YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/42055
KARAR NO : 2023/4091
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2015 Tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/163 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 58 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan aleyhine, temyiz dışı sanık … tarafından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, söz konusu takibe katılan vekilinin bonodaki imzanın katılana ait olmadığı ve bononun kambiyo senedi vasfı taşımadığı gerekçeleri ile itiraz edildiği, Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/37 Esas sayılı dosyası ile takibin durdurulmasına karar verildiği, temyiz dışı sanık …’ın söz konusu bonunun sanık ve yanında getirdiği … adına kendisi tarafından tanzim edildiğini ve şahısların yanında imzaladığını iddia ettiği, ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi ile bonodaki kefil imzasının katılana ait olmadığının tespit edilmesi ile sanık hakkında üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … savunmalarında; hayvan pazarına gittiğini ve temyiz dışı sanık …’dan hayvan almak isterken, tekstil işi yaptığından dolayı tanıdığı … isimli kişinin yanına geldiğini, onun da hayvan almak istediğini, …’ın yanında tek senet olması nedeniyle ikisinin toplan borcuna karşılık tek senet tanzim edildiğini, … ismiyle tanıdığı kişinin soyadını bilmediğini, …’ın nüfus cüzdanlarına bakarak senedi doldurduğunu beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanık … savunmalarında; sanık … ile … isimli kişinin birlikte hayvan pazarına yanına geldiklerini, …’nin de hayvan almak istediğini, ancak kendisinin …’yi tanımaması nedeniyle ona hayvan satmayacağını, …’a satacağını söylediğini, bunu kabul etmeleri üzerine senet tanzim ettiklerini, alacağını garanti altına almak amacıyla … isimli kişiyi de kefil olarak yazdığını, senetteki bilgileri ibraz ettikleri nüfus cüzdanlarına göre doldurduğunu beyan etmiştir.
4. Katılan …’nin teşhise elverişli fotoğrafları çektirilerek sanıklara gösterilmiş, temyiz dışı sanık …, sanık …’ın yanında gelen ve kendisini … olarak tanıtan kişinin fotoğraftaki kişi olmadığını beyan etmiş sanık … da kendisinin tanıdığı soyadını bilmediği … isimli kişinin fotoğraftaki şahıs olmadığını ifade etmiştir.
5. Mahkemece; sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, senet üzerinde düzenleme tarihinin yer almaması nedeniyle özel belge niteliğinde olduğu kabulü ile sanığın kendisini … olarak tanıtan şahısla anlaşarak temyiz dışı sanık …’ın yapacağı alacak takibini sonuçsuz kılmak için atılı suçları işlediği şeklinde gerekçe ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tekerüre esas alınan Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2013 tarihli ve 2007/38 Esas, 2008/130 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun ve 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça konu senede istinaden katılan aleyhine icra takibi başlatan kişinin sanık … olması ve sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiklerine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle sanık … hakkında beraat kararı verilmesi karşısında; sanık …’ın eyleminin hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi,
2. Kabule göre;
a. Tekerüre esas alınan Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2013 tarihli ve 2007/38 Esas, 2008/130 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/163 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2014/182 Esas, 2015/163 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.