YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10423
KARAR NO : 2007/11477
KARAR TARİHİ : 27.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler 19.12.2003 tarihli dilekçeleriyle, … Köyünde bulunan dava dışı 321 sayılı parselin Güneyindeki 10656.49 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1956 yılı arazi kadastrosunda orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığını, murisleri … tarafından imar ihya edildiğini, … ağaçlarını diktiği, tahıl ekerek zilyet ettiklerini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini, davalı Hazine ise davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile … köyünde yer alan 30.01.2006 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 9450 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … … alanı niteliğiyle, … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.10.2003 gün ve 2003/1388-1372 sayılı veraset kararındaki payları oranında davacılar … ve arkadaşları adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde (beldesinde) 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.4.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.4.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… köyünde genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde taşlık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, genel kadastroda taşlık, çalılık ve fundalık niteliğiyle tapulama dışı bırakıldığı ve davacı gerçek kişiler yararına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporu, orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlemediğinden, çekişmeli taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde mi ? dışında mı ? olduğunu belirlemede yeterli değil, Mahkemece çekişmeli taşınmazın … çayı yatağı olup olmadığı da yöntemince araştırılmamış, çekişmeli taşınmazın tapulama dışı bırakılma nedenine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı araştırılmamıştır.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın sınır olduğu … çayı ile ilgili bir ıslah projesi gerçekleşip gerçekleşmediği DSİ den sorularak varsa projeye ilişkin belge ve haritalar istenmeli, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, sonuçların askı ilan tutanakları ile çekişmeli taşınmazı orman sınır noktaları ile birlikte gösteren ve 1942 yılında üretilen orman kadastro haritası orijinalinden renkli onaylı fotokopisi getirtilmeli, daha sonra, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat uzmanı bilirkişi ve bir jeolog bilirkişi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, çekişmeli taşınmazın … çayı yatağı olup olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilebilecek yerlerden olup olmadığı, imar ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, … yatağı değil ve imar ihya edilmişse, dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ve … sıfatıyla çekişmesiz yargısız zilyet edilip edilmediği hususunda jeolog bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi den bilimsel verileri içeren rapor alınmalı,
Çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, 1956 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosunda tapulama dışı bırakılma nedenine göre, orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan alanlar ile orman sınırları dışında bırakılan toplu … ve iskan alanlarının arasında yer aldığı da gözetilerek, Doğudaki … çayından sonra gelen devlet ormanın devamı niteliğinde olduğu için tapulama dışı bırakılıp bırakılmadığı incelenip tartışılmalı, orman ve ormanın devamı olması nedeniyle tesbit harici bırakılmışsa H.G.K.nun 12/05/2004 gün ve 2004/8 – 242 – 292 sayılı kararında açıklandığı gibi arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanla ilgili çalışma yöntemleri gözönünde bulundurulduğunda davaya konu taşınmazın yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulü zorunlu olacağından, 1987 yılında 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapılan orman kadastrosunda çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı ana kadar, orman sayılan yerlerden olduğundan sürdürülen zilyetliğin hukuki değer taşımayacağından dava tarihine kadar, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı düşünülmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/09/2007 günü oybirliği ile karar verildi.