Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2008/7155 E. 2010/3383 K. 10.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/7155
KARAR NO : 2010/3383
KARAR TARİHİ : 10.05.2010

…’i kasten öldürmeye teşebbüsten ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, …’ı silahla yaralamaktan sanık …’in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (İSTANBUL) Yedinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/12/2007 gün ve 4/425 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanık …’nin temyiz dilekçesini katılan sanık sıfatıyla vermiş ise de; 14.12.2005 tarihli oturumda şikâyetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, katılan sıfatıyla yapılan temyiz talebinin reddine karar verilerek, kendisi ve müdafii ile diğer sanık … müdafiinin temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede;
1-a)Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi ile 14.12.2005 tarihli oturumda şikâyetinden vazgeçen mağdur sanık …’nin “katılan sanık olarak” gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
b)Sanık …’ın adli sicil kayıtlarına göre;
aa)Hakkında İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen ve 07.09.2004 tarihinde kesinleşen mahkumiyet kararının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, koşulları bulunduğu halde, 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
bb)6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu ve bu nedenle 5728 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/6-a maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından yararlanamayacağı anlaşılmıştır.
c)Katılan sanık …’ın yüzüne karşı verilen hüküm, yasal süresi içerisinde müdafii tarafından yalnızca sanık sıfatıyla temyiz edilip katılan sıfatıyla temyizi bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliklerini tayin, sanık …’nin suçunda tahrike ve sanık …’ın suçlarında takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin yasal savunmaya, suç vasfına, ertelemeye vesaireye yönelen, sanık … ve müdafiinin eksik soruşturmaya, sübuta vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
Sanık …’nin kasten silahla yaralama suçundan kurulan hükümde; mağdur …’a ait Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporunda, mağdurun basit bir tıbbi müdahele ile iyileşmeyecek, yaşamsal tehlike doğurmayacak ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığının bildirilmesi karşısında; TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/1-a-son maddeleri yerine, TCK.nun 86/1, 86/3-e, 87/2-d-son maddelerinden hüküm kurulması yasaya aykırı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasındaki “87/2-d” ibaresinin “87/1-a”, “87/2- son” ibaresinin “87/1-son” şeklinde değiştirilmesine karar vermek suretiyle DÜZELTİLEN hüküm ile sanık … hakkında adam öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), sanık …’a verilen cezanın miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 10/05/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.