YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9667
KARAR NO : 2023/4059
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2013 tarihli ve 2013/4884 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile Bursa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2013 tarihli ve 2013/258 Esas, 2013/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2013 tarihli ve 2013/258 Esas, 2013/608 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2014/27286 Esas, 2015/12844 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/399 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile aynı fıkranın son cümlesi, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve tayin edilen cezanın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.
5. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/399 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2017/18467 Esas, 2020/7509 Karar sayılı kararı ile … sanığın telefona bakma ve yakınlarına gösterme bahanesiyle katılandan telefonu aldıktan sonra bir apartmana girmesi ve geri dönmemesi şeklindeki eyleminin TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen uzlaşmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması … nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/340 Esas, 2021/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve tayin edilen cezanın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, başka suçtan tutuklu bulunan sanığın, hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; zararı gidermesine karşın ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve bu hususta ilgili PTT şubesine yazı yazılmasını istediğine, bu hata gözönüne alınarak hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın 12.06.2012 tarihinde 1.745,00 TL bedelle satın aldığı Samsung Galaxy marka cep telefonunu ihtiyacı nedeniyle satmak için internette ilan verdiği, sanığın bu ilan üzerine katılanı arayarak telefonu satın almak istediğini belirttiği, sanık ve katılanın bu amaçla buluştukları, sanığın satın almak için yakınlarına gösterme bahanesiyle cep telefonunu katılandan aldığı ve bir apartmana girdiği, geri dönmemesi üzerine katılanın sanığı telefonla aradığı ancak ulaşamadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmaları ikrara yönelik olup telefonu iade edip etmediğini hatırlamadığına ve daha sonra söz konusu telefonu sattığı yeri emniyete söylediğine, suçlamaları bu şekilde kabul ettiğine ilişkindir.
3. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, sanık ve katılan arasında ileri tarihte katılana ait banka hesabına yatırılmak suretiyle edim şartına bağlı olarak uzlaşmanın sağlandığı ancak süresinde edimin yerine getirilmediği ve bu nedenle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
4. Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5. Yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin katılan beyanları ve sanığın ikrarı ile anlaşıldığı, failin kastı, amacı ve meydana gelen zarar miktarı dikkate alınarak teşdiden cezalandırılmasına ve kazanılmış hakkın gözetilmesine ilişkin inceleme konusu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 13.04.2021 tarihli cevabi yazısında; sanığın Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izne gönderildiğinden duruşmada hazır bulundurulamayacağının belirtilmesi ve sanığın savunmasının alındığı 03.02.2021 tarihli celsede, duruşmanın 15.04.2021 tarihine ertelendiğinden haberdar olduğunun anlaşılması karşısında, bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, taraflar arasında ileri tarihli edim şartına bağlı olarak uzlaşmanın sağlandığı ancak süresinde edimin yerine getirilmediği ve bu nedenle uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Tekerrür uygulamasına esas alınan Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/290 Esas, 2009/1098 Karar sayılı ilamının, suç tarihinden sonra 18.04.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; sözkonusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmaması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/340 Esas, 2021/192 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği tekerrür uygulamasına ilişkin olarak hüküm fıkrasının dokuzuncu bendinin hükümden tamamen çıkarılarak diğer bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.