Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/17254 E. 2023/2083 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17254
KARAR NO : 2023/2083
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarih ve 2015/624 Esas, 2016/571 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Karar tarihinde ceza infaz kurumunda olmasına rağmen duruşmaya çağrılmadan hükümler kurulduğu, mağdure ve annesinin beyanlarının çelişkili olduğu, soyut ve somut deliller toplanarak hükümler kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdure ile sanığın daha önce çalıştıkları iş yerinde tanıştıkları, daha sonra samimiyetlerinin ilerleyip duygusal arkadaşlığa dönüştüğü, 2014 yılı Eylül ayı içerisinde sanığın mağdureyi ikna ederek kendisi ile birlikte Antalya iline gitmeyi ikna ettiği, mağdurenin de ikna olup, birlikte onunla Antalya ili Manavgat ilçesine gittiği, burada kiraladıkları bir evde yaşamaya başladığı ve bu birliktelik dönemi içerisinde kendisi ile rızası dahilinde bir çok kez cinsel ilişkiye girdiği, mağdurenin annesi …’in kızının yerini öğrenip 20 gün kadar sonra Antalya iline gidip kızını Sakarya iline geri getirdiği, mağdurenin eve döndükten sonra da sanıkla görüşmeye devam ettiği ve en son ikinci kez bir ay kadar sonra Sakarya ilinde buluşup, bir kaç gün sonra da Sinop iline gittikleri, orada ev tutup, iki ay kadar kaldıktan sonra da Ankara iline gittikleri, buradan da ayrılıp Eskişehir ve Denizli iline gittikleri, en son Denizli ilindeyken 25.02.2015 günü mağdurenin sanığa haber vermeden otobüse binerek Sakarya’daki ailesinin yanına döndüğü ve bu şekilde sanığın bir suç işleme kararı icrası kapsamında evi terk eden 15 yaşından küçük mağdurenin yanında olduğunu haberdar etmeksizin yanında tutmak ve yine birden çok kere cinsel ilişkide bulunmak suretiyle atılı suçları işlediği, yapılan yargılama, toplanan deliller, mağdure beyanı, sanığın kaçamak yollu savunması ve tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı kabulüyle sanığın üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın suçların sübutuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddiyle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Mahkemece yapılan yargılamada sırasında çıkartılan yakalama emrine istinaden temin edilen sanığın, 06.02.2016 tarihli sorgusunda duruşmalardan vareste tutulmayı talep etmesi karşısında, yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Kayden 25.11.1998 doğumlu olup, suç tarihinde on beş yaşından büyük olan katılan mağdureyle ilgili mahkemece hazırlanan gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi bölümünde olay tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük olduğu kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında sanık hakkında 5237 sayılı

Kanun’un 104 üncü ve 234 üncü maddeleri uyarınca uygulama yapılması suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde kararlar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Sanığın katılan mağdureye karşı 09.09.2014- 25.09.2014 tarihleri arasında gerçekleştirdiği reşit olmayanla cinsel ilişki eylemleri yönünden katılan mağdurenin 26.09.2014 tarihinde kollukta alınan beyanında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu gözetilmeden, anılan tarihleri kapsayan eylemlerin hükme esas alınması, hukuka aykırı bulunmuştur.

5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağından, sanığın önceki mahkumiyetlerinden en ağırı olan Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2009 tarihli ve 2009/933 Esas, 2009/1229 sayılı Kararıyla hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması yerine Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli ve 2011/128 Esas, 2014/5 sayılı Kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması, hukuka aykırı bulunmuştur.

6. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde denetim süresi ve şeklinin belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

7. Sanık hakkında kurulan hükümlerde zincirleme suça ilişkin uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları olarak gösterilmesi ve gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin ”09.09.2014-25.02.2015 arası” yerine ”09.09.2014” olarak belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçenin (3), (4), (5), (6), (7) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2016 tarih ve 2015/624 Esas, 2016/571 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.