 2012/4572 Esas sayılı dosyası ile suça konu bonoya istinaden kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığı, katılanın söz konusu takibin iptali için Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/312 Esas sayılı dosyası ile “imzaya itiraz davası” açtığı, yapılan yargılama sonunda mahkemenin 14.08.2012 tarihli ve 2012/312 Esas, 2012/703 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verildiği, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 29.01.2013 tarihli ve 2012/26524 Esas, 2013/2640 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, karar düzeltme talebinin de aynı Dairenin 07.05.2013 tarihli ve 2013/11262 Esas, 2013/17413 Karar sayılı kararı ile reddine karar vermek suretiyle kesinleştiği tespit edilmiştir.
7. Suça konu bono aslı Adli Emanetin 2012/10817 sırasında muhafaza altına alınmış; görevsiz mahkemece 12.03.2014 tarihli celsede mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmiştir.
8. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile sanıkların savunmaları, katılan beyanları, alınan uzmanlık ve bilirkişi raporları, Ankara 3. İcra Müd.’nün 2012/4572 Esas sayılı icra takip dosyası ve Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/312 Esas sayılı hukuk dava dosyası, emanet eşya makbuzu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda; Mahkemenin sübuta yönelik kabulü ile hükme esas alınan birkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2014/280 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlerden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.