Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19211 E. 2023/3826 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19211
KARAR NO : 2023/3826
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık, Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … … müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi kapsamında koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek yapılan incelemede:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 Tarihli ve 2014/92 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararında;
1. Sanık … hakkında katılan … …’ye karşı hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 159 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında katılan … …’ye karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanıklar … ve …’in eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi ve 158 … maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, sanık …’in beraatine, sanık …’in ise hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık … müdafinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin aleyhine delil bulunmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Müşteki … …’nin babası … …’ın sanık …’ın sahibi olduğu traktör bayisinin satış elemanı olan beraat eden temyiz dışı sanık … …’den 54.000,00 TL bedel karşılığında traktör satın aldığı, traktör bedelinin 33.000,00 TL parayı nakit olarak ödediği, geriye kalan kısmı için ise … …’ın kendisine ait olan 6056 FİAT marka traktörünü takas olarak verdiği, müteveffa … … kendisine ait traktörün devrini vermesine rağmen sanık … tarafından satın almış olduğu traktörün devrinin verilmediği, 23.04.2010 tarihinde … …’ın vefat ettiği, traktör bayisinin sahibi sanık …’in traktörü diğer sanık …’in üzerine yaptığı, sonrasında sanık …’e senet imzalatarak … …’a ait traktör üzerine haciz şerhi verdirdiği, suça konu traktörün 23.11.2011 tarihinde haczedilerek sanıklara teslim edildiği, tanıklar …, … ve …’ın beyanlarında müteveffa … … tarafından traktörün bedelinin tamamının ödendiğini belirttikleri, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmış, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı … Ceza Kanununun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde düzenlenen nitelikte dolandırıcılık suçunu oluşturma ihmaline binaen bu suça ilişkin yargılamanın yapılması amacı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.
2.Katılan iddiayı doğrulayarak şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.
3. Sanık … savunmasında, sanık …’i, katılan … …’yi ve müteveffa … …’ı tanımadığını, sanık …’ın ise arkadaşı olduğunu, bildiği kadarıyla sanık …’in … …’a traktör sattığını ancak parasını tam olarak alamadığını, bu yüzden traktörü kendisine satmış gibi gösterdiğini, bunun için sanığa vekaletname verdiğini, daha sonra da borçlu olduğuna dair 15.000,00 TL bedelli senet düzenlediklerini, senedi sanık …’in düzenlediğini, kendisinin de sadece borçlu kısmına imza attığını, daha sonra …’in senedi icraya koyduğunu ve traktörü bağlatıp yediemin otoparkına çekilmesini sağladığını, bunun haricinde sanık … ile … … arasında ne kadar para verilip verilmediğini bilmediğini, gerçekte sanık … ile aralarında senette belirtilen miktarda alacak ilişkisinin bulunmadığını ifade etmiştir.
4. Sanık … savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, sanık …’in komisyon karşılığında traktörlerini sattığını, bu şekilde …’in kendisine ait traktörü … …’a sattığını, …’nın karşılığında eski bir traktör ile 33.000,00 TL para ödemesi gerektiğini, ancak bu paranın ödenmediğini, parasını istediğini ancak … …’ın kendisinden traktör almadığını söyleyip muhatap almadığını, defalarca köye gittiğini, sonuç alamayınca traktörü bağlattığını, alacağını almak amacıyla traktörü …’a devrettiğini, durumu sanık …’e açıkladığını, sanığın da kabul ettiğini, daha önce … …’ın parayı …’e ödediğini söylediğini, 2009 yılında fuarda … … ile konuştuğunu, …’in … …’a parayı ödeyip traktörün devrini getireceğini söylediğini, ancak bu işlemin yapılmadığını, 2010 yılında … …’ın vefatıyla katılandan traktörü istediğini, katılanın kabul etmediğini, … ile defalarca görüştüğünü, parayı ödeyeceği hususunda söz verdiğini ancak ödemediğini, 2009 yılından sonra da … ile görüşmediğini ifade ederek tevilli ikrarda bulunmuştur.
5. Beraat eden temyiz dışı sanık … savunmasında, traktörü kendisinin sattığını, tarım aletlerinin satışını yaptığını, sanık …’in çok sayıda traktörünü komisyon karşılığında sattığını, katılanın babasından takasla alınan traktörün ne kadara alınmasını … ile konuştuklarını, takas ile birlikte … …’ın hatırladığı kadarıyla 17.000,00 TL ödeme yaptığını, bu parayı satışın ertesi sabahı sanık …’e verdiğini, toplamda … …’ın 33.000,00 TL ödemesi gerektiğini, bu parayı üç defada kendisine ödediğini, kendisinin de bu paraları sanık …’a teslim ettiğini, daha sonra … ve …’ın traktörün devri için sanığın dükkanına gittiklerini, ancak sanığın 6.000,00 TL daha alacağı olduğunu söyleyerek traktörün devrini vermeyeceğini söylediğini, … …’ın traktörün bedelini tamamen ödediğini, sanık …’in de bu parayı aldığını, daha sonra sanık …’e neden böyle yaptığını sorduğunda eline geçen fırsatı değerlendirdiğini söylediğini, satışa aracı olmak dışında olayla bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
6. Tanık … beyanında, müteveffa … …’ı tanıdığını, sanık …’in aynı gün hem kendisine hem de … …’a traktör getirdiğini, … …’ın bir miktar parayı …’e verdiğini, ancak ne kadar olduğunu bilmediğini, başkaca bir bilgisinin olmadığını belirtmiştir.
7. Yargılama sonucunda, mahkeme sanık … …’ın hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçunu işlediğini kabul ederek mahkumiyetine, sanık …’in ise suç kastının bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın ölen babası … …’ın 2006 yılında sanık … …’ın sahibi olduğu traktör bayisinin komisyon karşılığında traktörlerini satan …’den traktör satın alıp bedelini ödemesine rağmen, sanık …’ın beraat eden sanık …’den olan alacağını gerekçe göstererek katılanın ölen babasına haricen satılan traktörü sanık … … ile fikir ve eylem birliği içerisinde sanık …’e satmış gibi trafikte devredip fiilen katılanda bulunan traktöre el koymak amacıyla gerçekte borcu olmadığı halde sanık …’i borçlandırıcı 15.000,00 TL bedelli bono düzenleyip icra takibi başlatmak suretiyle traktörün üzerine haciz şerhi verdirdiği ve hacze istinaden traktörün 23.11.2011 tarihinde katılanın elinden alınarak sanıklara teslim edilmesinden ibaret olayda; sanık …’in katılanın babası … …’dan alacağı olduğunu kanıtlayamaması, 2006 yılında haricen satışı yapılmış olan traktör nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden sanık …’in hali hazırda aracın devrini elinde bulundurmasına rağmen hiçbir şekilde yıllarca yasal yollara başvurmaksızın … …’ın vefatından sonra hileli hareketlerle alacağını tahsil yoluna gitmesinin gerçeklikle bağdaşmadığı ve sanık …’in ve …’in beyanlarından da anlaşılacağı üzere alacak verecek hususunun sanıklar arasında uyuşmazlık konusu olduğu anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve sübut bulduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek 5237 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesinden sanık …’in mahkumiyetine, diğer sanık …’in ise beraatine karar verilmesi,
2. Sanık … hakkındaki kabul ve uygulamaya göre de;
a) Hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçunun takibinin şikayete bağlı olması ve 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi gereğince 6 aylık yasal süre içerisinde şikayette bulunma şartı aranması karşısında, Bursa 4. İcra Dairesinin 2012/8240 Esas sayılı dosyası getirtilerek haciz yoluyla traktörün katılanın elinden alınma tarihi tespit edilerek 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki soruşturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeden eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması, soruşturma şartının gerçekleşmiş olduğunun tespiti halinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 Tarihli ve 2014/92 Esas, 2015/157 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.